Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
dedektiflik dedektif istanbul escorts istanbul escort istanbul escort bayan webmaster forum adult forum beylikduzu escort ankara escort ankara travesti istanbul travesti istanbul eskort antalya escort gaziantep escort bursa escort eskişehir escort bursa escort tuzla escort escort bayan bursa escort escort beylikdüzü teknim alarm sistemi meyve siparişi kurtkoy escort pendik escort escort istanbul gaziantep escort istanbul escort escort bayan escort istanbul kayseri escort mersin escort bursa escort bursa bayan atasehir escort bayan escort kayseri escort bayan kayseri escort anadolu yakasi escort bayan bursa escort banko tahmin escort girne escort uşak escort gölcük escort escort gölcük bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort

KURBAN BAYRAMININ ŞİFRELERİ

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 09.08.2019
  • 289 kez okundu

KURBAN BAYRAMININ ŞİFRELERİ

Dini bayramlarımızın içerisinde önemli mesajlar vardır.Kurban bayramınında bizlere verdikleri mesajı iyi anlıyamazsak sadece bayramlaşmış oluruz. Kurban keseriz, tatlı yeriz, sonuçta idrak yoksa acı konuşuruz. Kurban bayramı bir mükafattır. Hz. İzmail’ in babası Hz İbrahim’e dönüp “Baba beni sabredenlerden bulacaksın” demesi, gökten bir koç indirmiştir. Yani işin özünde teslimiyet vardır. Allah hiçbir kulununcanını sebepsiz almaz,hiçbir kulunada kötülük yapmaz. Lakin kötüler herzaman kaybeder, iyiler en sonunda kazanır. Kurban bayramında, hali vakti yerinde olanlar ama koç, ama birlikte dana kesip, üçte birini kendilerine ayırdıktan sonra üçte birini konu kumşuya, üçte birinide ihtiyaç sahiplerine dağıtırlar. Bu paylaşmaktır, paylaştıkça çoğalan sevinçler, üzüntüleri azaltır, insanlar sahipsiz olmadıklarını düşünür.Sonuçta Allah’ı memnun edip, yüce yaradanın rızasını kazanırsınız.Biz zaman zaman duyarız, zaman zaman kullanırız “Allah senden razı olsun” lafını. İşte Kurban bayramının şifrelerinin içerisinde bunlar vardır. Bayramlar bir coşkunluk pınarıdır,içinden sevgi kardeşlik ve barış akar. Bizlerde dini bayramlarımızı bu duygular içerisinde yaşadığımız sürece gelecek nesillerinde yaşatmasının önünü açarız.Bayramda kırgınlık olmaz,böyle bildik, böyle gördük böyle yaparız. Büyükler özellikle ziyaret edilir,anne ve babaların hayır duaları alınır. Küçükler sevindirilir, onlara harçlık ve çeşitli hediyeler veririz. Akraba eş dost bayramlaşırız. O gün en temiz elbiselerimizi giyeriz. Bayram günlerine farklı bir özen göstermek adettendir. Yıllardır sürüp giden bu gelenek ve göreneklerimiz bizim enbüyük umudumuz ve sevincimizdir. Yarın mübarek Kurban bayramını hep birlikte idrak ederken, sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice bayramlara ulaşmak dileğiyle bayramınız kutlu, yuvanız mutlu, ülkemiz de huzurlu olsun.

MUHTAR ZİYARETLERİ

Mahalle muhtarları zaman zaman belediyeyi ziyaret eder. Kimi hayırlı olsun için gider, kimi bir sıkıntıyı aktarmak için. Sonuçta belediyeler halka birinci derecede hizmet götüren kurumlardır. Peki, muhtar gitti bekliyor. Sonra geri dönüyor, işte bu olmuyor. Neticede kimse bulunduğu yere kara kaşı kara gözüyle gelmiyor. İnsanları biryerlere getiren siyasi irade ve o siyasi irade diyorki halka dokunun.

Muhtara dokunamayanlar halka nasıl dokunacaklar.

Razıysa Öyle Yap

 Bir vaiz, camide Kurban Bayramı hakkında vaaz ederken dinleyenlerden biri bir kâğıt uzatır. Kâğıtta şunlar yazılıdır:

“Vâlidem için keseceğim kurbandan kimseye hisse vermeyip hepsini kavurma yaparak bir çömleğe koymak niyetindeyim, nafakası olsun diye. Caiz midir, değil midir?”

Vaiz notu yüksek sesle okuduktan sonra şöyle der:

“Yarın cennet ehli kurbanlarına binip sırat köprüsünden geçerken bu kadının da kavurma çömleğine binmesi lâzım gelir. Git, sor, razı olursa öyle yap!”

Çim? Ben mi?

 Erzurum’da ermenilerin olduğu dönemde, kurban bayramı. Erzurumlular kurban kesiyorlar, bunu gören ermeninin biri arkadaşına;

 – Ben de kurban kesmek istiyorum, der.

– Olur mu saçmalama. Sen müslüman değilsin, kurbanı niye keseceksin ki? diye karşı çıkar arkadaşı.

Tabi ermeni kararlı, gidip bir inek satın alır ve eline bıçağı alıp ineğin başına gelir. Elindeki bıçakla ineği ve kendini kan revan içinde bırakır ama bir türlü ineğin canı çıkmaz. Bunun üzerine ermeninin arkadaşı yanına gelip;

– Ya bu kadar işkence çekeceğine git şu karşıdaki müslüman kahvesine bir tanesinden rica et gelip kessin, der.

 Ermeni elinde bıçak üstü başı kan içinde kahveye girer.

– Bir müslüman arıyorum, der.

 Kahve halkından biri korkudan “Ca..ca..camiye gittiler, burada müslüman yok” der.

 Adam camiye gelir ve içeri girip, ” Müslümanlar buradaymış, öyle mi?” der. Cemaatte çıt yok. Sonunda dayanamayıp arkası dönük olan hocayı gösterirler. Ermeni hocanın karşısına dikilir; “Burada tek müslüman sensin heralde”. Hoca kanlı bıçağa bakar ve “Çim? Ben mi tamamen yalan?…

Sadece 5 dakika

Güneşli bir gündü. Kadın parkta yanında oturan adama;

─ Bakın, salıncakta sallanan şu kırmızı kazaklı çocuk benim oğlum, dedi.

Adam gülümseyerek;

─ Güzel bir oğlunuz var, dedi. Diğer salıncaktaki mavi kazaklı çocuk da benim oğlum. Sonra saatine baktı ve;

─ Heyyy, Oğlum, sanırım artık gitme zamanı, diye seslendi oğluna.

Çocuk salıncakta yükselirken;

─ Beş dakika daha baba, lütfen yalnızca beş dakika daha, diye karşılık verdi babasına.

Adam başını “peki” anlamında sallayınca çocuk neşeyle sallanmaya devam etti.

Dakikalar sonra adam ayağa kalkarak tekrar seslendi oğluna;

─ Oğlum, artık gidelim mi, ne dersin?

Çocuk yine gitmeye isteksiz;

─ Ne olur baba, beş dakika daha, lütfen, beş dakika daha, diye bağırdı babasına.

Adam “Tamam” deyince çocuk kahkahalar atarak sallanmaya devam etti.

Sonunda kadın dayanamadı ve sesinde gizli bir hayranlıkla;

─ Ne kadar sabırlı bir babasınız, dedi.

Adam gülümsedi kadına;

─ Sabır değil yaptığım hanımefendi, dedi. Büyük oğlumu geçen yıl burada sarhoş bir sürücünün çarpması sonucu kaybettim. Buraya yakın yolda bisiklet sürüyordu.

Büyük oğluma hiç yeterince zaman ayırmamıştım. Oysa şimdi onunla beş dakika daha fazla birlikte olabilmek için her şeyi yapardım.

Küçük oğlum da aynı hatayı yapmayacağıma söz verdim kendi kendime.

O her “Beş dakika daha baba” dediği zaman, oyun oynamak için beş dakika daha kazandığını düşünüyor, oysa işin gerçeği ne biliyor musunuz?

Ben onu oyun oynarken beş dakika daha fazla izleyebiliyorum, asıl kazanan benim”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ