DOLAR 6,8675
EURO 7,7760
ALTIN 397,30
BIST 8,7028
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Gök Gürültülü

PATLICAN BİBER SATMAMAK ÇARE Mİ?

29.01.2019
501
A+
A-

Son günlerde gündemi fazla meşgul eden aşırı fiyatlanmasıyla ön plana çıkan patlıcan ve biberi marketler ve Pazar esnafı satmayacakmış. Bir süreliğine böyle bir karar alınmış. Böyle haberleri izleyince biraz tebessüm ettim. Aklıma Barış Manço’nun domates biber patlıcan adlı şarkısı geldi. Sanki rahmetli Barış o günlerden bugünlere mesaj vermişti mi ne bilemedim. Peki, bu bir çare mi? o zaman kıymanın kilosu 50 lira, kasaplar kıyma satmasın. Öyle yapacağımıza patlıcan 16 liradan, biber 12 liradan insanların cebini değil yüreğini yakarcasına fiyatlanacağına çare üretelim. Üreticiden 3 lira, 4 liraya çıkıp tezgahlara 12 liralık etiketiyle çıkan biber 16 liralık etiketiyle çıkan patlıcanın fiyatının düşmesi için üreticiden direkt tüketiciye formülünü geliştirelim. Böyle yapalım. Yarın kamuoyu farklı bir ürün adına da bu ne kadar pahalı dediğinde onu da mı önce tezgahlardan sonra da sofralardan kaldıracağız. Şu sıralarda sadece biber ve patlıcan değil soğan, patates, maydanoz onlarda pahalı. Taze fasulye 20 liralık bir etiket gördü. O hepsinden daha pahalı. Bir süreliğine satışlardan çekmek hiçbir zaman çare olamaz. Üretici orada bar bar bağırırken benden şu kadar çıkıyor, üç katına etiketleniyor feryadını yaparken biz çare olarak aradaki o gereksiz aracıları mutlaka çıkarmalıyız. Hiç kimsenin para kazanacağım diye milletin gıdasıyla oynamaya hakkı yok. Tarladan biri alacak, ondan diğeri alacak, ondan bir başkası. Arada aracılar malı götürecek, millette onların yüzünden pahalı ürün satılacak. Yok, böyle bir şey. Eskiden kooperatifler vardı, pek de güzeldi. Vatandaş oralardan çok daha ucuza ürünlerini temin edebiliyordu. Alan razıydı, satan razıydı. Bakın size bir hikaye anlatayım. Gerçek bir olay. Fethiye ilçesinin Kayadibi köyünde can dostum Zeki Kılıç’ın misafiriydim. Amcasının oğlunun evinde kalıyordum. Amcaoğlu yaylaya çıkmış patatesleri toplama telaşındaydı. Yayla dediysem oradaki dağların tepesindeki bir yerde. Binlerce ton patates yetişmiş. Her gün bir çuval patates görüyorum. Bizim Zeki’ye sordum. Oğlum bunlar ne böyle? Her gün bir çuval patatesi kim yiyecek? Zeki bana dönüp sorma kardeşim dedi. Bir tüccar gelmiş kilosuna 20 kuruş vermiş. O sıralarda pazarda patatesin kilosu 80 kuruştan satılıyordu. Amcaoğlu da bunlar masrafı bile karşılamaz deyip vermemiş. Patates toprakta kalmış. Bende onlara bu işi böyle yapacağınıza kooperatif kurun onun vasıtasıyla patateslerinizi pazarlayın dedim. Şimdi tarlada patates 20 kuruş, tezgahta 80 kuruş. 4 kat fark var. Ama patatesin direkt tüketiciye 40 kuruştan ver. Hem sen para kazan üretici olarak hem de halk çok daha ucuza ürünün sahibi olsun. İşte bugün de bunlar yapılmalı. Biberi 2 lira 3 liradan al tezgaha 12 liradan düşsün. Böyle bir şey olmaz. Dolayısıyla her iki ürünün bir süreliğine satmama kararı da olmaz. Bunlar yapılacağına çekin aradaki lüzumsuz aracıları. Üretici de malını satabilsin, tüketici de daha ucuza sofrasına getirebilsin.

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.