DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

SU GİBİ

19.11.2019
555
A+
A-

Büyüklerimize bir bardak su verdiğimizde ‘’ su gibi aziz ol’’ veya ‘’ su gibi ömrün olsun ‘’ derler. Aslında su gibi ömrün olsun sözünden kasıt nehirler, göller, denizler gibi binlerce yıldan bu yana gelen ve bizleri hayatta tutan en önemli kaynaklarımızdır. Türkiye’nin 4. Büyük gölü olan Isparta’da ki Eğirdir Gölü’nün 884 Km’lik bir alan daralmasına maruz kaldığı, bunun yanı sıra su seviyesinin de 18 metrelerden 6 metreye kadar düştüğü açıklandı. Bilinçsiz su tüketimi maalesef kaynaklarımızı kurutmaya devam ediyor. Yaptığımız büyük bir su havzası olan ve hayat anlamındaki su ihtiyacımızı karşılayan göllerimizin giderek yok olması susuz hayat demektir. Bunu şöyle açıklayabiliriz. Su yoksa hayatta yok, su yoksa ağaçta yok. O sular kuruduğunda hangi tarlaları sulayacaksınız, bunları da düşünmek lazım. Niçin böylesine farklı bir kafa yapısıyla hareket ederiz? Niye hep ben deriz? Niçin sadece kendimizi düşünürüz? Bu nasıl bir kafadır? Bütün uzmanlar eğer bilinçli tüketim olmazsa su kaynaklarının hızla yok olacağını söylüyor. O zaman ağaç da olmayacak, o zaman arılar da olmayacak,  o zaman kuşların konacakları dallar da olmayacak. Bizim su gibi aziz olmamız için iyi bir tüketici olma anlayışına sahip olmamız lazım. Bunu sağlamak için belki eğitim gerekiyordur, belki bu milletin su kaynaklarını kendi çıkarları için tüketenlere yaptırımlar gerekiyordur. Bunları yapmalıyız. Eğirdir Gölü gerçekten son derece önemli. Bizim göller bölgesi olarak tabir ettiğimiz alanda yer alıyor.  İçerisinde çeşit çeşit balıklar ve diğer deniz unsurlarını barındıran, bu nadide ve güzel gölün mutlaka korunması lazım. Aslında televizyonlardaki kamu spotlarında minicik yavrularımız bilinçli su tüketimi konusunca büyüklere önemli dersler veriyor. Bu spotlar tüm televizyon kanallarında yayınlandığına göre ben görmedim, ben duymadım, benim haberim yok deme şansına kimse sahip değil. O küçücük çocuklar düşünüyor da o kocaman insanlar onların gelecekteki hayatlarını tehlikeye atacak şekilde neden böylesine sorumsuzca davranırlar. Belki  bu konu okullarda ders olarak okutulmalı Camii’ler de ve özellikle cemaatin en çok olduğu Cuma namazı sırasında İmam Hatipler tarafından halka dini duyguları da ortaya koyarak anlatılmalı. Aslında tükettiğimiz her fuzuli su gelecekte çocuklarımıza, torunlarımıza ve onların çocuklarına yeşilleri yok olmuş, susuzluktan kıvranan bir Türkiye bırakacak farkında bile değiliz. Hani mesela aynı anda iki kişi su istediğinde en küçük olana verilir. Hani deriz ya su küçüğün söz büyüğün diye, evet söz büyüğündür. Çünkü biz büyük sözü dinleriz ama o büyükler bu kafayla giderlerse yarın çocuklarından bir bardak su istediklerinde şöyle cevap alacaklar. ‘’ Anne baba sular kesik, akmıyor, bayii ye su yazdırdık gelmesini bekliyoruz. Birazcık idare edin”. İşte böyle devam edersek karşılaşacağımız tablo bu Türkiye su zengini bir ülke değil bunu hepimiz biliyoruz su fakiri bir ülkeyiz hiç olmazsa bu fakirliğimizi yoksulluğa çevirmeyelim. 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
27 Temmuz 2020
18 Mart 2022
15 Mayıs 2018
26 Eylül 2016
15 Aralık 2016
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.