Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
ankara escort ankara escort

65 YAŞ HİKAYESİ VE NEZAKET

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 13.11.2019
  • 158 kez okundu

65 YAŞ HİKAYESİ VE NEZAKET

İnsanların muhabbetinin en güzeli zarif olanıdır. Büyükleri saymak küçükleri sevmek insan olarak hepimizin görevidir. Bugün gençlik yıllarını yaşayanlar aslında dün bebektiler. Anne kucağında sımsıcak sevgiyle büyüdüğü günleri unutup hiç yaşlanmayacakmış gibi yaşayanlara bir sözüm var; Hayat doğum ve ölüm arasında geçtiğine göre bunu 3 merhaleye ayırıyoruz. Birincisi bebeklik ve çocukluk yılları, 2. si gençlik yılları ve 3. sü de yaşlılık hali. İşte bu süre içerisinde insanlara nasıl davranılması gerektiğini öğrenemeyenler düştükleri saygısızlık çukurunun içerisinde bir bataklığa saplanmış gibi debelenip dururlar.  Saygıyı bilmedikleri için sevmenin de ne olduğunu fark edemeyen bu tipler babaları hatta dedeleri yaşındaki insanlara karşı kırıcı oluyorsa bu aslında büyük bir toplumsal sorundur. Allah izin ve ömür verirse 65 yaş üstünü görecek olanlar ilgili kurumların kapısına gidip ücretsiz seyahat kartını istemeye can hıraç bir şekilde yol alacaklar. Bugün o karta sahip olanlara karşı toplu taşıma araçlarında saygısızca davrananlar aslında toplumun gelenek ve göreneklerine karşı büyük bir ayıp içerisindeler zaman zaman bu konularla ilgili şikayetler gazetemize kadar gelir, canlı şahidi olan eş dostlar anlatır ve büyük bir üzüntü içerisinde olduklarını ifade ederler. Eğer bir insana bir hak verilmişse sanane o kişinin o hakkı kullanmak kadar başka bir doğal hakkı olabilir mi? Eğer sizin aracınıza biniyorsa hoş geldiniz demek yerine  hakarete varan sözlerle karşınızdaki insanı kırmak üzmek nasıl bir ruh halidir? Bunu anlamakla her doğru ve güzel düşünen insan zorlanır. Düşünmez misiniz sizin de bir gün anneniz babanız aynı kötü sözlere muhatap olsa kalbi kırılsa o kadar insanın içerisinde kendini çok mahcup hissetse ve bunu gelip size anlatsa ne yaparsınız sıra size gelince mutlaka öfkelenir, büyüklerinize “O hangi araçtı, hangi şofördü hele bana bi söyleyin de haddini bildireyim” dersiniz. İyi güzel de siz haddinizi bilmedikten sonra kime ve ne hakla had bildirme cesaretinde olacaksınız. Demek ki yaptığı görevin fakrında olmayan insanların canlarını emanet ettiği bu kişiler bozuk bir ruh hali içerisindeler o halde o insanların o sorumsuz ve saygısızların direksiyon başında ne işi var ? Bunları sorgulamak tabi ki etkili ve yetkili kişilerin işidir. Bunlar mutlaka yapılmalıdır kimse hakaret işitmek için o toplu taşıma araçlarına binmiyor belki bu tiplerin psikolojik ve sosyolojik desteğe ihtiyacı vardır zaman zaman toplu terapiler şeklinde bu destekler onlara verilmelidir ki o kötü ve hiç bir insana yakışmayacak ruh halinden kurtulsunlar. Bütün bunlar yapıldıktan sonra yine  aynı tavırları gösterirlerse o zaman da bu kişiler için gereği yapılsın demem o ki bu şikayetler arttıkça konu üzücü boyutlara ulaşabilir istenmeyen olaylar ceryan edebilir 65 yaşın üzerinde diyelim ki 75 80 yaşlarında bir vatandaşımız toplu taşıma aracına bindiğinde aynı hakarete uğrarsa ve Allah göstermesin o anda üzüntüden sıkıntıdan ve mahcup olmaktan dolayı orada rahatsızlanır ve hayatını kaybederse bunun sorumlusu kimdir diye ben size sorayım. Cevabınızda zaten sizler koro halinde vereceksiniz. İnsan olmak ve insanca davranmak nezaket ve zarafetin bir gereğidir. Dostum Üsküdar Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr Nevzat Tarhan’ın odasında çok enteresan bir yazı vardı kim söylemişse ne kadar güzel söylemiş aynen şöyle diyordu ‘’ Güzel düşünen güzel görür, güzel gören de hayatından lezzet alır ‘’ bunu anlattım ve kalem aldım ki birileri okusun belki bir takım kıssadan hisseler çıkartırlar bizim başka güzel bir sözümüz vardır ki o da şudur ‘’ kendine yapılmasına istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın ‘’ kalın sağlıcakla.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ