DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 31°C
Az Bulutlu

AMERİKA KENDİNİ İMHA EDECEK

15.02.2018
522
A+
A-

Millet olmasını beceremeyenlerin insan olması ve insan kıymetini bilen bir devlet olması mümkün değildir. Kendini dünyanın jandarması olarak gören varlığını kan ve gözyaşı üzerine kuran ve öyle devam ettiren ABD söylendiği gibi fırsatlar ülkesi değil, fırsatçıların ülkesidir. Dünyada her şey olur, bizde hiç bir şey olmaz zihniyetinin 11 Eylül’de son bulduğu Amerika’da Müslümanlar üzerinden sürdürülen gözü dönmüşlük unsuru tüm adilikleriyle devam ediyor. ABD’yi kasırgalar vuruyor, millet olmasını bilemeyenlerin vahşetleriyle okullarda alışveriş merkezlerinde sokaklarda katliam yapılıyor. Kötülük bumerang gibidir, döner dolaşır yapanı bulur. Elli yıldır NATO’da Türkiye’yle müttefik olan, Türkiye’den dostluktan başka bir şey görmeyen vahşi Amerika filmlerde olduğu gibi, vahşi batıdır. İnsanlık tarihinin en büyük soykırımlarından birini Kızılderililere karşı yapıp, nizama insanlık dersi vermeye çalışanlar bana göre Napolyon soyundan geliyorlar. Hayattaki tek felsefeleri para, para, yine para olan ABD; kan ve gözyaşı dökerek sağladığı kazançları kendi zarar hanesine yazdığının farkında değil. Türkiye’ye karşı artık aleni ve alçakça oyunlar içerisinde olan ABD’nin sırf enerji kaynaklarına sahip olup, para kazanmak adına Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmesi gelecek tarihte insanlık suçu olarak yerini alacaktır. İnsan azar, Rabbim sabreder, azıtır, yine sabreder, sonunda tarih göstermiştir ki Lut Kavmi gibi helak olur. Millet olma ruhunu kaybedip, boşluğa düşen Amerikalılar bakın kendi insanlarına karşı nasıl katliam yapıyor. Bu bir ruh bozukluğudur. Tıpkı ABD yönetiminde olduğu gibi. Bu bir ahlak bozukluğudur, parayı tüm değerlerin üzerinde tutmak gibi ve bizde şöyle bir söz vardır; keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.

50 Dolara Satılık Porsche

Adam gazete okurken bir ilan görmüş: “50 DOLARA SATILIK PORSCHE”.

Adam gözlerine inanamamış “ne bu yaaa şaka mı yapıyorlar” demiş, ilandaki adrese gidip öğrenmek istemiş. Evin kapısını çalmış, kapıyı bir kadın açmış, adam gazetedeki ilanı göstererek “arabayı görebilir miyim?” demiş..

Kadın “tabi ki” deyip adamı arabaya götürmüş. Adam bir bakmış resmen gıcır gıcır muhteşem bir Porsche..”Yaw insan böyle bir arabayı nasıl 50 dolara satar, acaba bir arızası falan mı var?” diye düşünmüş, bir test sürüşü yapmak istemiş. Kadın ona da “tabii” demiş adam test sürüşünü bitirmiş, araba tek kelimeyle mükemmel….. adam sonunda dayanamamış ve kadına sormuş:

-Hanımefendi bu muhteşem arabayı 50 dolara satmak istediğinize emin misiniz..?????

– Elbette eminim…

– Kusura bakmayın ama çok merak ettim neden böyle bir arabayı bu kadar komik bir fiyata satıyorsunuz??

Kadın “anlatayım” demiş…” kocam dün sekreteriyle kaçtı. Bana da şu notu bırakmış” diyerek adama bir kağıt uzatmış. Adam kağıda bakmış şöyle yazıyor.. “Karıcığım biliyorum bana çok kızacaksın ama sonunda gerçek aşkı buldum ve onunla buradan gidiyoruz. Hiç “ben nolucam” diye dırdır etmeye kalkma her şeyi senin üzerine yaptım evi de eşyaları da istemiyorum, sadece Porsche mi sat ve parasını bana gönder.”

 

Sir Alexander Fleming

İskoçya’da adı Fleming olan yoksul bir çiftçi yaşıyordu.

Bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor, yardım istiyordu. Çiftçi, çocuğu bataklıktan çıkardı, ölümden kurtardı.

Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli biri indi…

Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak kendini tanıttı ve “Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum” dedi.

Yoksul ve onurlu Fleming, “Kabul edemem” diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıda çiftçinin küçük oğlu göründü, “Bu senin oğlun mu?” sorusuna çiftçi gururla, “Evet!” dedi.

Kurtarılan çocuğun babası, “Gel seninle bir anlaşma yapalım” dedi. “Oğlunu bana ver, iyi eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa, ileride gurur duyacağın bir kişi olur.”

Bu konuşmalar sonunda Fleming’in oğlu iyi bir eğitim gördü. Londra’daki St. Mary’s Hospital Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını Pensilin’i bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.

Bir süre sonra, aristokratın oğlu zatürreeye yakalandı. Onu ne mi kurtardı?

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.