Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,05 / Satış: 6,08
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort escort kayseri kayseri escort bursa escort ankara escort

DOKTOR CAN HEMŞİNLİOĞLU SİZLER İÇİN ŞARBONU ANLATTI 2

Can Hemşinlioğlu
Can Hemşinlioğlu
  • 09.09.2018
  • 1.259 kez okundu

 

Şarbon denilince aklıma hep, bundan 10-15 yıl önce zarflarla kişilere gönderilen tozlar geliyor. Epeyce panik yaratmıştı, bu biyoterörist silah, özellikle Amerikada. İşte bu tozlar Şarbon mikrobuydu.

 

Eee. Solunum yoluyla alınınca ölümcül olan bu mikrobun, tabii ki biyolojik silah olarak kullanılması da kaçınılmaz oluyor. 1997 yılında Rusya`nın Sverdlovsk bölgesindeki bir askeri mikrobiyoloji tesisinde kazara salınan Şarbon mikrobuna solunum yoluyla maruz kalanların %88`i hayatını kaybetti. Ne olduğu bilindiği ve hemen önlem alındığı halde…Düşünün havadan atıyorsunuz soluyan kişi hasta oluyor, sağa sola gidiyor ve oralara da bulaştırıyor. Hasta hemen hayatını kaybetmediği için de hem kaynakları tüketiyor hem de sistemi olabildiğince meşgul ediyor. Askerlikte NBC (Nükleer, Biyolojik, Kimyasal) Silah eğitimi alanlar iyi bilir. Uzmanlar şarbon mikrobunu potansiyel tehlikelerin başında gösteriyor.

 

Böyle olunca da tüm dünyada bir taraftan silah olarak geliştirilirken bir taraftan da önlem alınması ve tedavisi için çaba sarf ediliyor.

 

Biz doktor olarak, ikinci bölüme konsantre olalım. Tedavi için hastaneye yatırılması şart olan hastalıklardan birisi. Doktorun şüphelenmesi ve dün söylediğim gibi bazı testler sonrasında tanıyı koyması gerekli.

 

Şarbon aşısı mevcut. Aşılamaya teşhis konulur konulmaz başlanması lazım. İlk dozdan 2 ve 4 hafta sonra 2 tane daha aşı cilt altı olarak yapılmalı. Kişi aşılanmış olsun veya olmasın, solunum yoluyla şarbon mikrobuna maruz kalmışşa, bulgular ortaya çıkmasa bile, 60 gün belirli bir koruyucu tedaviye (Antibiyotik) alınmak zorunda.

 

Bu koruyucu tedavi çok önemli. Hayat kurtarıyor. Şarbon tanısı koyulmuş hastanın aynı evde oturan yakınlarının koruyucu tedaviye alınması uygun olur.

 

Peki biz ne yapalım, nasıl korunalım;

 

  • Bir süre kırmızı etten uzak duralım. 1 ay yemesek ne olur? Balık tavuk yiyelim.
  • Bir kere güvenilir yer hariç et almayalım. Üzülerek söyleyeyim, Kasap falan hikaye, ben şahsen güvendiğim ve veteriner kontrolünü iyi yapan büyük marketler hariç et alınmasına taraftar değilim. En azından şimdilik.
  • Yiyeceksek etleri iyi pişirelim. Pişmemiş eti kestiğimiz bıçağı ve kullandığımız maşayı iyice yıkamadan pişmiş et için kullanmayalım.
  • Özellikle hamburger tam pişirilmediği için oldukça tehlikeli. Veteriner kontrolü yapan büyük zincirler harici satılanlar tehlike altında.
  • Lahmacun ve pide ise neredeyse en tehlikeli ürünler. Çiğ etten yapılıp çok kısa bir süre pişiriliyor. Şarbon mikrobunu öldürmeye yeterli değil.
  • Sadece et değil, süt ürünleri de önemli. Bir süre açık süt veya günlük süt kullanmayalım. UHT ile pastörize edilmiş kutu sütleri tercih edelim. Eğer kullanacaksak en az 30 dk kaynatılmalı.
  • Evde yoğurt ve peynir yapımını bir süre durduralım.
  • Dondurma maalesef. Çok sevmeme rağmen ben de bir süre uzak duracağım. Çiğ süt veya iyi kaynatılmamış sütten yapılması olası.
  • Salam, sucuk, pastırmadan da epeyce bir süre uzak kalmakta fayda var. Eski tarihli olanları stoklayın çok seviyorsanız.

 

Sanki küçük esnafa karşı gibi bir durum söz konusu oluyor. Ama amacım bu değil. Onların desteklenmesini her zaman isterim.

 

Yazdıklarımı abartı olarak da görebilirsiniz. Ancak, sonucu ölüm olunca insanın iki kere düşünüp hareket etmesi lazım. Çocuğunuzu, torununuzu böyle bir risk altına atar mısınız?

 

Sizleri katmadım. Aklıma seneler önce yapılan bir televizyon röportajı geldi. Katılanların çoğu AİDS`li olduğunu söyleyen kadınla ilişkiye girmek için sıradaydı. Bize AİDS ne yapar diyorlardı.

 

Maalesef bizim ülkemizde hep böyle oluyor; Hastalıkta böyle, trafikte magandalık böyle, bize bir şey olmaz…böyle de böyle…

 

İnşallah kimseye bir şey olmaz. Ama korkulu rüya görmektense uyanık kalmak revadır. Ben söyleyeyim de…

 

Sağlıcakla kalın.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ