Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi meyve siparişi kurtkoy escort pendik escort escort istanbul escort istanbul kayseri escort bursa escort mersin escort bursa escort atasehir escort bayan escort kayseri kayseri escort bursa escort banko tahmin girne escort

İKİ KİŞİLİK YAŞAMAK

Aysu Azak
Aysu Azak
  • 09.05.2019
  • 574 kez okundu

İKİ KİŞİLİK YAŞAMAK

Dünyaya gözlerimizi açtığımız günden itibaren biz çok önemliyiz, çok da özeliz. Biricik ve tekiz. Öyleyiz gerçekten. Bizden başka var mı? Yok.

Yürümeyi ve konuşmayı bilmediğimiz dönemlerde “ben” olmaya başlarız. Sorduklarında her şeye “benim” diyerek büyür, “ben” algımızı genişletiriz.

Bir süre sonra her şeyin “benim” olmadığını fark ederek gelişir, ayırt ederiz. Her şeyi ama her şeyi ayırt eder hatta sorgulamaya bile başlarız.

İlkokul, ortaokul derken eğitim hayatı, bulunduğumuz çevre ve sahip olduklarımız, kişiliğimizin ve karakterimizin sınırlanırını belirler.

Kendi sorumluluklarımızı almaya başladıktan ve kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrendikten sonra o zaman bir başkasının sorumluluğunu almaya kendimizi hazır hissederiz. Kendi hikâyemizi yazmaya başlarız.

Eş olmaya hazır hissettiğimizde de iki kişilik hayatı yaşama isteği duyarız. Kısacası hayatın tüm yükünü iki kişi olarak göğüsleriz.

İki kişilik hayat, dediğimde şu alıntıyı paylaşmadan edemeyeceğim.

“ İki kişilik Yaşamak nedir bilir misin?” diye sordu bir baba çocuğuna. Çocuk şaşkın gözlerle babasına bakarak: “bilmiyorum” dedi.

O zaman anlatayım da iki kişilik yaşamak ne demekmiş, öğren bakalım çocuk dedi ve anlatmaya başladı baba:

Kendi içinde bir kişiyi barındırmaktadır aslına bakarsan biraz da. Kendin için istediklerini içindeki kişi içinde istemektir.

Onun dertlerini dert edinmek, sevinçlerinde, yüreğinde volkanların patlamasını şahit olmaktır. Etrafa baktıkça gözlerinde onu görebilmektir.

O ağladığında hıçkırıkları senin getirmendir iki kişilik yaşamak. Nefes alışında onun ciğerlerine hayat doldurabilmektedir.

Ona bir şey olduğunda yüreğinin cız ettiğini hissedebilmektir.

Uzaklarda olsan da, sıkıntı, dert, tasa olsa da hayata onun için tutunabilmektir. Şükretmenin verdiği hazzı yaşayabilmektir.

İbretlik hayatları düşünerek O’nu düşleyebilmektir. Soluğunun kesildiğinde ona hayat verebilmektir.  Tüm engelleri aşıp onunla paylaşabilmektir tüm sevincini..

Ve evlat iki kişilik yaşamak seviyorum dediğinde “ben de” sesini yüreğinden hissedebilmektir.

Çocuk “yani anne gibi mi” dedi birden. Şaşırma sırası bu sefer de babadaydı. Bir an sessizlik oldu, bu sessizliği yine çocuk bozdu. “Evet anne gibi mi?” dedi yine.

Baba şaşkınlığından kurtulup çocuğa cevap verebilmek için derin bir nefes aldı. “Senin için iki kişilik yaşamak annen olduğu gibi benim için de iki kişilik yaşamak annen.” Dedi. İki kişilik yaşamak bir ben bir de sen.(alıntı)

Tam bu nokta da benim de oğlumun iki kişilik yaşamının başlangıcında ;

FNB Orkestrasının, çok değerli üyeleri, yürekleri güzel arkadaşlarım,

Solist-gitarist Fırat Nadir Bilgin ve bağlamada Kadir Cihan Bozo’ya mutluluğumuzu paylaştıkları için;

Bateride Tayfun Üzümer’e; Elektro gitarda Umut Diriöz’e gecemizi renklendirdikleri için kendilerine ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Enerjinizin güzelliğini geceye yansıtmış olmalısınız ki bu grubun İstanbul’dan mı geldiği sorusu soruldu. Yüreğinize, sesinize ve emeğinize sağlık, iyi ki varsınız arkadaşlarım.

Ve Beytül Bahçe. İzmit Ticaret Odası Beytül Kebap..

İlk gün bilgi almak için geldiğimizde önce Beytül Kebap’ı anlatışınızdaki mütevazılığınızla dikkatimizi çektiniz.

Sonrasında eşimin hastane sürecinde sizleri uzunca bir süre bekletirken gösterdiğiniz sabırla, anlayışınız bizi mutlu etti. Daha sonrasında bir gün önceki

demo yemeğinizle ki ben lezzeti güzel bulduğumda itiraf ediyorum, içimden “tabiî ki güzel olacak, önemli olan yarın” demiştim. Bu konuda ayrıcalıklı bir işletme olduğunuzu yemeklerinizle, servisinizle ve saygıyla yaklaşan elemanlarınızla gecenin sonunda anlamış olduk.

Hala yemeklerinizin ve birde ordövr tabağınızın lezzetli oluşunu duydukça kulaklarınızı çınlatıyoruz.

Gecemize gösterdiğiniz özen ve düzen için ve mükemmel ev sahibeliğiniz için emeği geçen herkese ayrı ayrı çok teşekkür ederiz.

Gizem Çiçekçilik ve Organizasyonun değerli üyelerine ve emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Gecemizi güzelleştiren tüm dost ve akrabalarımıza da sevgilerimizi iletiyor gönül dolusu teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Özellikle de annemin, babamın ve eşimin rahatsızlıkları döneminde mutluluklarını paylaşmaya gidemediğimiz halde gelen dostlarımıza ayrıca teşekkür eder güzel yüreklerine sağlıklar dileriz.

Uzun yıllardır hep hastalıklarla ve kayıplarla yaşadık. Bu nedenle şu “acı gün” dediğimiz ve duyguların son nokta da olduğu, her şeyin anlamını yitirdiği dönemlerde önemli olanın acı günde acıların paylaşılması olduğunu düşünürdüm. Belki de yoğun ve üst üste geldiği için daha çok önemsiyordum.

Anladım ki Damdan düştüğünde, damdan düşeni istemekle Temel çok haklıymış.

Böyle bir mutluluğu yaşamamıştım. Yaşayan arakadaşlarımı da çok iyi anladığımı sanıyordum. Anladım ki sadece sanıyormuşum.

Birini anlamak onun yaşadıklarını aynen yaşadığında oluyormuş. Sevdiklerimizin mutluluğunu zamanında paylaşabilmek dileğiyle.. Hayata sevgiyle bakın.. (aysuazak@hotmail.com)

 

 

 

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ