DOLAR 7,5742
EURO 8,9831
ALTIN 475,96
BIST 9,8219
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 29°C
Az Bulutlu

HÖT ZÖT’LE YAKIŞIKSIZ HAYAT

30.05.2018
513
A+
A-

HÖT ZÖT’LE YAKIŞIKSIZ HAYAT

İnsanların en erdemlisi hoşgörülü olanı ve tebessüm etmesini bilenidir. Son zamanlarda kabalaşan hareketlerin bir hayli artması toplum adına ne büyük gamdır. İki saniye dahi beklemeye tahammül edemeden çalan kornalar, el kol hareketleri, höt zötler, cahil cühelanın altına araba çekmiş tiplerinden başka bir şey değildir. Trafikte hanımlara karşı daha nezaketli ve daha yardımcı pozisyonda olmalıyız. Bir kaç saniye durdu, bekledi diye el kol hareketleri yapmak, sonra da kendini fasulyeden nimet sayıp, pencere açarak sürücü hanıma bir şeyler söylemek terbiyesizliğin dik alasıdır. Şimdi bu tipler evde de aynı tavrı ya analarına, ya hanımlarına, ya da kız kardeşlerine karşı sergilemektedir. Tut ki, bu meczup müptezeller böyle bir hareketi öndeki arabaya yaptı ve sürücü hanım telaş yapıp arabayı istop etti, korna sesleri fazlalaştı. O telaşla sürücü hanım arabayı bir türlü çalıştıramadı. Çünkü biraz korku, biraz paniğe kapıldı. Meczup arabadan indi sürücü hanıma laf söyledi. Güya kendine göre erkeklik taslayacak ya! Ve o hanım daha da telaş yaptı, eli ayağı titredi. Şimdi sormak lazım, be ahmak sana! Başın göğe mi erdi, yoksa boynuna madalya mı taktılar? Tut ki birisi aynı hareketi senin ablana, hanımına veyahut annene yaptı; o zaman da höt zötlerine devam eder misin? O hakareti yapanları haklı bulur musun? “Ben de olsaydım aynı şeyi yapardım” der misin? Toplumun bu kaba saba tipleri Türkiye’de sadece hoşgörü ikliminin bozulmasının müsebbibi olmazlar. Bu ahmaklar sayesinde demokrasiyi yaşayamazsınız. Özgürlüklerden bahsedemezsiniz. Çünkü höt zötle hiç bir toplumun kalkındığı görülmemiştir. Ve bu tipleri zaman zaman yollarda da görüyorsunuz, birbirlerine hava atacağım derken, birbirlerini canından ediyorlar. Aslında trafikte her yer; yollar, caddeler, en ücra sokaklar, kenar köşeler MOBESA kameralarıyla donatılmalı, bunlar anında takip edilmeli ve trafiğe höt zöt cezası da mutlaka eklenmelidir. Toplumu kirleten bu tiplerin, kaba saba varlıkların bırakın arabaya binmeyi, sokakta bile dolaşmaya hakkı yoktur.

 

Sevgi Çeşitleri

Sevgi konusuna, Japon düşünür ve yazar Masumi Toyotome´nin bakış açısı: “Herkes sevilmek ister, ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz?” diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor…

Masumi´ye göre, dünyada 3 tür Sevgi vardır. Bunlar, eğer, çünkü ve rağmen sevgi türleridir.

Birincinin adı ´Eğer´ türü sevgi: Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor:  Eğer iyi olursan baban annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim. Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Bir şarta bağlı sevgi . Karşılık bekleyen sevgi  . Sevenini istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu ´Eğer´ türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile ´Eğer´ türüne rastlanıyor. İkinci türe geçiyoruz; ´Çünkü´ türü sevgi. Masumi bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor:  Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? “Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin” (Yakışıklısın Başarılısın) . “Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler o kadar zengin o kadar ünlüsün ki.” “Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.” Yazar ´Çünkü´ türü sevginin ´Eğer´ türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan ağır bir yük haline gelebilir. Zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz egomuzu okşayan hoş bir şeydir. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama aslına bakarsanız “Çünkü” türün “Eğer” türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı “Çünkü” türü sevgi de yük getirir insana.

İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman sevenlerinin artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı yeni gelen kıza içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. “O zaman Çünkü türü sevgide güven duygusu bulunabilir mi ?” diye soruyor Masumi . “Çünkü” türü sevgi de gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi “Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz?” korkusu. Tüm insanların iki yanı vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de “Ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmezse?” endişesidir. Japon yazar; toplumlardaki sevgilerin çoğu ´Çünkü´ türünde olup bu tür sevgiler kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor. Peki o zaman gerçek sevginin güvenilebilecek sevginin özellikleri nedir? Ve işte sevgilerin en gerçeği. Tabii Masumi ye göre. Üçüncü tür sevgi benim ´Rağmen´ diye adlandırdığım türdür diyor yazar. Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? “Eğer” türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için “Çünkü” türü sevgi de değil.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.