DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Çok Bulutlu

ABD O KAFAYLA BİR YERE VARAMAZ

05.08.2018
460
A+
A-

ABD O KAFAYLA BİR YERE VARAMAZ

Şimdi çocukluk yıllarıma yanıyorum. Kim bilir benim gibi kaç insan yanıyordur. ABD ürünü Teksas ve Tommiks o zamanlar en çok okuduğumuz resimli romanlardı. Çelik Blek ile Yüzbaşı Tommiks’i ne kadar da severdik. Bir tarafta çilli Rodi diğer tarafta Profesör Oklitus. Sürükleyici maceraları ile bizlerin baş ucu kitabı olmuşlardı. İşte Amerika kendini bize böyle sevdirmeye çalıştı. Türkiye o dönemlerde yine ABD’nin bölgedeki en büyük dostu ve müttefikiydi. Biz kazık atmayı seven hinlik düşünen kumpas peşinde koşan bir millet ve devlet değiliz. Bugün görüyoruz ki ABD hep sinsi planlar içerisinde olmuş. Amacı bizim çocukluğumuzdan elli yıl sonra meğer Türkiye’yi bölmek ve parçalamakmış. Bunları o günden tahmin edemezdik, ama yıllardır biliyoruz. PKK’yı besleyen ona silah veren hain FETÖ’yü kuran onu hala barındıran ABD bölgemizde yeni oyunlar peşinde. Bir rahip Brunson hikayesiyle Türkiye’ye karşı gerçek emellerini ve hainliklerini yansıtmaya başladılar. Bilmiyorlar ki o işin yolu öyle olmaz. ABD suçu sabit FETÖ’yü beslemeye devam ederken, bizden casusluk suçlamasıyla tutuklanan Rahip Brunson için kıyameti koparıyor. Adam şimdi ev hapsinde. Kararı mahkeme verecek. Bunu beklemek yerine aklı sıra baklanlarımıza yaptırım uyguluyor. Eğer onların oralarda mal varlıkları varsa donduracaklarmış. İki bakan da son derece rahat. Çünkü ABD’de herhangi bir şeylerinin olmadığını ifade ettiler. Bizim ihraç ettiğimiz ürünlere ek vergi getireceklermiş. Bunlar ucuz şeyler. Bir kere biz seksen bir vilayet kocaman bir ülkeyiz. Türkiye’ye ucuz tehditler sökmez. Bu millet tehditten anlamaz. Biz kimseyi tehditte etmeyiz. Bizim tarihimiz Türkiye üzerine oynanan tüm oyunları nasıl bozduğumuzun onlarca binlerce sayfalarıyla doludur. Milletleri iyi incelemeden, onların kimliklerini ne olduklarını bilmeden, ucuz hesaplar içinde olanlar bilmelidirler ki, beyhude bir çaba içerisindeler.

 

Kurt ve Köylü

Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır.

Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir.

Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar.

Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar:

“Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler.”

Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler.

Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.

Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar.

Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü “görmedim” der ve avcılar uzaklaşır.

Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.

“Çok teşekkür ederim” der kurt, “Bana büyük bir iyilik yaptın”

“Önemli değil” der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar.

“Bir dakika” diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok.”

Köylü şaşırır: “Olur mu, ben senin hayatını kurtardım.” “Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur” der kurt.

“Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım.” Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.

Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. ” Ne vefası ” der kısrak, ” Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya kovdu…

” Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar. “Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim” der köpek, ” Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur…” Kurt köylüye döner, “İşte gördün” der.

Köylü de son bir çabayla “Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye” diye cevap verir. Bu kez karşılarına bir tilki çıkar.

Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir. ” Her şeyi anladım da” der tilki “Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?”

Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar: “Gözümle görmeden inanmam…” İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.

Köylü eline bir taş alır ve “Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık” diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar. Sonra tilkiye döner “Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın” der. Tilki de “Benim için bir zevkti” diye cevap verir. O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: “Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş…”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
3 Ocak 2019
20 Nisan 2018
29 Mart 2019
15 Ekim 2018
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.