DOLAR 7,8162
EURO 9,2672
ALTIN 482,65
BIST 10,2764
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Parçalı Bulutlu

Nerede o eski Ramazanlar? HÜSEYİN MEME ANLATIYOR

Nerede o eski Ramazanlar?  HÜSEYİN MEME ANLATIYOR

Nerede o eski Ramazanlar?

HÜSEYİN MEME ANLATIYOR

Bereket ve huzur ayı olan 11 Ayın Sultanı Ramazan Ayı başladı. İlçemizin tanınmış esnaflarından Çotanak Ticaret Beko Bayi işletmecisi Hüseyin Meme eski Ramazanları allattı. Meme, “Eski Ramazanlar daha heyecanlı geçerdi. Bayramlar ise tam bayram tadındaydı” dedi.

“O zamanlarda Ramazan daha heyecanlı geçerdi”

Eski Ramazanların tadının bir başka olduğunu ifade eden  Hüseyin Meme, “ Bizim çocukluğumuzda Ramazan yaklaşınca kadınlar bir araya gelir evin önünde ateş yanardı ve yufkalar ve herkes kendine ne kadar yaptırmak isterse o kadar yufka açılırdı. Tabi arada açılan yufkaları yağlar ve kendileri de yerlerdi. Bizde büyük bir hevesle bu anı beklerdik. Yağlı yufkalarımızı yedikten sonra oyunumuza devam ederdik. Sahurlarda daha küçük olduğumuz için bizi kaldırmazlardı. Büyükler bizi de kaldırsın diye beklerdik. Hatta biz kendimiz lavaboya kalkardık ve “Hadi sende gel” desinler diye beklerdik. Gündüz tabi köyde çalışmalar devam ederdi. Benim çocukluğumda Ramazan fındık zamanına denk gelmişti. İşten kaçamak yapmaya çalışırdık. Dedem, “ Hadi sen biraz daha yat” derdi. Yoksa denize kaçacağım bunu bilirlerdi. Denize kaçarsam hiç dönmeyeceğimi bildikleri için biraz daha uyumama izin verirlerdi. O zamanlarda Ramazan daha heyecanlı geçerdi. O tarihlerde oruç tutmayan belki olabiliyordu ama kimse o kişinin dışarıda bir yerde yemek yediğini göremezdi. Yemek üzerine olan esnafın tamamı gündüz kapalı olurdu” dedi.

“Sahurlarda annemden önce Ramazan davulcusunun sesi ile uyanmış olurdum”

Meme sözlerinin devamında, “1965 yılında Gölcük’e taşındık. Ailem Giresun’da ki geleneklerimizi burada da yaşatmaya devam ettirdi. Yine Ramazan yaklaşınca annem komşuları ile bir araya gelir ve yufkalar açılırdı. Annem o yufkalarla sahurlarda börekler yapardı ve bizi uyandırırdı. Tabi biz annemden önce Ramazan davulcusunun sesi ile uyanmış olurdum. Ramazan’ın simgesiydi davulcular ve hatta bazı mahallelerden erken geçerdi. O saatte yesen bir türlü yemesen iki türlü. Ama biz yinede Ramazan Davulcularını seviyorduk. Benim çocukluğumda tömbelek dediğimiz bir olay vardı. Akşamları manilerimizi söyleyerek mahalledeki evleri gezerdik. Zaten evlerin önüne geldiğimiz zaman sesi duyan ev sahibi kapıyı açar ve bize harçlık veya yiyecek bir şeyler verirdi. Biz Gölcük’e taşındığımızdan beri Kavaklı Mahallesi’ndeyim. Zaten o zamanlar Gölcük’te Kavaklı Mahallesi, Merkez Mahallesi ve Dumlupınar Mahallesi vardı. Bizde Mahallenin çocukları ile iftardan sonra toplanırdık ve tömbelek oyununu oynardık” dedi.

“Her bayram olmasa da ailem bayramlarda bizi temiz ve yeni giydirmeye özen gösterirdi”

Ramazan Ayı kadar Ramazan Bayramlarını da coşkuyla kutladıklarını ifade eden Meme sözlerinin devamında, “  Ramazan’ın 15’inden sonra giyeceğin kıyafetin hazırlığı yapılırdı. Tabi o zaman bolluk yoktu. Babamız ne alırsa onu giymek zorunda kalırdık. Her bayram olmasa da ailem bayramlarda bizi temiz ve yeni giydirmeye özen gösterirdi. Evet o zamanda geçim biraz sıkıntılıydı ama enflasyon diye bir şey yoktu. 1970’li yılların sonlarında bu ülkede enflasyon diye bir şey çıktı. O zamanlarda aldığımız bir ürün ne kadarsa vade ne kadar uzun olursa olsun o fiyat üzerinden ödeme yapılırdı. Bayrama kısa bir süre kala evde bayram baklavaları açılır ve temizlik yapılırdı. Bayram sabahı bayram namazımızı kıldıktan sonra eve gelir aile olarak bayramlaşırdık ve mahallenin bütün çocukları olarak bütün mahalledeki evlere tanıyalım tanımayalım gezerdik ve bayramlaşırdık. Şimdi Gölcük’te bu kültür olmasa da Giresun’a gittiğim zaman bu kültürün devam ettiğini gördüm. Hatta  diğer Anadolu illerinde devam ediyor ama batı da ne yazık ki bu kültür kayboluyor” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.