DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 16°C
Gök Gürültülü

YÜKSEL ERCAN’A BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI YAKIŞIR

31.08.2018
1.141
A+
A-

YÜKSEL ERCAN’A BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI YAKIŞIR

Yerel seçimlerle ilgili siyasi hava hareketlenmeye başladı. Yıllardır tanıdığım temiz, dürüst ve son derece çalışkan bir insan olan gazeteci arkadaşım Yüksel Ercan’ın Gebze’den AK Parti adayı olacağı şeklinde haberleri kulağıma fısıldadılar. Adı Gebze’de güzel bir şekilde kabul gören Yüksel kardeşimin halka hizmet yoluna girmesi böyle bir idealinin olması beni mutlu etti. Tertemiz bir adam olan Yüksel Ercan’ın aslında güzel görevlerle onurlanması çokta yakışır. Tanıdık bildik güvendiğimiz insanların hangi siyasi parti adına olursa olsun aday olmaları bulundukları ve yaşadıkları kent için, önemli bir kazançtır diye düşünüyorum. Çıktığı güzel yolda halka en güzel hizmetleri vereceğine inandığım bu dürüst arkadaşıma başarılar dilerim.

Sevinememek

Temel’in karnesindeki zayıfları gören annesi sinirli sinirli Temel’e bağırır: -Ha bu nedur? Geçen yıl sinif birincisudun, bu yıl sonuncu olmişsun! Temel gayet sakin cevaplar: -Anacuğum geçen yıl sen çok sevinmiştun bırak bu yıl da başka analar sevinsun da!

Saat Neden Geride?

Öğretmeni Temel’e sordu: -Söyle bakalım Temel… Amerika’da saatler Avrupa’ya göre neden 5 saat geridir? Temel cevabı bilmese de yine hazır cevaplılığını konuşturur: -Amerika daha geç keşfedildi da ondan öğretmenum.

Nasıl Deve?

Deve İki arkadaş hayvanlar hakkında konuşuyorlardı: Biri diğerine sordu: -Sırtında kamburu olan hayvana ne denir? -Bunu herkes bilir deve tabi ki. -Tamam peki ya iki kamburu olana ne denir? Arkadaşı bilmiş bir edayla cevaplar: -Hecin devesi… Arkadaşı şaşırır ve soruyu biraz daha zorlaştırır. -Peki bunu bil o zaman, üç kamburu olana? -Ona da kamburu çıkmış hecin devesi derler.

Yavru Kutup Ayısı

Yavru kutup ayısı babasının yanına gelip sormuş “Baba ben gerçekten kutup ayısı mıyım?” “Elbette yavrum nereden çıkardın bunu?” “Allah Allah?!..” deyip gitmiş yavru ayı. Bu sefer annesinin yanına gitmiş ve sormuş, “Anne ben gerçekten kutup ayısı mıyım?” “Tabii evladım kutup ayısısın.” Yine “Allah Allah?!..” deyip, yeniden babasının yanına gitmiş yavru ayı. Bir daha sormuş “Yaa baba Allah aşkına doğru söyle bak beni evlatlık falan almadınız degil mi? Yani ben sizin öz oğlunuzum.” Baba dayanamamış artık “Oğlum dedim ya sana bizim oğlumuzsun diye, hem sen neden ikide bir soruyorsun ki bunu?” Yavru ayı: “Yav donuyorum baba, donuyorum…”

Kayserilinin Prensibi

Kayserili bir genç yeni işe başlamış. 1 aylık çalışma sürecinin sonunda ilk maaşını almak için bankamatiğe gittiğinde anlaştıkları maaşın 300 TL üzerinde bir ücret yatırıldığını görmüş. Hiç sesini çıkartmadan, sevinerek maaşı çekmiş. Aradan bir ay daha geçmiş. Tekrar maaşını çekmeye gitmiş, bakmış bu seferde 150 TL eksik yatmış. Hemen muhasebeye gidip itiraz etmiş. “Neden maaşım eksik yattı” diye. Bunun üzerine muhasebeci “Neden geçen ay 300 TL fazla para yatırdığımızda itiraz etmediniz de, şimdi eksik yatınca itiraz ediyorsunuz” demiş. Adam sakince cevap vermiş: “Prensibimdir ilk hatayı her zaman affederim.”

Lüzum Yok

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş: -Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor? Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar. Ama çocuğun biri hiçbir şey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş: -Oğlum sen niye yazmıyorsun? -Lüzum yok öğretmenim.. -O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok! Çocuk gülümsemiş: -Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz.

Rüya Tabiri

Adamın biri bir rüya görmüş sonra rüya tabircisine gitmiş başlamış anlatmaya; -Ya hocam ben bi rüya gördüm sorma gitsin. Önce bi ağaç gördüm ağaç mı desem, çınar mı desem, meşe mi desem… Bi yeşillik gördüm yeşillik mi desem, çayır mı desem , çimen mi desem… Sonra bi su gördüm ırmak mı desem, nehir mi desem, okyanus mu desem… Adamın herşeyi 3 defa tekrarlayarak anlatmasına sinirlenen tabirci bi hışımla; -Allah senin belanı verecek bugün mü desem, yarın mı desem, öbür gün mü desem.

Ben Hiç Tanumayrum

Temel ile Dursun borç para yüzünden mahkemelik olmuşlar. Hakim Temele sormuş: -“Oğlum, nedir konu anlat bakalım! -“Haçum pey. Pen ha bu Tursuna geçen sene 100 lira verdum penim paramu bi türlü vermez da.” Hakim Dursuna dönmüş: -“Siz ne diyorsunuz bu iddiaya?” -Kim? Ha o adammu bağa para vermuş? Valla pen oni tanımayrum bile, Haçum bey.” Bunu duyan Temel iyice şaşırmıştır. Dursuna dönerek: -“Tursun, ha sen şimdu peni tanımaymusun?” Dursun: -“I-ıh,” Temel: -“Haçan, sen peni tanımaysan pen seni hiç tanumayrum da.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.