DOLAR 7,5575
EURO 8,9826
ALTIN 474,05
BIST 9,7776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Rüzgarlı

GÖLCÜK MECLİSTE TEMSİL EDİLMELİ

25.04.2018
478
A+
A-

GÖLCÜK MECLİSTE TEMSİL EDİLMELİ

Kaç dönemdir, Gölcük’ten bir Milletvekilini Parlamentoda göremiyoruz. Bu adayların cesaretsizliğinden mi, yoksa teşkilatların kifayetsizliğinden mi bilemem. Bildiğim, 13 Milletvekili çıkaracak olan Kocaeli’nden Gölcük’ten mutlaka temsilci olması. Merkez ve Gebze tarafının ağırlığı, Gölcük’e kocaman bir haksızlıktır. Sanki burada kimse oy vermiyor. Sanki ilçemizin oyu yüz binin üzerinde değilmiş gibi. Neden temsil hakkımız yok kardeşim? Bakın iki aydan az bir zaman kaldı seçimlere, tarihin en kritik en önemli seçimlerinden birini yapıyoruz. O halde Gölcük gücünü göstermek zorunda. Bu vatandaşın haklı bir talebidir. Hiç şüphesiz de anamızın ak sütü gibide helaldir. O zaman her siyasi partiden beş ‘er on ‘ar isim aday olmalı. İlk üç Gölcük adına mutlaka zorlanmalı. Siyasiler genel merkeze bu gerçeği adam gibi anlatmalı. Siyaset bir iddia işidir, bir dava işidir, bir gönül meselesidir. O halde hiç kimsenin Gölcüklünün gönlünü kırmaya hakkı yok. Seçim meydanlarında, caddelerde, sokaklarda Gölcüklü adaylar görmek istiyoruz. Bunu başaran bir siyasi hareket olurda, önemli bir yerde bir Gölcüklünün ismini görürse durum, o siyasi adına çok şey fark eder çok şeyi değiştirir. Hem diyeceğiz ki siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır, hem de gereğini yapmayacağız. Olmaz böyle şey. Kocaeli bu zamana kadar parlamentoda on bir Milletvekiliyle temsil ediliyordu. Yirmi dört Haziran’da Meclise on üç Milletvekili göndereceğiz. Demek ki Gölcük Milletvekilini hak ediyor. Kenarda köşede oturmakla ay şuradan ışık alayım, vay buradan sinyal alayım demekle bu işler olmaz. Siyaset aynı zamanda çok büyük bir cesaret işidir. O halde ortaya o cesareti gösterecek adaylar çıksın, cesareti olmayanlarda geri dursun, hatta siyaseti bıraksın.

PAPA ve MOİZ

Yüzyıllar önce Papa bütün Yahudilerin Roma’yı terk etmeleri gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine Papa, Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmalarını önerir. Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler. Ancak Moiz’in Papa ile aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakerede konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılmasını teklif ederler. Papa kabul eder.

Müzakere günü geldiğinde, iki taraf karşılıklı yerlerini alırlar ve karşılıklı olarak bir süre bakıştıktan sonra Papa elini kaldırarak üç parmağını gösterir. Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır. Papa parmaklarını sallayarak başının etrafında çevirir. Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir. Papa yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkartınca; Moiz de bir elma çıkartır. Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak: “Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler”, der. Müzakere sonrasında Papa’nın etrafına toplanan kardinaller Papa’ya ne olduğunu sorduklarında Papa;

– Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlüyü işaret ettim. Buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek tanrıyı tanıdığını söyledi. Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek tanrının bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde o da oturduğu yeri işaret ederek tanrının onların durduğu her yerde olduğunu işaret etti. Ben kutsal ekmek ve şarap çıkartıp tanrının bizim günahlarımızı bağışladığını göstermek istediğim zaman da hemen bir elma çıkartıp bana ilk günahı hatırlattı. Adamın her şeye bir cevabı vardı. Ne yapabilirdim ki?

Tabi aynı sıralarda, Yahudi cemaati de Moiz’in etrafını sarmış ona nasıl başardığını soruyorlardı. Moiz:

– Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi istedi. Ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim. Sonra bütün şehrin Yahudilerden temizleneceğini söyledi. Ben de, hiç bir yere gitmeyip olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim.

– Sonra ne oldu?, diye kalabalık heyecanla sordu.

– Valla, sonrasını ben de pek anlamadım. Adam biraz hiddetlendi ve öğle yemeğini çıkarttı. Bunun üzerine ben de benimkini çıkarttım. Hepsi bu!…

İnsanların ne konuştuğu değil, ne anladığı önemlidir…

 

Kİ KARDEŞ HİKAYESİ

Bir çiftlikte iki erkek kardeş babalarından kalma çiftlikte birlikte çalışıyorlardı. Kardeşlerden biri evliydi ve beş çocuğu vardı. Diğer kardeş ise bekardı. Her günün sonunda iki erkek kardeş ürünlerini ve kârlarını eşit olarak bölüşürlerdi.

Günün birinde bekar kardeş şöyle düşündü;

– Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de adaletli değil. Ben bekarım ve pek fazla ihtiyacım yok. Kardeşimin geniş bir ailesi var. Onun daha fazla ihtiyacı olur. O günden sonra bekar olan kardeş her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye itti.

Bu arada evli olan kardeş de kendi kendine;

– Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de doğru değil. Ben evliyim, eşim ve çocuklarım var ve yaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Fakat kardeşim yaşlandığı zaman ona bakacak hiç kimsesi yok. İlerde onun daha fazla ihtiyacı olacak.

Böylece evli olan kardeş de her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başladı. İki kardeş de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar. Çünkü her ikisinin de deposundaki tahılın miktarı değişmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeş gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken karşılaştılar. O anda olan biteni anladılar. Çuvallarını yere bırakıp birbirlerini kucakladılar. Hayat Akarken, kardeşlik bencilce sadece kendini düşünmek değil başkalarını da düşünmek ve kardeşçe paylaşmaktır.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.