DOLAR 7,6696
EURO 8,9690
ALTIN 467,29
BIST 9,7703
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Parçalı Bulutlu

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İYİ OLACAK

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İYİ OLACAK

İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı İsmail Eroğlu

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İYİ OLACAK

Siyasetin duayen isimlerinden İYİ Parti Kocaeli İl Başkan Yardımcısı İsmail Eroğlu, neden İYİ Parti konusunu geniş bir açıklamayla dile getirdi. İl Kurulu Üyesi Hüseyin Çıldır ve İYİ Parti Kocaeli Kurmaylarından Recai Gönenç ile gazetemizi ziyaret eden Eroğlu; eğitim, kültür, sosyal hayat, ekonomi ve dış politika konularında önemli açıklamalarda bulundu.

Neden İyi Parti?

Eroğlu şunları söyledi;  “ Türk Milleti bir an önce toplumsal mutabakatını sağlayarak üretmek zorundadır. Biz farklılıklarımızı öne çıkararak çatışmak yerine müştereklerimizi artırarak sosyal bütünlüğümüzü sağlamalıyız. Bir an önce eğitim seferberliğini gerçekleştirerek sanayi devriminin arkasından bilgi çağını ıskalamış Türk toplumunu, muasır medeniyetler safının önüne geçirmeliyiz. Yoksa gelişmiş ülkelerin ucuz işçileri vida sıkıcıları olarak kalmaya mahkum oluruz”

”Eğitimde düşünen analiz ve sentez yapabilen, aklını kullanmasını bilen, bilimin metotlarını tercih eden, fenni düşünüş usullerine dayalı bir eğitim yerine, nakde dayalı dayanan bilgilerle yetişen ideolojik körlüğe sahip, sorgulamayan, aklın metotlarını öteleyen, biat kültürüne mensup hakim siyasetin sloganlarıyla papağanlaştırılan nesiller yetiştirilmek istemektedir. Muasır medeniyet safının önüne geçme hedefimize aykırı bu eğitim anlayışı geleceğimizi tehdit etmenin yanı sıra, toplumsal yarılmaya da sebep olacaktır.”

“Kültürümüzün özünü muhafaza ederek çağın imreneceği ölçü ve inceliklere ulaşmak yeni bir medeniyet hamlesi gerçekleştirmek ana gayemizdir. Gençlerimizin, kendi çağdaşları ile teknoloji geliştirmede boy ölçüşecekleri, her alanda kendi milli orijinleri çağdaş ölçü ve değerlerle zenginleştirerek ortaya koymalarını sağlamak temel amacımızdır.

“Ferdi sosyo ekonomik bakımından bir kıymet haline getirirken milli ve manevi değerlerle yoğurarak kolektif bir ruh ve milli şuurla mücehhez kılmak suretiyle hem kendi hem de toplum için mücadele etmek kendisini geliştirmek bilinç ve idealini kazandırmak zorundayız. Bu suretle kendisi için maddi çıkar elde etme duygusunun yanında topluma hizmet etmenin manevi hazzı ile hareket eden toplum için fedakarlık yapacak dengeli bir kişilik ve milli kültüre sahip nesiller yetiştirmek gayemizdir. Kısacası ne fert için toplumu ne de toplum için ferdi feda etmeyen bir anlayış ve sistemi oluşturmak ana prensibimiz olmalıdır.

“Bugün gerek siyasi iktidarların tercihi, gerekse uygulanan ekonomi politikalarının sonucu, toplum keskin hatlarla yaşam alanları da dahil olmak üzere birbirinden ayrışmıştır. Sosyal tabakalar arasındaki mesafe açılmış zengin daha zengin fakir daha fakir olmakta, orta sınıf erimekte, alt tabaka ise kalabalıklaşmaktadır. Bizim dünya görüşümüz; sosyo ekonomik bakımdan dengeli toplum yapısını öngörmektedir. Alt ve üst tabakalar arasındaki tezatları giderici, sosyal mesafenin açılmasına mani olan yaygın mülkiyeti ve orta tabakalaşmayı esas alan, toplumsal bütünlüğü sağlayacak ekonomik kriterlere sahiptir. Ekonominin kurtuluşu bu ana ilkeler çerçevesinde sosyal dayanışma ilkesinin hakim kılındığı Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek farklı ve yeni bir reorganizasyon gerekli kılmaktır. Bunun yolu da ekonomiye halkın katılımını sağlamak ve sınıfsal uzlaşmayı gerçekleştirmekten geçer.

“Günümüz Türkiyesinde Cumhuriyetimizin kurucu esasları ve değerleri bilinçli olarak yıpratılmakta, her geçen gün demokratik değerler yerine totaliter bir sistem inşa edilmek istenmektedir. Yargıda siyasallaştırma gayret ve çabaları had safhaya varmıştır. Siyasi partiler kanununda ki çarpıklıklar sonucu ortaya çıkmış liderler sultası ülke yönetimini tek kişinin iradesini hakım kılacak bir sisteme dönüştürmüştür. Böylece millet iradesi ve denetimi yok denecek kadar etkisizleştirilmiştir.

“Devletimizin dış politikada gerçekçi değil romantik ve hayalci bir tutum ile ideolojik temelli dostluklara dayalı politikalar yüzünden yanlışlara ve yalnızlığa mahkum edilmiştir. Gelinilen nokta kendi elimizle ülkemizin varlığına yönelik tehlikelerin ve tehditlerin yaratılması ve var olanların da büyütülmesi olmuştur. Geleneksel olarak kendi gücünü bilen Türkiye’yi gerek siyasi gerekse ekonomik bakımdan tehlikeye düşürmeyecek, sahip olduğu gücü nereye kadar ve ne zaman kullanması gerektiğini dünya şartlarını doğru değerlendirerek ortaya koyan, güç merkezlerinin tahammül sınırlarını tespit edip bu sınırları esnetmesini bilen politikalar oluşturmak zorundayız.

“ Sonuç: Bütün değerlendirme ve analizler sonucu ülkemizin varlığı ve bütünlüğü açısından mevcut politika yapıcılarının telafisi mümkün olamayan hatalarının düzeltilmesi için yeni bir anlayışa ve politikaya gerek olduğu aşikardır. Bu bakımdan ilmi, insani ve milli değerlere sahip politikaları uygulayacak siyasi bir yapıya ihtiyaç vardır. Bizler mevcut siyasi partiler ve politika yapıcılarında yukarıda tespitlerini yaptığımız sorunları çözecek irade ve donanımı göremediğimiz için İyi Parti saflarında bir araya geldik. Ülkemizin sorunlarını çözmeye ve milletimizi muasır medeniyetler safının önüne geçirmeye ahdettik. “

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.