DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 37°C
Sıcak

Dt. Gamze Top Manav, “YAZ AYLARINDA DİŞ HASSASİYETİ ARTIYOR”

Dt. Gamze Top Manav, “YAZ AYLARINDA DİŞ HASSASİYETİ ARTIYOR”

Dt. Gamze Top Manav,

“YAZ AYLARINDA DİŞ HASSASİYETİ ARTIYOR”

İlçemizin başarılı diş hekimlerinden Dt. Gamze Top Manav özellikle yaz aylarında artan diş hassasiyeti ve diş hassasiyetini önlemenin yolları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Diş hassasiyeti geçmişten günümüze gelen hiç de azımsanmayacak ölçüde bir problemdir”

Dt. Gamze Top Manav diş hassasiyeti konusunda yaptığı açıklamada, “Yaz Aylarında Diş Hassasiyeti Artıyor. “Soğuk meyve yiyemiyorum, dişlerim kamaşıyor…”, “Dondurma yemeye başladığım anda dişlerim sızlamaya başlıyor”, “Sıcak yemekle soğuk bir içecek tüketemiyorum.” Birçoğumuz bu tarz şikayetleri en az bir kere hayatımızda yaşamıştır. Diş hassasiyeti geçmişten günümüze gelen hiç de azımsanmayacak ölçüde bir problemdir. Bu zorlayıcı rahatsızlığın birkaç ismi vardır; dentin hassasiyeti ve kök hassasiyeti bu isimlerden birkaçı… Belki de çok dikkatimizi yoğunlaştıramadığımız diş hassasiyetinden, yazın soğuk içecek ve yiyeceklerin tüketilmesinin artmasıyla kaçamaz hale geliriz ve böylece diş hassasiyeti, gündemimizdeki sırasını belirler. Diş hassasiyeti, kısa süreli ve geçici bir ağrıyla karakterize olsa da, hassasiyete yol açan ana nedenler tedavi edilmediği takdirde, ağız sağlığı sorunları daha da büyüyebilir ve tedavileri zorlaşabilir” dedi.

Diş hassasiyetinin başlıca nedenleri

  • Eski dolgulu dişler: Kanal tedavisi uygulanmış ve sonradan fistül oluşmuş veya canlılığını tamamen ya da yarı yarıya kaybetmiş dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.
  • Kırık ve çatlak dişler: Dikey ve yatay, parça kırık veya çatlak oluşan dişlerin ağız kapandığında karşı dişlerle temasında oluşan ağrı.
  • Diş çürükleri: En yüksek derecede hassasiyet algısı, çürük doku diş minesini tamamen harap ettiğinde mine-dentin sınırını geçerken görülür. Hassasiyet, çürük dişin canlı dokusuna ilerleyene kadar artarak devam eder.
  • Diş eti çekilmesi: Kronik diş eti hastalığı olan kişilerde, diş eti ameliyatları sonrasında veya yaşla, ağız bölgesine alınan darbeler sonucu, dişlerdeki çapraşıklıklar ya da diğer yumuşak dokulardaki anomaliler ile dişlerin kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla oluşan ağrı.
  • Diş fırçası abrazyonu: Sert diş fırçası kullanımı veya yumuşak diş fırçasının aşındırıcı özelliği, fazla macun kullanımı veya hatalı fırçalama sonrasında genellikle baskın kullanılan elin denk geldiği bölgede oluşan aşınma, hem diş eti çekilmesine neden olabilir; hem de diş eti çekilmesi sonucu yumuşak kök yüzeyinin açığa çıkmasıyla hissedilen ağrıya sebep olur.
  • Abfraksiyon lezyonları: Genellikle dişin anatomik şeklinin bozuk olduğu yerlerde dişlerde aşınma ve yüzeyden mikro düzeyde parça kopması ile oluşur. Çürük olmadığı halde diş yüzeyinde madde kaybı olan bu tip lezyonlar yüksek hassasiyet göstererek, dişin canlı dokusuna kadar ilerleyebilir.
  • Erozyon lezyonları: Düşük Ph’lı ve yüksek karbonat oranlı kola, meyve ve enerji içecekleri diş yüzeyinden çürüksüz madde kaybı oluşumuna sebep olmaktadır. Bu tür içeceklerin kullanım alışkanlıkları, asitle yüzeysel olarak yumuşayan mine veya dentinin diş fırçalama ile kolayca yerinden kalkmasına sebep olacaktır. Reflü, bulimia gibi gastointestinal sistem hastalıkları dişlerin dile bakan yüzeylerinde, yüzeylerine zarar verirken; beslenme ile alınan asitli gıda tüketiminin fazlalığıyla oluşan lezyonlar dişlerin yanaklara (dışa) bakan yüzeylerinde görülür.
  • Beslenme tipi: Herhangi bir sebeple hasarlanmış diş yüzeyi, domates, meyve suları, kola içecekleri gibi düşük Ph’ lı içeceklerin asidik sıvısıyla temas ettiğinde ani hassasiyet oluşacaktır. Beslenme şekli erozyondan dolayı oluşan hassasiyeti şiddetlendirebilir.
  • Genetik hassasiyet: Hassas dişlerin hikayesi yıllardır hastalar tarafından anlatılır. Bu tip hassasiyetin sebebi, %10 sementin kök dokusunun ve mine dokusunun dişdentin yapısını örtmediği tipte sınıflandırılan anatomik yapı bozukluğu ile de korelasyon kurularak veya tüm hastaların farklı ağrı eşik değerlerinin olmasıyla da açıklanabilir.
  • Dolgu sonrası hassasiyet: Bazı tip gümüş cıva karışımı amalgam dolguların 24-48 saat büzülmeye bağlı olarak hassasiyet oluşturması; diş renginde yapılan dolgu uygulamalarında yeterli teknik hassasiyet gösterilmemesi veya hatalı asit uygulaması; dolgu yapılırken diş kurutma tekniğinin hatalı uygulaması; diş dokusunda çürük temizlenirken hatalı uygulamalar yaparak dişin canlı sinir dokusunu etkilemek; dolgu yaparken ani ısı değişikliği oluşturmak ya da dolgunun normalden yüksek bırakılması; ağız içinde ani uyarılmaya veya ‘pas ya da aliminyum’ tadına sebep olan farklı metaller arasındaki reaksiyonlar hassasiyet oluşumunu tetikler.
  • İlaç kullanımı: Ağız kuruluğuna sebep olan ilaçlar (antihistaminikler, tansiyon ilaçları gibi) tükürüğün miktarını azaltarak koruyucu etkisini de bozar ve beslenmeyle meydana gelebilecek travmalara veya bakteri plak artışına sebep olurlar. Tükürük akışındaki azalma, yaşlanma ve ilaç alınımıyla birlikte tükürük Ph’ının diş çürüklerinin ve erozyon lezyonlarının oluşumuna sebep verecek düzeye inmesine neden olur.
  • Beyazlatma hassasiyeti: Kanal tedavisi uygulanmamış dişlere uygulanan diş beyazlatmasında %10’luk karbamidperoksitin ( %3 hidrojen peroksit, %7 üre) mine ve dentini geçerek sinir dokusuna ulaşmasıyla oluşur. Dentindeki sıvı akışı ve materyalin sinir dokusuyla temasıyla yoğunluğun değişimi nedeniyle, hassasiyet geri dönüşebilir sinir dokusu iltihabışeklini alır. Hassasiyet tüm diğer beyazlatma yöntemleri (in-office, ışık aktivasyonlu, yeni overthecounter yöntemi!) sonucunda oluşabilir ve tercih edilen beyazlatma markası ve içeriği ile ilgilidir.

Peki ne yapabiliriz?

Dt. Gamze Top Manav diş hassasiyetine karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgi veridi. Manav, “Dişlerimizi diş ve diş eti yapımıza uygun bir fırçayla fırçalamalıyız. Tükettiğimiz gıdalara dikkat etmeli, asitli gıdalardan kaçınmalıyız. Diş gıcırdatma gibi bir problemimiz varsa tedavi olmalıyız. Bu durumda diş hekimi her hastaya uygun koruyucu bir gece plağı yapar ve bunun yatarken kullanılmasını ister. Böylece uykuda yapılan sıkma veya gıcırdatma ile dişlere zarar verilmemiş olur. Diş hassasiyetine karşı üretilen diş macunlarını tercih etmeliyiz” dedi.

“En iyi tedavi seçeneğini muayene yaptıktan sonra diş hekiminin uygulayacağını unutmamalıyız”

Manav son olarak, “En genel, profesyonel olarak önerilen, hassas dişe yalnız uygulama kolaylığı sunan hassasiyet giderici diş macunları, potasyum tuzları içerenlerdir. Potasyum tuzları mine ve dişdentin dokusundan kolayca geçerek birkaç dakika içinde dişin canlı sinir dokusuna ulaşır. Çoğunlukla potasyum bazlı hassasiyet giderici diş macunları diş dokusunu korumak için flor içerir aynı zamanda bazıları da değişik tatlar, beyazlatma özelliği, tartar kontrolü ve karbonat içerikli olarak tüketiciye sunulur. Kinik girişimlerde hassasiyet giderici etkili diş macunları günde iki kere ve yaklaşık iki hafta kullanım sonucunda hassasiyetin azalmasını sağlamış ve daha büyük etkileri de düzenli kullanımıyla gözlenmiştir. Bu arada hasta, üreticinin tavsiyesine de uyarak günde iki defa ağız hiyjen uygulamasının bir parçası olarak fırçalamayı sürdürmelidir. Hastalara sürekli kullandıkları diş macununa benzer özellikler taşıyan hassasiyet giderici edici diş macunları önerildiğinde başarı oranı yükselecektir. Aldığımız önlemlere rağmen dişlerde belirgin bir hassasiyet varsa diş hekimini ziyaret etmeli ve bunu onunla paylaşmalıyız. Bu durumun arkasında çürük vb. bir sebep olabilir. En iyi tedavi seçeneğini muayene yaptıktan sonra diş hekiminin uygulayacağını unutmamalıyız” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.