Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi meyve siparişi kurtkoy escort pendik escort escort istanbul escort istanbul kayseri escort bursa escort mersin escort bursa escort atasehir escort bayan escort kayseri kayseri escort bursa escort banko tahmin izmir escort bayan girne escort

KALBİN SINAVI

Aysu Azak
Aysu Azak
  • 10.04.2019
  • 324 kez okundu

KALBİN SINAVI

Yaşarken aldığımız kararlar, bizi farkında olmadan sınavdan geçirir. Öyle bir an gelir, duygularımızla aldığımız kararların bedelini kendimiz öderiz.

Herkesin bir sınavı var ve herkes kendi aldığı kararların sorumluluğunu taşır. Aldığımız kararları uyguladıktan sonra , “Ne yaptım? Neden yaptım? Yapmasaydım.” dediğiniz anlar olmuştur. Bu anlarda birileri size hayat dersi vermiş olabilir.

Yaşarken hiç ummadığımız kişiler bize büyük dersler verir. Bu dersler zamanla tecrübeye dönüşür.

“Ustaya başarısının sırrını sormuşlar, iki kelime demiş:
_Doğru kararlar

Hepimizden farklı olarak, sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar, tek kelime demiş:
_Tecrübe

İyi de kardeşim bu tecrübe denen şeyin sırrı neymiş? Usta deriiin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş:
_YANLIŞ KARARLAR!”(alıntı)

Aldığımız kararlar her zaman yanlış olmayacaktır, elbette. Bazen doğru kararlar vererek de tecrübe ediniriz. Önemli olan aldığımız öğretinin farkına varıp ders almaktır. Yanlış verdiğimiz kararları değerlendirerek doğruyu bulmaktır.

Başarılı sınavlarımız olsun.. Sevgiyle yaşayın…(aysuazak@hotmail.com)

David o gün çok yoğundu, seçim kampanyaları devam ediyordu. Aceleyle çevirdiği telefonda karşısına çıkan şarkı gibi bir sesle karşılaşınca şaşırdı. Özür dileyip kapattı.
Ama o hoş ses, aklından çıkmıyordu. Ertesi gün sabah erkenden o numarayı aradı. Telefon çalarken, kalbi çok hızlı çarpıyordu. Evet, karşısında yine o tatlı
ses vardı. Kendisini tanıttı, konuşmaya başladılar.

Konuştukça kızdan daha da etkileniyordu.

Günler geçti. Her gün onunla konuşuyordu, onun sesini duymadan güne başlayamıyordu. Kızgın olduğunda sakinleştiriyor, üzgünken neşelendiriyor, monoton günlerde yeni heyecanlar aşılıyordu. O soğuk kış günleri bu sıcacık sesle ısınmış ve bahar gelmişti. Bu arada seçim kampanyaları da çetin bir şekilde devam ediyordu.

Bu arada aklından ve kalbinden çıkaramadığı  o kızla evlenmeliyim diye düşünmeye başladı. Bu, kampanyası için de olumlu olurdu. Danışmanı başının etini yiyordu “Evlenirsen raitingin 10 puan artar” diye… Şu ana kadar bu konuyu pek ciddi düşünmemişti. Neden olmasın dedi ve hızla telefonu çevirdi. Hiç nefes almadan evlenmek istediğini söyledi, kampanyasını anlattı,  hayallerinden bahsetti, seçimden sonra Karayiplerde bir balayından bile bahsetti. Onun çoşkusu genç kıza da geçmişti. Ama bir anda sessizleşti ve mırıltılı bir sesle “henüz beni görmediniz ya beğenmezseniz.” dedi.
David “bu kadar güzel bir sesin ve kalbin sahibi çirkin olamaz herhalde” dedi. Bu arada eski neşesini ve coşkusunu kaybetmişti. O zaman yarın buluşalım dedi.

Buluşacakları yeri konuştular. Ertesi gün David  heyecanla buluşacakları yere geldi. Biraz sonra uzaktan  yanında köpeği ile güzel bir kız geliyordu. Acaba o mu diye düşündü. Ama parkın o kısmındaki tek kişi olmasına rağmen ona bakmıyordu. Uzaklara çok uzaklara bakıyordu. Sanırım o değil dedi. Kızın gözlerinde  güneş gözlükleri vardı. Kızın gözlerinin ne renk olduğunu düşünmeden edemedi. Kız, David ile telefondaki meleğin buluşacağı havuzun yanına kadar geldi. O da ne? Elinde bir beyaz baston vardı.

David şaşkınlıkla ona bakakaldı. Bu o telefonlarda  konuştuğu meleğiydi. Ama o kördü. Ne yapmalıyım diye düşündü. Kaçıp gitmeli mi? Her şeye rağmen
elini tutup konuşmalı ve onunla evlenmeli miydi? David yutkundu ve birkaç adım atıp, kızın yanından  geçip sessizce gitti. Parkın dışına çıktığında son bir kez dönüp kıza baktı. Kız hâlâ uzaklara doğru bakıyor, köpeğiyle konuşuyor ve David ‘i bekliyordu. David, günlerce onu bekleyen kızın hayalini  unutamadı. Sürekli doğruyu yaptığına kendini  inandırmaya çalışıyordu. Bazen eli telefona gidiyor, “O gün işim çıktı, gelemedim.” deyip, her şeye  yeniden başlamayı düşünüyordu.

Günler geçti ve seçimler sonuçlandı. David seçimleri kaybetti. New Jersey valisi olamamıştı. Yine  avukatlığa devam etmeye başladı. Noel hazırlıklarının devam ettiği o öğlen, sekreteri içeri girerek, davanın 25 dk sonra olacağını hatırlattı. Hızla hazırlandı. Çantasını alıp adliyeye gitti. Yerine geçti oturdu. Önemli bir tecavüz davası görülüyordu ve sanığı David savunacaktı, işi zordu.
Biraz sonra karşı taraf ve hakim de yerlerini almıştı. David, ilk tanığa sorusunu    sordu. Moralinin bozulmaması için karşı tarafın avukatına dönüp bakmamıştı bile.

İkinci tanık ile ilgili notlarına bakarken, yüksek topuklu bir ayakkabı sesi duydu. Karşı tarafın avukatı tanığın yanına gidiyordu. Avukat konuşmaya başladı. Bu ses
çok sert, acımasız ama bir o kadar da tanıdık geldi.
Başını kaldırdı daha bir dikkatle baktı. O sırada saçlarını sımsıkı topuz yapmış, menekşe gözlü, dudakları bir çizgi gibi kapalı avukatla göz göze geldi.
İşte o anda gözlerinde birden başka bir görüntü  canlandı. Çağlayan gibi omuzlarından aşağı sarkan sarı saçlar, her an gülmeye hazır yürek şeklinde dudaklar, melek gibi bir yüz ve güzel bir vücut. Bu, o parktaki  kız olabilir miydi..? Yoksa halisülasyonlar mı görmeye başlamıştı.

2 saat sonra dava bittiğinde hiç bir şey hatırlamıyordu. Yanından hızla geçen avukatın peşinden  koşup bahçede yakaladı. Tam ağzını açıp konuşacaktı ki, o menekşe göze, ta gözbebeklerinin içine kadar sımsıcak bir şekilde baktı, o çizgi halindeki dudaklar güller gibi açarak gülümsedi ve şarkı gibi melodik bir ses duyuldu. “Merhaba, o gün parkta sana şaka yapmak istemiştim… Her şeye rağmen beni isteseydin, cesurca  yanıma gelip bana telefondaki meleğim demiş olsaydın. Ya da, 1-2 saniye daha bekleyebilseydin… Oraya sana evet demek için gelmiştim.

Oysa sen, kendi kalbini sınavdan geçirdin ve başarısız oldun. Bu arada, sürekli aradığın ya da, parktaki günden sonra hiç aramadığın telefon, ofisimdeki direkt
telefondu.” dedi ve telefondaki melek yürüyüp gitti.(alıntı)

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ