Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,61 / Satış: 5,63
€ EURO → Alış: 6,43 / Satış: 6,45
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort

HALK NE DİYOR, ONLAR NE YAPIYOR

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 03.07.2018
  • 226 kez okundu

HALK NE DİYOR, ONLAR NE YAPIYOR

Yenilen pehlivan doymazmış derler. Bu siyasette de geçerli. Seçim sonuçlarına bir bakın, muhalefet partilerinde seçimlere ilk defa giren İyi Parti dışında bir varlık yok. CHP Milletvekilliğinde %22, Cumhurbaşkanlığında İnce’yle %30’un üzerinde oy aldı. Saadet Partisi potansiyelini yansıtamayıp, %1’lerde kaldı. İktidar Partisi de oy kaybetmiş olsa da Cumhurbaşkanlığı Seçimini MHP’nin desteğiyle almasını bildi. MHP baraj altı laflarını tersine çevirip adeta seçimin galibi oldu. Ana muhalefette 9. Seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu “Koltuğu bırak” diyenlere “Bizim partimizde koltuk sevdalılarına yer yok” diyor. Öp babanın elini. O koltukta düşen oy oranına rağmen hala oturmak hangi sevdanın eseridir bilemeyiz. İnce’nin genel başkanlıkla ilgili ince ince sözlerine birlikte yenen yemek sonrası yaptığı açıklamaları nezaketsizlik olarak adlandırmak, hiçte inandırıcı değil. CHP’nin gençleri değişim diyor. Video çekip gönderiyorlar. İlle de birileri isyan bayrağı mı açmalı. Önümüzde Yerel Seçimler var. Kılıçdaroğlu o seçimlere ne söyleyip te gidecek. Demek ki, bir değişim ihtiyacı var ki, kamuoyu yerini İnce’ye bırakmasını açık bir şekilde dillendiriyor. Saadet Partisi’nde de Karamollaoğlu tüm iyi niyetine rağmen başarılı olamadıysa, demek ki yerini daha dinamik daha enerjik genç bir lidere bırakmalıdır demektir. Siyasette sonuçları iyi analiz etmek lazım. Başarısız olup ta, sırf delege yapısı benden yana diye diretmenin hiç kimseye faydası olmaz. Üst üste kaybedilen seçimlerin sonrasında artık üretecek mazerette yoktur. Muhalefet kendini yenilemediği, değişimi sağlamadığı sürece de halkın karşısında fazla itibar görmeyecekleri söylemlerinin de karşılık bulmayacağı açıktır. Yerel Seçim öncesi aslında dediğin dedikte diretmek belediye başkanı olacak ve olmak için çaba sarf edecek insanlara yapılan bir büyük haksızlıktır. Bir değişim sağlayacaksın ki, yeni bir heyecanla yeni bir rüzgar yakalayabilme imkanı doğsun.

 

Memleket Hasreti ve Karayemiş

Bir gün babam, ‘Dünyanın her yerine gidiyorsun, babanın köyünü merak etmiyor musun’ dedi.

‘Hadi gidelim’ dedim. Vapura binip Giresun’a gittik. Giresun’dan Şebinkarahisar’a taksi tuttuk. Oradan Yaycı köyüne gittik. Babam doğduğu evi aradı, bulamadı. Kiliseyi aradı, bulamadı. Mezarlığı tarla yapmışlar.

Çocukken yüzünü yıkadığı üç gözlü bir çeşme vardı, o kalmış. Oraya götürdüler, yüzünü yıkadı.

‘Çocukken anam beni dövenin üzerine koyar, dolaştırırdı’ dedi. Hemen köylüler döven kurdu, babamı da içine koydular, döndü. Ben de fotoğraf çektim. Baktım, babam ağlıyor. Altı yaşında bıraktığı köyüne benimle beraber dönünce çocukluğu aklına gelmiş.

Sonra Sivas’a dönmek için araba tuttuk. Yolda giderken ‘Ah, unuttum’ dedi:

‘Buranın karayemişleri meşhurdur. Anam beni İstanbul’a mektebe gönderirken yanıma torba içinde yemişler vermişti, onları yiyerek gelmiştim. Benim memleket sevgim, yemişle başlar. Geri dönüp alalım.’

‘Baba, gözünü seveyim… 100 kilometre yol geldik. Şimdi yemiş için 100 kilometre geri gideceğiz, 100 kilometre tekrar bu tarafa geleceğiz, sabah olacak. Başka sefer alırsın’ dedim.

İstanbul’a döndük.

Babam dört ay sonra öldü. Meğer derdi, oğlunun onu köyüne götürmesiymiş.

Cenazeye gideceğimiz gün evin kapısı çaldı.

‘Kimsiniz’ dedim.

‘Dacat Güler’i arıyoruz’ dediler.

‘Dacat Güler’i kaybettik, şimdi cenazeye gidiyoruz, isterseniz siz de gelin’ dedim.

Meğer gelenler, köyde bizi gezdiren köylülermiş.

‘Siz de gelin cenazeye’ dedim. Yanlarında da bir sandık vardı. Baktım; karayemiş getirmişler. Babamın almak istediği, hasretini çektiği karayemişler…

Çocukluğunda yediği, kokusunu aldığı, kendi memleketinin yemişleri…

Hepsini ceplerime doldurdum, ceplerim şişti. Öyle gittim cenazeye…

Tam babamı toprağa koyacaklar, ‘Açsanıza tabutu’ dedim, ‘Olmaz, dine aykırıdır’ dediler.

‘Siz açın, bir şey koyacağım’ dedim.

Açtılar. Döktüm yemişleri…

Babamı çocukluğunun yemişleriyle birlikte gönderdim öteki dünyaya…

Şişli mezarlığında yatıyor şimdi… /Ara Güler

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ