DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 32°C
Parçalı Bulutlu

AH ŞU İSTANBUL

10.07.2019
483
A+
A-

Erenler’e sormuşlar. Ankara’nın neyini seversin diye. İstanbul’a dönüşünü diye cevap vermiş. Ah şu İstanbul. Önceki gün o güzel şehri ziyaret ettim. Basın kartlarının yeni şekliyle ve yeni adıyla değişmesi sonucu kartlarda artık Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı yazıyor. Sarı olan renklerde maviye dönüşmüş. Benim sürekli basın kartım var. Haydi bir gideyim alayım da geleyim. Cumhurbaşkanlığı İstanbul İletişim Merkezi Fındıklı’da. Harem’e vardık. Vapur seyahatine pek bayılırım. Boğaz’ın eşsiz güzelliğiyle Sirkeci’ye geçtik. Orada güzel kahvemi yudumlamayı ihmal de etmedim. Oradan bir taksiye doğru Fındıklı’ya. Hem benim hem de Nebiye’nin kartını alıp taksiciye haydi evlat Eminönü’ne götür beni dedim. Kapalıçarşı’nın önünde indim. Şöyle bir tur, ardından hemen seyyar çaycının başına çökerek ver bakalım bir demli çay kardeş dedim. Sonra hem İstanbul’u seyrederek hem de İstanbul’da çalıştığım günleri yad ederek vapur iskelelerinin önüne kadar geldim. Şöyle soluma dönüp baktığımda boğaz turu vapur gezisi yazıyordu. Aslında pek de güzel olurdu. Tadına doyum olmaz bir boğaz keyfi yaşardım. Lakin 2-2 buçuk saat sürüyor. Bu defa da geç kalırım düşüncesiyle tekrar arabalı vapur iskelesinden karşıya geçtim. Manzara güzel, hava sıcak. Herkes elinde cep telefonlarıyla boğazın eşsiz manzarasını çekiyor. Vapurlar bir taraftar öbür tarafa, martılar cıvıl cıvıl ötüşüyor. Kabataş’ın önünde de kocaman kocaman turistik gemiler. O kadar kalabalık olmasına rağmen trafiğin o kadar sıkışık olmasına rağmen İstanbul bir başka güzel. Ben de kendi kendime dedim ki İstanbul’un neresini seversin? Gölcük’e dönüşünü dedim. Tarihin bizim milletimiz adına en güzel sayfasının yazıldığı yer önce Malazgirt sonra da İstanbul’dur. Malazgirt’te olmasaydık İstanbul zaten hayal olurdu. Helal olsun dedim Sultan Alparslan’a. Dünyanın en güzel şehrinin bize armağanın yolunu açtı. Herkeste büyük bir koşuşturmaca, bir telaş, herkeste varacağı yere bir an önce gitme çabası. İşte 16 milyonluk nüfusuyla Türkiye’nin neredeyse 4’te 1’nin yaşadığı İstanbul böyle bir yer. Kabataş’tan Üsküdar’a el sallayabilirsiniz. Sarayburnu’ndan Kadıköy’e merhaba diyebilirsiniz. Marmara ile denizin altından Anadolu Yakası’ndan Avrupa’ya, Avrupa Yakası’ndan Asya’ya geçebilirsiniz. Kıtalar arası selamlaşma deyince dünyada akla gelen tek şehir var onun adı da İstanbul. Turistler her milletten. İstanbul’un güzelliğine varmak, tadını almak için bu yıl sanki biraz daha fazla gelmişler. İstanbul’da bir güzel, İstanbul kadar güzel şarkısı ile birlikte bir simit alıp ufak ufak martılara doğru yolladım. Denize doğru bir pike yaptılar. Onları dalış ve çıkışlarını seyrettim. Bir yandan da boğazın tadına doyulmaz nefis ve temiz havasını içime sindire sindire Gölcük otobüsünün yolunu tuttum.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
17 Ağustos 2016
13 Kasım 2017
5 Eylül 2017
29 Nisan 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.