Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,10 / Satış: 6,12
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort escort kayseri kayseri escort bursa escort ankara escort

SURİYELİLERİN HİKAYESİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 12.07.2018
  • 533 kez okundu

Adı önce merhametti Suriyelilerin. Şimdi nefrete dönüşmeye başladı. İlk zamanlar onlara acımış, elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışmıştık. Kolay değil, kan gölüne dönen ülkelerinden canını kurtarmak için kaçan insanların adıydı Suriyeliler. Yavaş yavaş yanlış şeyler yapmaya başladılar. Sokaklarda dileniyorlar, yalvar yakar para istiyorlar, açız diye ortalıkta geziyorlardı. Halbuki devlet kayıt altında olan tüm Suriyelilere yardım yapıyor. Hatta bizim fakirlerden kesip onlara vermeye başladılar. Gün geçtikçe nerede yaşadıklarının farkında olmayan bazı Suriyeliler arıza çıkarmaya başladılar. Üstleri başları ille de rezil gibi, üstelik yıkanmıyorlar mı ne pislik içindeydiler. Doğal olarak vatandaşlar da bunlara tepki gösterdi. Dün bir işyerinde esnaf kardeşimiz şöyle dert yanıyordu “Hafta sonu Ereğli’nin plajına gittik. Ama denize giremedik. Suriyeliler orayı öyle bir doldurmuşlar ki, pislik içindeler. Dönüp daha ilerideki kayalıklarda denize girdik.” Evet denize girmek tabi ki onların da hakkı. Peki bu koloni halinde denize girip, plaj kabul edilen yerleri adeta işgal etmek te neyin nesi? Değirmendere’de parkın içerisinde tuvaletini fütursuzca yapan Suriyeliler var. Birileri bunlara haddini bildirmeli. İnsanları rahatsız edici şekilde gezmelerinin ona buna sataşmalarının önüne geçilmeli. Bak, bayramda ülkelerine gittiler tatil bile yaptılar. Şimdi vatandaş soruyor “Madem kendi ülkene tatil yapmaya gidiyorsun, demek ki orada bayramı kutlayacak bir ortam var, o zaman ne halt etmeye tekrar buraya dönüyorsun?” Öyle ya, burada ne işin var ki? Madem gittin memleketine kal orada. Tabi burada ekmek elden su gölden. Aslında bu tip insanları ülkelerine geri göndermek lazım. Kendi memleketini düşünmeyen benim ülkemin neyini düşünecek ki diyor vatandaş. Haksız da değil hani. Yarın daha da fazla rahatsızlık yaratıp insanların tepkisine maruz kalmamaları için bunları bir toplayıp güzel bir şekilde ikaz etmek gerekir diye düşünüyorum. Aksi takdirde vatandaşın ilk günkü merhameti iyice nefrete dönüşebilir.

 

Bekleseydin

Temel bir gün Dursun’a:

-“Ula ben seni minareden atar, iner assağu tudarum” demiş.

Dursun da tutamayacağını söylemiş ve iddiaya girmişler:

Minareye çıkmışlar, Temel Dursun’u tuttuğu gibi boşluğa sallamış ve hızla minareden inmiş. Dursun yerde can çekişir bir vaziyette Temel’e sitem etmiş.

-“Ula hani tudayidun peni?”

Temel:

-“Ne diyun da , sen de yavaş inup da pekleseydun.”

 

İntikamın Böylesi

Aşırı sinirli biri, havalimanında check-in bankosundaki ilgili memura hak etmediği halde, etmediği hakareti bırakmamış…

Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güler yüzlü bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş…

Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri;

“Sizi tebrik ederim…” demiş memura, “Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz. Ama bu kadarı da yanlış… Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı…”

“Olmaz olur mu, var efendim…” demiş, memur gülümseyerek; “Şerefsiz New York’a gidiyor, bavulları Berlin’e…”

 

Lahmacun

Gecenin bir yarısı lahmacuncu tam kapanırken Temel telefon açmış,

-Abi 100 tane lahmacun var mı?

-Yök efendim valla kalmadı…

-Tamam kolay gelsin iyi geceler.

Adam tam gidecek Temel bir daha aramış…

Bir, iki, üç, dört….Arka arkaya tekrarlanmış aynı diyalog…

En sonunda adam dayanamamış lahmacunları yapmaya karar vermiş.100 tane lahmacunu hazırlamış ve telefonun çalmasını beklemiş. Kısa bir süre sonra telefon çalmış, arayan yine Temel.

-Abi 100 tane lahmacun var mı?

-Var efendim.

-Abi ayıptır sorması, bu saatte o kadar lahmacunu kime satacaksın?…

-??!!…

 

Temel uçakta

Temel uçakla Trabzon’a gidecekmiş. Oturmuş bir yere rasgele… Asıl yer sahibi gelmiş;

Yer sahibi: Beyefendi burası benim yerim kalkar mısınız?

Temel: Hayır

Yer sahibi : Beyefendi burası benim yerim kalkın

Temel: Hayır

Yer sahibi gider hostese başvurur.

Hostes: Beyefendi burası sizin yeriniz değil kalkar mısınız lütfen?

Temel: Kalkmam

Hostes çare bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan, Temel’in kulağına bir şey fısıldar ve Temel geçer arka tarafa oturur. Herkes hayret etmiş biz bu kadar uğraştık kalkmadı acaba Kaptan nasıl kaldırdı bunu. Dayanamayıp sormuşlar kaptana:

Kaptan:

-Dedim ki Burası Trabzon’a Gitmez.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ