DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 27°C
Parçalı Bulutlu

SURİYE ABD’YE GÖZ MÜ KIRPIYOR?

25.02.2018
1.266
A+
A-

SURİYE ABD’YE GÖZ MÜ KIRPIYOR?

Hiç bir komşusunun toprağında bir karış gözü olmayan Türkiye mert, cesur ve delikanlı bir ülkedir. Hainlik düşünmez. Yüzyıllardır hainlere karşı içeride ve dışarıda mücadele verir. En büyük sınır komşumuz olan Suriye, ABD’nin kirli oyunları çerçevesinde üçe bölünmeye çalışılıyor. Kan, gözyaşı Suriye’deki en büyük gerçek. Düne kadar birbirlerine kanlı canlı düşman olan ABD ve Suriye, iş Türkiye’ye gelince nasıl da birbirlerinin kucağına oturabiliyorlar. Afrin Harekatının başlamasından bu yana Esad oldukça rahatsız. Halbuki bu harekat Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından Türkiye tarafından yapılıyor. Esad minnet, şükran duyacağına; PKK’lıları, YPG ve PYD’lileri kol kanat gererek Afrin’e gönderiyor. Bir ülke kendi ayağına ancak böyle kurşun sıkar. Biz ise, haklı bir davada Afrin’e ilerlerken şehitler veriyoruz. Dünyanın hiç bir ülkesinde vatan ve toprak bütünlüğü için Türk Milleti gibi inançlı bir toplum olamaz. Bugün bıraksanız milyonlarca vatandaşımız Suriye’ye akar, hainleri bir kaşık suda boğar. ABD ise, bütün bunları bildiği için Türk Tarihini iyi okuduğu için, bizi engellemek için her türlü entrikayı çeviriyor. Onların DEAŞ ile mücadelesi kocaman bir yalan. Eğer öyle olsaydı, ABD DEAŞ’a Suriye’nin petrol kaynaklarının olduğu bölgesi bırakır mıydı? Çünkü o cani ve alçak örgütü kendi kurdu, dolayısıyla DEAŞ’a o konuda güvendiği için petrol bölgelerinin kontrolünü de onlara bıraktı. Bizim Rusya ile Soçi görüşmeleri, Astana görüşmeleri doğrultusunda iş birliği yaparak Afrin Harekatını düzenlememiz hem hak, hem de uluslararası hukuk kurallarına uygun. Ne kadar caydırıcı unsur kullanırlarsa kullansınlar Türkiye kendi güvenliğini tehdit edecek hiç bir oluşuma müsaade etmez, bunu da Kahraman Mehmetçiklerimiz canları pahasına Suriye’de gösteriyorlar. Dini ve imanı para olan, Türk Milleti için “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” anlayışının dışında “Söz konusu paraysa her şey mubahtır” anlayışıyla hareket eden emperyalist güçler küresel sermayenin daha çok para kazanması için her türlü insanlık dışı hareketi kolaylıkla yapabiliyorlar. Bugün kendisinin kellesini isteyen ABD’ye bile tahammül eden Suriye ve Esad yarın bunun bedelini kendi ülkesinin toprak bütünlüğünü kaybederek en ağır şekilde bedel ödeyeceğinin farkında olmayan, lakin ve ne yazık ki o ülkenin bir bölümünü yöneten, hırslarına kapılmış, hırsı aklını geçmiş, zavallı bir adam.

 

NAMAZA GELENİN FARKI

Abbasi halifelerinden Harun Reşid, bir Ramazan günü Behlül Dâna Hazretleri’ne, akşam namazında camiye gitmesini ve namaza gelen herkesi iftara davet etmesini söyledi.

Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Hazreti Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Harun Reşid şaşırdı:

– Akşam camiye bu kadar insan mı geldi?

Hazreti Behlül cevap verdi:

– Siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu ve daha başka şeyler sordum. Onları da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen bu kadarmış….

 

GÖNLÜM RAZI OLMADI

Nasreddin Hoca, kasabadan Kur’an-ı Kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.

Yolda Hoca’yı görenler :

– ” Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın ?” diye sormuşlar. Nasrettin Hoca cevap vermiş;

– “Ne yaparsın” demiş Hoca, “Zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı.”

 

NASRETTİN HOCA İLE PADİŞAH

Bir gün padişah Nasreddin Hoca ya sormuş.

Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, şöyle bakayım? demiş.

Hoca padişahtan korkmadan :

-Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.

Padişahın sinirden sakalları titremiş.

Bu durumu gören Hoca :

-Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla öldürdüğü suçsuz insanlardan cennet dolup taşmış. Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
20 Eylül 2016
10 Eylül 2018
19 Ağustos 2021
18 Haziran 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.