Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
ankara escort ankara escort

YENGEÇ SENDROMU

Aysu Azak
Aysu Azak
  • 26.07.2019
  • 3.890 kez okundu

YENGEÇ SENDROMU

JimRohn demişki: “İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.”

Bu sözü okuyunca sizlerdebenim gibi, ben kimlerin ortalamasıyım, diye düşünebilirsiniz.

Genelde en çok görüştüğümüz kişilere odaklanmamız gerekiyor.Bu kişiler bizlere ne kadar samimi ve bizleri ne kadar destekliyorlar?

Birilerinin hayallerine ulaşmasına destek olmak onu  yüreklendirmek içtenliğin ve samimiyetin ölçüsü gibidir.Bu şekilde ona güç vermiş,başaracağına inandırmış olursunuz.

Girişimci yanınız varsa ve bunu hayatınıza geçiriyorsanız size güç verenleri görebildiğiniz gibigücünüzü ve  inancınızı kısıtlamaya çalışanları da görebilirsiniz.

Hele hele konu hakkında bilgileri de yoksa daha bir kısıtlayıcı ifadeleri olabiliyor.Bu nedenle arkadaş seçimlerimize çok özen göstermeliyiz.Özellikle çocuklarımızın arkadaşları,arkadaşlıkları daha büyük önem taşımaktadır.

İlkokul yıllarından başlayarak çocuklarımızı bu konuda bilinçlendirmemiz gerekiyor. Arkadaşlığın insani boyutu kadar arkadaş olmanın sınırlarını  çizebilme konusundagelişmelerine  yardımcı olmalıyız.

Ergenlik döneminde arkadaşların etkisi oldukça fazla olduğundan,anne bababir süre etkiliolamıyor. Onlar için arkadaşları herkesten daha önemli ve kıymetli oluyor. Sakın onlar hakkında olumsuz ifadeleriniz olmasın. Onlar sizin çocuğunuzun en sevdikleridir ve ne derlerse doğrudur,siz değil onlar daha iyi bilirler.

Bu süreçte iyi arkadaşlıklar edindiyseişimiz biraz daha kolaylaşmış olacaktır. Bazen çocuklarımızın arkadaşlarıyla kurduğumuz diyaloglar olumlu gelişmeler yaratabilir.

Ne güzel söylenmiş “paylaştıkça çoğalır insan”.

Sevgimizi, arkadaşlığımızı, dostluğumuzu, ve başarılarımızı paylaşabilmek dileğiyle hep mutlu kalın. (aysuazak@hotmail.com)

Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri görür.

Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar.

Kaçamayacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır.

Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır.Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz. Bu durum, Yengeç Sepeti Sendromu’nun çıkış noktasıdır.

Filipinliler arasında popüler olan kavram, ilk olarak aktivist yazar NinotchkaRosca tarafından kullanılıyor.

“Ben sahip değilsem, sen de olamazsın.”, “Ben başaramıyorsam, sen de başaramazsın.” anlayışını ifade eder. Bazı insanlar, bencilce davranarak hırslarını ön plana alarak başarmanın yolunun başkalarını geride tutmak olduğunu düşünürler.

Kendileri ulaşamıyorsa, sizin de hayalleriniz, hedefleriniz uzak olmalıdır. İstekleri budur. Rekabetçi duygularla, hasetlik ve kıskançlıkla çabalarınızı sabote etmeye çalışırlar.

Yengeç Sepeti Sendromu, her alanda yaşanabilir. Örneğin, kurumsal hayattaki tam zamanlı işinizden ayrılıp yolunuza girişimci olarak devam etmek istiyorsunuz. İş çıkışlarında kendinizi geliştirecek kurslara katılmayı planlıyorsunuz. Kilo vermeyi düşünüyorsunuz.

Daha farklı, daha iyi şartlara yöneldiğinizde, değişim yapmaya henüz hazır olmayan, korkan kişilerin eleştirilerine maruz kalabilirsiniz.

 Kendi başarısızlık korkularıyla, sizin başarılarınıza, gelişim olanaklarınıza ket vurmaya çalışanlar; yeni bir şey denemek istediğinizde baltalamaya, caydırmaya niyetlenenler olabilir.

 “Ne gerek var?”, ”Boşver.”,”Zaten beceremezsin, hiç uğraşma.”, “Bu saatten sonra meslek değiştirilir mi?” sözlerini duyabilirsiniz.

Ofis tavsiyesi kisvesi altında size kendinizden şüphelendirecek önerilerde bulunabilirler, iş stresini artırabilirler.

Yengeç zihniyetine sahip kişiler, gruplarında diğerlerini aşarak başarılı üyelerin önemini azaltmayı hedeflerler.

 Onlar başarısızken başkalarının başarısını izlemek yerine, çökmelerini beklerler.

Mutlu anlarda bile eleştirecek noktalar bulabilirler, ama eleştiri duymak istemezler. Empati ve merhametten yoksundurlar.

Başkasına yardımcı olmak, kendimize yardımcı olmaktır aslında. “Loveyourneighbour as thyself.(Paylaştıkça çoğalır insan)” sözü aklınızda bulunsun.

Kurbana dönüşmemek için:Zamanınızın çoğunu birlikte geçirdiğiniz insanlara dikkat edin. JimRohn; “İnsan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır.” der.

Aile üyeleriniz, çalışma arkadaşlarınız, yakınlarınız size yengeç sepeti sendromu yaşatan kişiler olabilirler. Zorunlu nedenlerle ilişkimizi tamamıyla koparmamızın mümkün olmayacağı durumlar varsa da hayatınıza yön verecek olan kişi sizsiniz.

Kiminle, ne kadar vakit geçireceğinizi iyi belirleyin. Benzer hedeflerinizin olduğu kişilerle bir aradaysanız, başarınız katlanır.

Durumun farkına varmak gerekiyor. Olumsuz düşüncelerle dolu ortamda kalmak yerine, enerjinizi yardımlaşabileceğiniz, birbirinize ilham verebileceğiniz kişilere yönlendirin.Yengeçlerin sizi hedeflerinizden ve hayallerinizden uzaklaştırmalarına, üretkenliğinizi azaltmalarına izin vermeyin.

Bizim hayatımız, bizim seçimlerimiz. Kovadaysak da çıkmayı başarmak bizim elimizde. (alıntı)

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ