Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
iddaa tahminleri banko tahmin gaziantep escort casino siteleri bursa escort, eskişehir escort, escort bursa, kocaeli escort, izmit escort, bursa escort ankara escort

DÜN YAĞAN YAĞMURDA KORKULACAK BİRŞEY YOK

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 20.09.2019
  • 844 kez okundu

Geçtiğimiz gün İstanbul Tuzla’da fabrika yangını sonucu tankın patlamasından sonra kimyasal maddelerin havaya karıştığı. İlimiz başta olmak üzere Sakarya ve Eskişehir’e kadar uzandığı dün yağan yağmur ile birlikte yer yüzüne ineceğini vatandaşların ve özellikle de çocukların dikkatli olması konusunda sosyal medyadan bir çok yazılar yazıldı, çizildi. Duruma noktayı Meteoroloji Müdürlüğü yaptığı açıklama ile sona erdirdi, yangın sonrasında oluşan rüzgarlar sebebi ile İstanbul başta olmak üzere İlimiz, Sakarya ve Eskişehir’de beklenen durumun yaşanmayacağını yangın sonrası rüzgarlar ile birlikte bu kimyasal maddelerin ülkemiz dışına çıktığını ve korkulacak her hangi bir durumun söz konusu olmadığını ifade ederek vatandaşların kafasında ki soru işaretlerini giderdiler. Sosyal mecrada her kafadan bir ses çıkıyor, bir deli kuyuya bir taş atmış kırk akıllı çıkaramamış misali, kısa süre içerisinde ilgili birim yaptıkları çalışmaların sonucunda böyle bir şeyin olmadığını söyledi de sorun ortadan kalktı. Açıklama yapılmadan öncesinde ise valiliklerin  okulların tatil edilmesini bile istedikleri vatandaşlar tarafından söylendi, bu da demek oluyor ki özellikle sosyal medya başta olmak üzere yetkililerden kesin ve net bir açıklama gelinceye kadar söylenilen hiçbir söze itibar edilmemesi gerektiği gerçeğini bir kez daha göstermiş oldu.

Eşek Olmak Gerekirmiş

Timur, çok sinirli ve sert bir hükümdarmış. Köylüler ona bir eşek hediye etmek istemişler. Nasrettin Hoca’ya gitmişler.

– Hoca’m, içimizdeki en akıllı ve en cesur kişi sensin. Şu eşeği bizim adımıza Timur’a götürür müsün, demişler.

Hoca, köylülerin isteğini kabul etmiş. Eşeği alarak Timur’a götürmüş. Timur, keniisine bir eşek hediye edilmesine çok kızmış.

– Ben büyük bir hükümdarım. Ne cesaretle bana böyle bir eşek hediye edersiniz, demiş. Hoca Timur’un çok kızdığını görünce,

– Ama hükümdarım bu eşek çok zekidir. Kısa zamanda okumayı bile öğrenebilir, demiş.

Timur şaşırmış.

– Demek öyle. O halde on beş günde ona okumayı öğret, demiş

Nasrettin hoca eşeği alarak köyüne dönmüş. Ne yapıp edip Timur’u ikna etmeliymiş. Sonunda aklına iyi bir fikir gelmiş. Önce bol miktarda arpa almış. Bir kitabın sayfalarının arasına yerleştirmiş. Hca eliyle sayfalarının arasına yerleştirmiş. Hoca, eliyle sayfaları çevirince, eşek bu işe iyice alışmış. Artık sayfaları diliyle de çevirebiliyormuş. Nasrettin Hoca kitabın arasına arpa koymamaya başlamış. eşek de sayfaları çevirip aiai diye bağırmış. On beş gün sonra Nasrettin Hoca, Timur’un yanına gitmiş. Elindeki kitabı eşeğin önüne koymuş. Eşek, bir yandan kitabın sayfalarını çeviriyor diğer yandan da bağırıyormuş.

Timur, bunu görünce çok şaşırmış.

– Çok güzel sayfaları çevirip bağırıyor.

Ama ne dediğini nereden anlayacağız, diye sormuş.

Hoca gülerek cevap vermiş.

– Aman efendim. O bir eşek. Ne dediğini anlamak için eşek olmak gerekir!

Bir Fil Daha İsteriz

 Timur, bir gün fillerinden birini Nasrettin Hoca’nın köyüne gönderir. File iyi bakılmasını emreder.

 Fil, köylülerin tarla ve bahçelerine girer. Her şeyi yiyip bitirir. Köylüler ne yapacaklarını şaşırırlar.

-Bu koca fil yüzünden her şeyimiz mahvoldu. Ne yapsak da ondan kurtulsak, diye düşünmeye başlarlar.

 Sonunda kalkıp Hoca’nın yanına giderler. -Hoca’m ne olur bize yardım et. Timur , seni sever. Sözüne değer verir.

 Bizimle beraber gelirsen ona rica ederiz. Fili köyümüzden götürmelerini isteriz, diyerek Hoca’yı ikna ederler.  Hep birlikte yola çıkarlar. Ama tam Timur’un bulunduğu yere yaklaşınca,

– Hoca, biz vazgeçtik. Sen bu işi tek başına yap, derler.

 Hoca’yı tek başına bırakıp köylerine geri dönerler.

Nasrettin Hoca köylülere çok kızar. Timur’un yanına gider.

Timur onu görünce çok şaşırır.

– Hoş geldin Nasrettin Hoca. Ne oldu, yoksa filime bir şey mi oldu, diye sorar. Nasrettin Hoca cevap verir.

– Hükümdarım. Gönderdiğiniz fil çok iyi. köylüler de onu çok seviyor. Ama zavallıcık çok yanlız.

Bize bir fil daha gönderir misiniz?

O zaman binmezduk

İstanbul’da Beşiktaş – Eminönü otobüsüne binen Temel  ayakta kalmıştı. Üstelik otobüs yağmur nedeniyle tıklım tıklım  doluydu. Yol boyu her durakta inenden çok binen vardı. Bi- letçi de bir yandan:İlerleyelim arkadaşlar… İlerleyelim!… diye ikaz ya- parak gelen yolculara yer sağlıyordu. Her durakta aynı  şekilde ikaz yapan biletçiye kızan Temel, sonunda dayana- mayıp sesini yükseltti: Has deysın, eyi deysın, ilerleyelum, yürüyelim  deysun ama, haçan yütüyeceğduk o zaman otobosü  binmezduk.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ