Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 4,70 / Satış: 4,72
€ EURO → Alış: 5,48 / Satış: 5,50

MEHMET ELLİBEŞ VE YENİ DÖNEM

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 21.02.2018
  • 280 kez okundu

Uyum yasaları ve siyasi partilerin ittifakla ilgili kanuni düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra daha öncede ifade ettiğim gibi bu yıl içerisinde bir erken seçim ihtimali vardır. Gölcük’te üç dönem üst üste belediye başkanı seçilme başarısı göstererek bu konuda da bir rekor kıran Başkan Ellibeş AK Parti’nin dördüncü dönemde de Belediye Başkan Adayı olursa, bu kimseyi şaşırtmamalı. Kentsel Dönüşüm Projelerinin Kocaeli’nde uygulandığı tek ilçe olan Gölcük’te başlatanın projeyi bitirmesi mantığı çerçevesinde Başkan Ellibeş dördüncü döneme de “merhaba” diyebilir. Yanında her zaman yüksek bir tecrübeye sahip, belediyecilik konusunda da başarılı olmuş Nihat Abiş ile olan uyumu ve ahengi bu ikilinin yeni dönem için de devam etmesinde genel merkezin ortak fikri ve kanaati olabilir. Dolayısıyla yeni dönem ve başlanan projelerin bitirilmesi anlamında Başkan Ellibeş’in şansı oldukça yüksek görünüyor.

OLMADI KARTAL

Rakip dünya devi Bayern dolayısıyla maç zor. Üstelik maç Almanya’da. Stat tıklım tıklım dolu, açıklanan seyirci sayısı da yetmiş bin. Kartal gruptan lider çıkarak ve namağlup sıfatıyla diğer grubun ikincisi Alman deviyle karşılaşıyor. İçimden geçen, Beşiktaş’ın da gol atacağı 2-1’lik bir skordu. Böyle olursa, İstanbul’da seyircinin de büyük desteğiyle turu geçebiliriz umudu taşıyordum. Kartal ilk dakikalarda aslında fena oynamadı. Hatta yüzde yüz bir golü hovardaca harcadı ve daha on altıncı dakikada Vida defansın yaptığı hata sonucu kırmızı kart görünce, bende içimden “eyvah ki eyvah” dedim. Her ne kadar ceza yayının üzerinden atılan frikik gol olmasa da on kişi kalan Kartal moral olarak çöktü, Almanlar da bir o kadar yükseldi. Böylesine maçlarda tecrübe son derece önemli ve hiç hata yapmayacaksın. Hata yaptığın anda cezayı da anında keserler. Ne yazık ki öyle oldu. Peş peşe gelen gollerle Beşiktaş 5-0’lık ağır bir mağlubiyet alırken, Almanlar ikinci yarıda istedikleri gibi oyunu yönlendirip istedikleri sonuçla Çeyrek Finalin kapılarını ardına kadar araladılar. Gönlümüz Kartallaydı ama olmadı. Futbol hata kabul etmiyor.

Aile ve Zaman

25 senelik evlilikten sonra “aşk ışıltısını” canlı tutmanın yeni bir yolunu buldum. Bir süre önce, başka bir kadınla görüşmeye başladım ve bu aslında eşimin fikriydi. Bir gün eşim, beni çok şaşırtarak:

“Biliyorum ki onu seviyorsun” dedi.

“Ona da zaman ayırman gerekiyor”

Karımın, ziyaret etmemi istediği “öbür kadın”

19 yıldır dul olan annemdi. İşimin yoğunluğu ve üç çocuğumun beklentileri sebebiyle annemi görme fırsatım pek olamıyordu. O akşam annemi yemeğe ve ardından sinemaya davet ettim. Endişelendi ve hemen;

“İyi misin, her şey yolunda mı?” diye sordu.

Annem de geç saatte gelen bir telefonun veya sürpriz bir davetin mutlaka kötü bir anlamı olacağından şüphelenen tipte kadınlardandı.

“Seninle beraber ikimiz biraz zaman geçirmemizin güzel olacağını düşündüm.” diye cevapladım.

“Sadece ikimiz mi?” Biraz düşündü ve “Çok isterim” diye cevap verdi.

O Cuma, iş çıkışı onu almaya giderken kendimi biraz gergin hissediyordum. Eve vardığımda fark ettim ki o da, randevumuzdan ötürü hafif gergin görünüyordu. Kapısının önünde, paltosunu çoktan giymiş bir şekilde bekliyordu. Saçlarını yaptırmıştı ve üzerinde babamla kutladıkları son evlilik yıldönümlerinde giydiği elbise vardı. Bana melekler kadar ışıltılı bir yüzle gülümsedi. Arabaya bindiğimizde;

“Arkadaşlarıma oğlumla dışarı çıkacağımı söyledim ve gerçekten çok etkilendiler” dedi.

“Randevumuzun nasıl geçtiğini duymak için sabırsızlanıyorlar.”

Gittiğimiz restorant, çok şık olmasa da sevimli, sıcak ve servisin kaliteli olduğu bir mekândı. Annemse, bir kraliçe edasıyla koluma girdi.

Yerimize oturduktan sonra ona menüyü okumam gerekmişti, çünkü küçük yazıları göremiyordu. Ben daha menünün ortalarındayken annemin nemli gözlerle ve nostaljik bir gülüşle bana bakmakta olduğunu fark ettim:

“Eskiden, sen küçükken, menüleri okuyan bendim, sense meraklı bakışlarla beni dinlerdin” dedi.

Ben de gülümsedim; “O zaman, şimdi senin rahat rahat oturma sıran ve ben de okuyarak borcumu ödeyebilirim” dedim. Yemek boyunca muhabbetimiz çok güzeldi, sıra dışı hiçbir şey olmadı ama eskilerden ve hayatlarımızdaki yeniliklerden bahsederek kaybettiğimiz zamanın birazını telâfi etmeye çalıştık. O kadar çok konuştuk ve eğlendik ki film saatini kaçırdık. Akşam annemi bırakırken;

“Seninle tekrar çıkmak isterim ama ancak bu sefer benim seni davet etmeme izin verirsen” dedi ve bir akşam tekrar buluşmakta karar kıldık.

Eve geldiğimde eşim yemeğin nasıl geçtiğini sordu:

“Çok güzeldi” dedim “Düşünebileceğimin çok üstündeydi”

Birkaç gün sonra annem aniden ciddi bir kalp krizi sonucu vefat etti. Bu, o kadar âni gerçekleşmişti ki onun için bir şey daha yapma şansım olmamıştı. Birkaç zaman sonra evime, annemle yemek yediğimiz restorandan, ödenmiş iki kişilik bir yemek faturası ve üzerine iliştirilmiş bir not yollandı:

“Oğlum, bu faturayı önceden ödedim, çünkü seninle kararlaştırdığımız randevu gününe gelemeyeceğimden neredeyse yüzde yüz emindim. Yine de iki kişilik bir yemek ayarladım çünkü bu sefer eşinle beraber gitmenizi istiyorum. Seninle olan o günkü randevumuzun benim için ne anlam ifade ettiğini bilemezsin. Seni Seviyorum.”

O esnada, “Seni Seviyorum” demenin ve hayatta değer verdiğimiz insanlara hak ettikleri zamanı ayırmanın önemini anladım. Hayatta hiçbir şey ailenizden daha önemli değildir. Onlara hakları olan zamanı ve ilgiyi verin çünkü böyle şeyleri erteleyebileceğiniz “başka bir zaman” ı her istediğinizde yakalayamayabilirsiniz

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ