Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi meyve siparişi kurtkoy escort pendik escort escort istanbul escort istanbul kayseri escort bursa escort mersin escort bursa escort atasehir escort bayan escort kayseri kayseri escort bursa escort banko tahmin girne escort

DOKTOR CAN HEMŞİNLİOĞLU SİZLER İÇİN ŞARBONU ANLATTI 1

Can Hemşinlioğlu
Can Hemşinlioğlu
  • 09.09.2018
  • 442 kez okundu

DOKTOR CAN HEMŞİNLİOĞLU SİZLER İÇİN ŞARBONU ANLATTI

Sonunda beklenenler bir bir gerçekleşiyor. Canlı hayvan ve et ithalatına ait düzenlemeler değiştirildi. Ve yeni düzenlemeler ile hayvan ve et ithalatı başladı. Eskiden gelen hayvanlar gümrükte veteriner kontrolünde belirli süre bekletilirdi. Böylece, kuluçka süresi içerisinde bir hastalık varsa ortaya çıkar ve halk sağlığı korunurdu. Şimdi ise veteriner muayenesi sonrası içeri sokuluyor. Tabii ki et çok pahalı rant iyi.

 

Neyse biz halk sağlığı açısından yaklaşalım. Kim, nerede, nasıl vurgun yapmış, konusunu savcılarımıza bırakalım. İncelerlerse…

 

Şarbon (Antraks) nedir?

 

Şarbon, enfekte otobur hayvanlarla ya da bunlara ait et ve diğer ürünler ile temas sonucu insanlara bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Otobur hayvanlar hastalığı sporlarla kirlenmiş topraktan alırlar.

 

Şarbon mikrobu sporlu bir bakteridir. Yani, kendi kendine bir koruyucu koza oluşturup içerisine gizlenir. Bu durumda iken öldürülmesi çok zordur. Aktif bölünme fazında ise kolaylıkla öldürülebilir, yani hasta tedavi edilebilir…

 

Antraks, Yunanca’da kömür anlamındaki “anthrakis” sözcüğü Latince adının kaynağıdır.

 

İnsanda antraksa ilişkin en ciddi formlar solunum, ve barsak şarbonu olarak görülür. Sadece deri lezyonu ile görülen ise hafif formudur. Şarbon öncelikle çiftçi, çoban gibi hayvanlarla yakın temastaki kişilerin hastalığı olarak biliniyorsa da gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Hastalarda sıklıkla kontamine (Bulaşık) hayvan ürünleri ile karşılaşma öyküsü vardır, bunlar içinde kıl, yün gibi dokuma endüstrisi ürünleri ön plandadır. Endüstriyel kaynaklı şarbon, bakteriyle temas etmiş yün, post, kıl gibi hayvansal ürünlerin işlenmesinde cilt teması ile cilt şarbonu şeklinde görülür.

 

Ancak daha önemli hasta grubu solunumla bakteriyi alarak, akciğer şarbonuna yakalananlardır. Veterinerlik kontrolünde hayvansal ürünlere uygulanan dekontaminasyon işlemleri ile risk oldukça azalmıştır.

 

Şarbon hemen her yaşta görülür. Tanı için hekimin öncelikle bu hastalıktan şüphelenmesi gerekir.

 

En sık el ve kollarda olsa da vücudun hemen her bölgesinde ortaya çıkabilir.

Hastanın yaşı, bağışıklık sistemi, sigara içimi, kullandığı ilaçlar ve diyabet, KOAH gibi yandaş hastalık olup olmadığı hastalığın gidişini doğrudan etkiler.

 

Şarbon basilinin sporları soğuk, ultraviyole ışınları, asidik-bazik ortam ve dezenfektanlar ile kolayca ölmez. 140 derecede 30 dakikada, 180 derecede 2 dakikada ölürler.

 

Cilt şarbonu: Genellikle temastan sonra 2-3 gün içinde bulgular görülür. Bu cilt lezyonları ilk evrede kaşıntılı bir deri kabarcığı veya sivilce ile ortaya çıksa da,hekime başvuru genellikle ileri evrede olur. Bu durumda siyah, kömüre benzer renk alan yaralar tipiktir. Bu kabarcık veya sivilceler günler içinde genişleyerek üzerinde su dolu kabarcık (vezikül) oluşur. Vezikül sıvısı yine günler içinde koyulaşarak mavi-siyah renk alır. Vezikül içi sıvı boşalınca ortası siyah, ölü hücreler nedeniyle çökük bir yara (ülser) görülür. Bu yara kuruyarak, kabuk altında skar (iz, nedbe)

bırakarak düşer. Biz bu lezyona malign püstül deriz.

 

Akciğer şarbonu: İnhalasyon (solunum) şarbonunun klinik gidişi sinsi başlayan grip benzeri semptomlardan günler içinde solunum zorluğu, hipotansiyon ve kanamalara kadar dramatik bir ilerlemeyi içerir. Alımdan 1-6 gün sonra ilk belirtiler görülmeye başlar.

 

İnhalasyon şarbonunu klasik klinik bulguları iki evrede incelenir. İlk evrede nonspesifik semptomlar, ateş, solunum zorluğu, öksürük, baş ağrısı, kusma, halsizlik, karın ve göğüs ağrısı görülür. İkinci evre ise ateş, solunum zorluğu, hipoksemi ( kan oksijeninin düşmesi), ve siyanoz (morarma) ile hızla ilerler, sonuçta 24-36 saat içinde şok ve ölüm kaçınılmazdır. Belirtiler başladığından sonra 48 saat içinde tedaviye başlanılamayan olgularda ölüm oranı çok yüksektir.

Olguların yarısında Şarbon menenjiti (Beyin iltihabı) ortaya çıkar.

 

Mide-barsak sistemi (Gastrointestinal Sistem, GİS) tutulumu Sporların GİS’te tutunması sonrası gelişir. Ağız-yutak kısmını tuttuğunda bölgede ülserler, lenfadenopati (bezeler), ödem ve sepsis (İltihabın kana geçmesi) görülür. Barsak yerleşiminde bulantı, kusma kanlı ishal, apandisiti taklit eden bulgular ile akut batın ya da ateşle birlikte sepsis tablosu ortaya çıkar ve tedavi edilmediğinde öldürücü olabilir.

 

– Şarbon tanısında laboratuar ve görüntüleme testleri yapılabilir mi?

Tanı çoğu zaman muayene ve öykü ile ampirik olarak konabilirse de doğrulama için testler anlamlı bulgular verebilir. Kan lökosit (akyuvar) sayısında artış, sedimentasyon ve CRP artışı görülebilir. Tanıda en yararlı test 1 gün içinde üreme olabilen kan kültürleridir. Ultrasonografi veya tomografi ile ayırıcı tanılar, abse oluşumu ve yabancı cisim varlığı dışlanabilir. ELISA’da serumda 1/32 titrede pozitiflik tanıyı destekler. Deri lezyonlarında, kan, dışkı veya balgam örneklerinde çalışılırsa tipik gram (+) çomakların görünümü tanıya götürür.

 

– Şarbon nasıl tedavi edilir?

Şarbon antibiyotik kullanmanın gerekli olduğu hastalıklardan biridir. Şarbon tedavisinde penisilinler yüzyılı aşkın süredir ilk seçenekteki yerini korumaktadır. tetrasiklin grubu ve kinolon grubundan siprofloksasin de uygundur. Bunlar akciğer şarbonunda penisilinden önce de verilebilir. Tedavi 60 güne kadar önerilmektedir.

Gebe ve çocuklarda penisilinler ön plandadır.

 

Genellikle ağızdan kullanılan antibiyotikler yeterli olur. Akciğer şarbonu, menenjit gibi ağır olgularda, kusması olan, genel durumu bozuk hastalarda damardan tedavi gerekebilir. Bu olgular dışında stabil olgularda, sosyal destek sağlanırsa hastaneye yatış ve izlem gerektirmez.

 

Aşılama: Hayvanlarda kullanılan aşı canlı aşı olduğundan, enfeksiyonlara yol açabilir, insanlarda kullanılmaz. Günümüzde insanlarda kullanılan şarbon aşısı, hücre içermeyen ve antijenden hazırlanan inaktif bir aşıdır. Aşının kısa aralıklarla uygulanması ve rapellerinin yapılması gerekir (0, 2, 4. haftalar ve 6, 12 ve 18. aylar). Aşıya ilişkin herhangi bir yan etki şimdiye kadar bildirilmemiştir.

 

Hastaneden/Acil servisten taburcu edilen şarbon olgusunun tekrar başvurması hangi durumlarda uygundur?

 

Kullanılan ilaçlara ait yan etkiler, yakınmaların tekrar başlaması, ateş, geçmeyen şiddetli karın ağrısı, solunum zorluğu, aşırı uyku hal, bilinç bozukluğu özel dikkat gerektirir. Bu şekilde beklenmedik kötüleşme görülen olgular zaman geçirmeden tekrar başvurmalıdır. İzlem için enfeksiyon, iç hastalıkları, dermatoloji veya göğüs hastalıkları poliklinik kontrollerine gelinmesi de önemlidir.

 

Bugün burada duralım, yarın önlemler ve yapılması gerekenlerin üzerinden geçeriz.

 

Sağlıcakla kalın.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ