DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Parçalı Bulutlu

ERSİN AYDIN’DAN VEDA ZAMANI

01.11.2018
583
A+
A-

Gölcük güzel bir adamla tanıştı. Nüfus Müdürlüğü görevinde titiz, işini bilen, işini seven bir adamdı. Adı Ersin Aydın. İyi bir dostum değerli bir arkadaşım, “Ersin nasılsın?” diye sorduğumda güler yüzüyle “Nüfusçu gibiyim” derdi. Gölcük’te 20 yıla yakın süreyle Nüfus Müdürlüğü yapmak insanları incitmeden onurlu bir görevi tamamlamak son derece önemlidir. Biz Ersin Müdürü pek sevdik. Depremi burada yaşadı, ailesinden kayıplar oldu, ama o hiç işini aksatmadan çok çalışarak Gölcüklülere de ne kadar sevdiğini gösterdi. Evet, şimdi arz-ı veda zamanı. Gölcüklüler Ersin Müdürü bundan böyle çat kapı çaylarını içmeye gelirken görecek. Bak işte bu da çok önemli. Hangi kapıyı çalsa ona sonuna kadar açılır. Demek ki hep güzel düşündü, hep güzel gördü, bunun için de hem hayatından lezzet aldı, hem de işini en iyi şekilde yaptı. Emeklilik, belki de her insanın sağlıklı bir şekilde çalışma hayatını tamamlamak istediği bir nokta. Makamlar hep gelip geçici, başlarsınız yükselirsiniz olmanız gereken yerdeki en üst noktaya çıkarsınız, sonra veda zamanı gelir. İşte o an geldiğinde başınızın dik, alnınızın açık olması son derece önemlidir. Ne güzel ki, yıllarını verdiği Gölcük’ten Nüfus Müdürü olarak bu güzel anılarla anılacak olan sevgili Ersin Müdürüm, belki bir süre dinlenecek, belki yılların birikimi ve yorgunluğunu beraberinde getirdiği stresi de atmak için belki tatil yapacak. Sonra Gölcük’e dönecek ve bizleri her zaman kendisine açtığımız kapılarla bulacak. Haydi bakalım Ersin Müdürüm, yeni hayatın bereketli ve sağlıklı olsun.

Fahrettin Paşa

asıl adı Ömer Fahrettin Türkkan’dır. 4 Şubat 1868, Rusçuk’da doğdu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından (93 Harbi) sonra İstanbul’a yerleşen bir aileye mensuptur. Harp Okulunu birincilikle bitirdikten sonra Kurmaylık Eğitimini tamamlayarak. 1891 yılında Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle göreve başladı. 1908’e kadar merkezi Erzincan’da bulunan 4. Kolordu’da görev yaptı. Balkan Savaşı’nda Çatalca savunmasında ve Edirne’nin geri alınışında görev aldı. I. Dünya Savaşı’nda 4. Ordu Komutanlığına bağlı 12. Kolordu Komutanlığı’na atandı. Bu vazifede iken Musul ve havalisinde başarılı hizmetler yürüttü. 1915’te 4. Kolordu Komutanlığı Vekilliğine tayin edilen Fahrettin Paşa bölgedeki Ermeni isyanları ile uğraştı.

1916 yılında 4.Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine’deki Hicaz Kuvve-i Seferiyesi komutanlığına atandı. İngilizlerin desteğinde isyana girişen Şerif Hüseyin ordusuna karşı, kendi deyimiyle “son ere, son mermiye ve de son damla kana dek…” mücadeleye devam kararı alarak kısıtlı imkânlarla yaptığı 2 yıl 7 ay süren Medine Müdafaası sonrası, İstanbul ile bağlantının kesilmesi, erzak ve ilaç sıkıntısının dayanılmaz hale gelmesi üzerine 7 Ocak 1919’da Medine’yi teslim etmek zorunda kaldı. “Medîne Müdâfii”, “Türk Kaplanı”, “Çöl Kaplanı”, “Medine Kahramanı” lakaplarıyla anıldı.

Ayrıca değişik zamanlarda Osmanlı Padişahları tarafından İstanbul’dan peygamberimizin kabrine gönderilmiş olan hediyeler ile kutsal emanetleri Vehhabi ve İngiliz tehlikesinden korumak için İstanbul’a Tren ile göndermiştir. Bugün bir kısmı Topkapı Sarayı’nın Hazine ve Kutsal Emanetler Dairesi’nde sergilenen bu eşyayı İstanbul’a getirmeyip de Medine’de bıraksa idi büyük ihtimalle Londra’daki British Museum’da sergileniyor olacaktı!

Medine’nin tesliminden sonra savaş esiri olarak önce 27 Ocak 1919 tarihinde Mısır’a, 5 Ağustos 1919 tarihinde Malta’ya sürgün edildi. İtilaf Devletleri tarafından İstanbul’da kurulan Divan-ı Harbi adı verilen Nemrut Mustafa Paşa başkanlığındaki mahkemece ölüme mahkûm edildi.

Ancak Ankara Hükümeti’nin gayretleriyle 8 Nisan 1921 tarihinde Malta’dan kurtulduktan sonra Eylül 1921 tarihinde Milli Mücadeleye katılmak üzere Ankara’ya geldi. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından Güney Cephesi’nde Fransız Ordusu’na karşı savaşan Türk kuvvetlerini birleştirmekle görevlendirildi.

Fransızlarla Ankara Antlaşması’nın imzalanmasıyla güneyde savaş sona erince 9 Kasım 1921 tarihinde TBMM tarafında Türkiye’yi ilk tanıyan Afganistan’a Kabil Büyükelçiliği’ne atandı.

1936 yılında Ferik korgeneral rütbesi ile ordudan emekli oldu. Fahrettin Paşa fotoğraf meraklısıdır 17 yaşından beri fotoğraf çeker 100 yıllık Medine fotoğraf arşivi vardır. 22 Kasım 1948 (80) tarihinde bir tren yolculuğu sırasında Eskişehir yakınlarında kalp krizi geçirerek vefat etti. Vasiyeti üzerine Aşiyan Mezarlığına defnedildi..

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.