DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

BAĞDAT CAMİİ’Nİ KONUŞALIM

12.12.2018
973
A+
A-

BAĞDAT CAMİİ’Nİ KONUŞALIM

İlçemizdeki camilerin zaman zaman yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Eğer bir caminin lojmanı yoksa, orada imam çok fazla durmuyor. Bakın etrafınıza mesela Süleymaniye Camii. Değirmendere’de Turgut Özal İlkokulu’nun karşısında gerçekten muhteşem bir eser. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Caminin alanı epey geniş. Şimdi oraya yönetim bir lojman yapma çabası içerisinde. Bunu başardığında görevli imam da gönül rahatlığıyla görevini yapar. Aksi takdirde lojmansız camilerde görevli çok fazla durmuyor. Diyeceksiniz ki; ille de lojman mı lazım? Evet bu çok öncelerden başlatılmış bir gelenek olduğu için lojmanı olmayan camilerin bu tür sıkıntıları var. O güzide ibadet yerlerinden bir tanesi de Bağdat Camii. Zamanında yeri cami için bağışlanmış. Muhterem kişi ölmüş dolayısıyla mirasçıları var. Tapu hala o merhumun üzerinde. Caminin bir lojmanı yok. Evet diğer camilerde de böyle durumlar var diyebilirsiniz. Lakin, o caminin bünyesi içerisinde yanılmıyorsam on adette dükkan var. Bunlar kirada. Bir gelir elde ediliyor. Yine o güzel camide imama ait bir oda yok. Aslında olmalı. İmamın dini ibadetler ile ilgili vereceği hutbeler, nasihatler gibi işler de bir odanın olması son derece yakışık olanıdır. Bu da yapılmamış. İşi çok daha fazla detaylandırıp anlatmanın bir manası yok. Gölcük Müftülüğünün ilgili birimleriyle cami yönetimi oturup konuşurlar ve bu işi bir esasa bağlarlar. İnşallah böyle olur.

CIA’NIN GÜCÜ

ABD’nin dünyaya saldığı komplolarıyla ünlü bir istihbarat teşkilatı. Dünyanın neresinde karışıklık varsa, bu teşkilatın parmağı var. Al şimdi Fransa’da Macron’a karşı olan hareketler. Kimse CIA’nın parmağı yok demesin. Macron ABD’yi rahatsız etti. “Bir Avrupa ordusu kurulabilir” sözleriyle ABD rahatsız oldu. Bugün oradaki olaylar aslında Macron’a karşı bir kulak çekme hareketi gibi. Demek ki her ülke yönetim anlayışı konusunda hassas davranacak. Bir zafiyet olduğunda ki Macron bunu itiraf etti “Sarı yeleklileri ihmal ettik” dedi. Fransa epey sallandı ve sarsıldı. Şimdi lise öğrencileri eyleme başladı. Bu nerde durur, nereye gider onu da Macron’un alacağı tavırlara göre anlayacağız. Bir CIA şefi yıllar önce “Biz istediğimiz ülkede yarım saatte karışıklık çıkartırız” demişti. Dolayısıyla “Bizi kızdırmayın ha!” tehdidi hala geçerli. Türkiye dinamikleri çok güçlü bir ülke. Şu sıralarda ABD ile aramız çokta iyi değil. Bak, dün Cumhurbaşkanının katıldığı törenle Gökbey Helikopteri hizmete alındı. Gerçekten güzel bir sahneyi gururla izledik. Şöyle bir baktım da 1940’lı yıllarda kendi uçağımızı kendimiz yaparken, fabrikamızı ABD’nin sinsi oyunları nedeniyle kapatmıştık. Eğer bugün o uçak fabrikası devam etseydi belki de dünyanın en güçlü uçaklarını ve diğer hava savaş unsurlarını bizler tamamen yerli ve milli olarak yapacaktık. Demek ki devlet adamlarının tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi ileriyi görmesi son derece önemli. O gün göremedikleri için bugün böyleyiz. Yerli ve milli silah sanayi ve unsurlarını geliştirme konusunda emeği gecen herkese teşekkür ve minnet borçluyuz. Aksi takdirde hain CIA fırsat kollamaya devam edecektir.

Yemekte Ne Var?

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş. “Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla” O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Hala cevap yok.  Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Gene cevap alamamış. Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” “Hayatım beşinci kez söylüyorum, tavuk”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.