Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi bursa escort bayan escort istanbul escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan istanbul escort bahis siteleri escort kayseri kayseri escort bursa escort gaziantep escort bayanlar izmir escort bayan istanbul escort bayan istanbul escot

EROZYONLA MÜCADELE

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 08.11.2018
  • 186 kez okundu

Topraklarımız çoraklaşırsa soluk alamayız. Afrika’nın çöllerini unutmayalım. Keza İran, Moğolistan, Afganistan, Hindistan gibi ülkelerde de ucu bucağı olmayan çöller var. Bunları aklımızdan hiç çıkarmamalıyız. Yanlış sulamalar, yeraltı kaynaklarının bilinçsiz kullanımı, canım gölleri yok etti. Ortada kala kala çatlamış toprak parçaları kaldı. Ormanlarımızın sayısını artıramazsak, ağaçları bilinçsizce kesmeye devam edersek, şehirlerde yeşil alanlar bırakmazsak, çöle döneriz. İşte bütün bunlar olmasın diye Türkiye sevdalısı ak saçlı, ak sakallı bir adam Hayrettin Karaca ortaya çıktı. TEMA Vakfını kurdu ve çok önemli işler yaptı. Yalova’daki Arberetumunu gördüğünüzde aklınıza hemen şu geliyor, ülkemin toprakları çok bereketli burada ne varsa, iklim şartları uyan her yerde olur. O zaman bir soruyu da beraberinde getiriyor; peki niçin yok? Olması için minicik yavrularımızdan başlamak üzere, ağaç sevgisini, erozyon tehlikesini ve sonuçta ülkemizin karşı karşıya kalacağı çölleşmeyi onlara iyi anlatmalıyız. Mesela her doğan çocuk için bir ağaç eksek, millet ormanları oluştursak, Türkiye’ye en büyük iyiliği yapmış oluruz. Dünyanın önümüzdeki yıllardaki en büyük savaşlarının su savaşları olacağını bile bile erozyonla mücadelede başarılı olamazsak Türkiye bilin ki, aç kalmaya mahkum olur. Yeşilin olmadığı yerde hayvan da olmaz. Yeşilin olmadığı yerde sebze ve meyve de olmaz. Vatan sevgisinin aynı zamanda yeşil sevgisiyle eş değer olduğunu bilmek durumundayız. TEMA Gönüllüleri okul okul gezerek evlatlarımıza erozyonla mücadeleyi anlatıyor. Mesela etüt derslerinde bu gönüllüler tüm okullarda “Türkiye’ni temiz tut, yeşili koru” konulu söyleşiler yapabilirler. Bil ki yeşil olmazsa gökkuşağı da olmaz. O olmazsa gökteki yıldızları tek tek kaybederiz. Bütün bunlar ortada gerçek olarak dururken, halimizi harap etmeyelim. Türkiye’de topyekun bir erozyonla mücadele ve yeşili koru savaşı başlatalım ki bize uygulanan birliğimizi sarmaya yönelik her türlü savaştan hep birlikte alnımızın akıyla başımız dik olarak çıkalım. Başka Türkiye yok.

 

Nasrettin Hoca ve Kayıp Eşeği

Nasreddin Hoca kasabanın pazarına gitmiş. Eşeğini bir yere bağlamış. Alış veriş yapmış. Döndüğünde eşeğini bağladığı yerde bulamamış. Hiç vakit kaybetmeden bir tellâl tutmuş. Şöyle bağırtmaya başlamış :

– “Eşeğimi kim bulup getirirse, semeriyle, yularıyla ve üstündeki her şeyle beraber eşeğimi ona vereceğim.”

– “Hoca efendi” demişler, “eşeği bulana verecek olduktan sonra ne diye arıyorsun ?”

– ” Kaybolan şeyi bulmanın keyfini bilmezsiniz siz!” demiş Hoca;

“Eşeği bulup getirene mükâfat olarak o eşek yeter.”

“Gençliğimi bulup getirene bütün servetimi veririm.”

“Cenneti bulsam, canımı da veririm.”

*********

Bir gün Nasreddin hocaya bir mektup gelmiş. Mektup Arapçaymış. Mektubu ez çevirmiş düz çevirmiş okuyamamış. Yoldan geçen birine sormuş:

– Yahu demiş, şu mektubu okusana.

Adamda okuyamamış. 3 kişiye daha sormuş onlarda okuyamamış. Daha sonra birine sormuş:

– Ne yazıyor burada?

Adamda bilememiş. Hocaya demiş ki:

– Yaşından başından utan çok bilirim diye kavukla gezersin sonrada bir mektup bile okuyamazsın yuh sana. Hocada sinirlenmiş:

– Çok biliyorsan al bu kavuğu tak kafana hoca ol sen oku bakalım.

 

Bende Bilmiyorum

Temel bir gün trende yolculuk yaparken, yanına Yahudi bir yolcu binmiş. Hareketlerinden ve giyim tarzından, Temel’in saf biri olduğunu anlayan Yahudi, hemen Temel’e yönelerek seslenmiş:

– Beyefendi, size bir soru sorabilir miyim?

– Sor.

– Sen bana bir soru sor, bilemezsem; 100 lira veririm. Sen benim sorumu bilemezsen; bana 10 lira verirsin, olur mu?

– Olur.

Yahudi yolcu:

– Önce sen sor.

Temel sormuş:

– Üç ayaklı canlı nedir?

Yahudi biraz düşündükten, sonra 100 lirayı uzatmış:

– Bilemedim, sen söyle?

100 lirayı cebine atan Temel, Yahudi’ye 10 lira geri vermiş ve şöyle demiş:

– Ben de bilmiyorum!..

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ