Türkiye'nin en büyük yerel ilçe gazetesi-
$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:
gaziantep escort bursa escort, eskişehir escort, escort bursa, kocaeli escort, izmit escort, bursa escort ankara escort IP Stresser booter

Yol uzun ve incedir

Nurettin Şenemre
Nurettin Şenemre
  • 06.11.2019
  • 125 kez okundu

Yol uzun ve incedir

Aşık veysel’i ne kadar anladık bilemiyorum. Ne diyor Veysel uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece, bilmiyorum ne haldayım gidiyorum gündüz gece .  Evet yol uzun belki de bir anlık o bir anlık olanı bile aslında uzun ve bu yol insanın hayat yolu ,uzun ve ince . Veysel burada şunu anlatmak istiyor; insanların bir hayat felsefesi vardır ondan dolayı yol uzundur İncedir çünkü geniş zannedip te sağa sola yalpalanmalar olmasın. Bil ki o uzun yolda anlattığı doğum ve ölüm arasında geçen yaşamdır. Veysel böyle demiş böyle söylemiş ,sonunda da benim sadık yârim kara topraktır diye bitirmiş. Peki biz ne yapıyoruz ? o  yol hiç bitmeyecek gibi bir tavır içerisindeyiz. Bildiğimizi okuyoruz bilemediğimizi sormuyoruz sadece kendi düşündüğümüzün doğru olduğunu kabul ederek ona göre davranıyoruz. Tahammülümüz yok sürekli bir toplumsal yaşam ve uyum yerine bireysel huysuzluk ve hırçınlık içerisindeyiz imc denen adeti unuttuk . Hep benim olsun sadece bende olsun anlayışı o incecik yolda kısa günler geçirmemize neden oluyor . Halbuki yan komşunun duvarı nemlenmiş , bir kenardan şırıl şırıl sular akıyor üstünden atlayıp geçiyoruz da yahu komşu evde yok ben ilgililerle bir konuşayım da çare bulsun demiyoruz. Bir başka tarafta vur patlasın çal oynasın davul zurna sesleri karşı ki apartmanda yaşlı insanlar varmış , minik bebekler varmış rahatsız olurlar  mı ?  acaba uykudalarmıdır ? gibi bir düşüncemiz yok. Biz böyle değildik toplumsal düşünür toplumsal yaşardık Şimdi bireysel düşünüp bireysel yaşıyoruz.

BUZUL ÇAĞI

Dünyayı bekleyen en büyük tehlikelerden bir tanesi buzulların erimesi. Hava sıcaklığı her geçen yıl biraz daha artarken buna paralel olarak buzullar eriyor. Bu çok büyük bir tehlike olmasına rağmen bizler ne yapabiliriz sorusu yerine, nasıl kazanırızın nasıl büyürüz ün hesapları içerisindeyiz. Dünya nereye doğru gidiyor derken unutmayalım ki ozon tabakasını biz deldik. Denizleri biz kirelettik yedinci kıta diye bir şey çıktı. Hani şu denizlere attığımız naylonlar var ya o kadar çoğalmış ki kocaman bir kıta büyüklüğüne erişmiş. Kendi ayağına kurşun sıkan acemi kovboy gibi kendi bindiği dalı kesen ahmak oduncu gibi buzulları da sonunda olağan üstü bir çabayla eritmeyi başardık.  Daha çok para kazanalım hep bizim olsun doğa yok olsun mantığındaki küresel güçler sanki o buzullar eriyip denizler taştığında hayatta sadece kendileri kalacaklarmış gibi davranıyorlar. Belli ki bunlar nuh’un gemisi hikayesini kendilerine göre yorumlamışlar akılları sıra dünya bir felaketle karşılaştığında sular altında kaldığında onlara bir nuh’un gemisi gelecek ve kurtulacaklar . işte buzullara böyle bakanlar kendi kendilerine hayal kurup o hayal dünyasında yaşayanlar az gittim uz gittim dere tepe düz gittim le başlayan çocuk masallarını okuya okuya büyümüşler e her yolun bir sonu var başlangıç çizgisi olduğu gibi bir bitiş çizgisi de var. Evet bizler buzulları eritmeye devam edelim dünyayı yok etmek için insan üstü bir gayret sarf edelim ki kıyamet bir an  önce kopsun bunları kafası o kafa . peki biz duyarlı insanlar ne yapıyoruz? Sadece seyrediyoruz . bir şeyler yapmak isteyenleri engelliyoruz. Kıyametin kopmasını beklemek bir ahmaklıktır bir kendini bilmezlikleri  bir ucubeliktir. Kıyamet nasıl kopar Nasrettin hoca şöyle tarif etmiş . Hani ona sormuşlar ya hoca kıyamet ne zaman kopar diye o da demişki ben öldüğümde. E biz seyrede seyrede ölümü  beklerken her ölümün bir kıyamet olduğunun farkında değilsek birileri de nuhun gemisini beklemekte haklıdır .

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ