DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 20°C
Sağanak Yağışlı

KONUŞURKEN ANLAŞMAK ÖNEMLİ

28.01.2020
427
A+
A-

KONUŞURKEN ANLAŞMAK ÖNEMLİ

Biz konuşuruz çünkü insanlar konuşa konuşa anlaşırlar. Demokrasi konuşmak ve çok sestir, çok ses te bizim işimizdir. Çok seslilikte farklı bir zenginlik olarak bilinir. Depremler bizim ortak acılarımızdır. Ulusça kenetleniriz , yardıma koşarız, yaraları sarmaya çalışırız. Devlet bu konuda ciddidir. Üzerine düşen her geliri yerine getirmek için canla başla çalışır. Elazığ depreminde bunları açıkça görebiliyoruz. Hal böyleyken birbirimizi üzecek, bizi yine ayrıştırma noktasına getirecek eylem ve söylemlerden kaçınmalıyız. İktidarıyla, muhalefetiyle, sivil toplum örgütleriyle ve vatandaşıyla acımız ortaktır. Bu ortak bir duygudur. Ortak anlayışlarımızda kesinlikle ayrışma ve bizi birbirimize düşürecek hiç bir unsur çıkmamalı. Eleştiri yaparken yapıcı ve olumlu olanlar tabiki her zaman herkes tarafından dikkate alınır ve desteklenir, kabul görür. Maksadını aşan açıklamalar. Toplumda sen ben kavgalarını başlatır , çatışmalara neden olur. Evet Türkiye bir deprem ülkesidir. Sıkça deprem felaketini yaşadığımız da bir gerçektir. Hepimizin görevi deprem olsa da bir felaket yaşamama üzerine ortak bir akıl ve ortak bir çalışma gurubunda bulunmak olmalıdır.  İnsanlarımızın farklı sıkıntılar nedeniyle karamsarlık yaşamaması adına ağzımızdan çıkan her kelimeye dikkat etmek cümleleri itina ile seçmek son derece önemlidir. Çünkü biliyoruz ki art niyetli insanlar var. Biz bunları 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde yaşadık. 7 vilayeti etkileyen o ağır tablo sonrasında öyle yalancılar, öyle ahlaksızlar ve öyle pişkinler çıktı ki şurada şu dakikada deprem olacak burada bu dakikada deprem olacak diye asılsız söylentilerle vatandaşları tedirgin etmeye korku ve panik yaratmaya çalıştılar. Depremin ne zaman olacağını Allah’tan başka kimse bilmez. Deprem uzmanları ise bölge gösterir “İşte burada bir stres var bu bölgede deprem olabilir” der. Olur diyemez. Çünkü bunu bu zamana kadar Allah’tan başka kimse bilmedi. Bugün yine hangi bölgelerde deprem beklendiği konusunda bilim adamları önemli uyarılar yapıyorlar. Lakin kimsenin şu zaman bu zaman dediği yok. Sadece tehlike arzeden bölgeleri ifade ediyorlar. Bizim hassasiyetimiz bu bölgeler olmalı oralarda gerekli tedbirler alınarak olası bir depremde can ve mal kayıpları en aza indirilebilmeli büyük acılar yaşanmamalı. Bir başka konu deprem bölgelerinde çalışan canını hiçe sayan insanlar. Hayat kurtarmak adına hayatını tehlikeye atan o kahramanlar hepimizin başının tacı olmalı, onları övmeliyiz, moral vermeliyiz. Maksadı aşan eleştiriler her şeyden önce o değerli insanlara acımasızlık olur . Askeriyle, polisiyle, arama kurtarma ekipleriyle, Elazığ ve Malatya da neler yaptıklarını gördük. Onlar gerçekten çok büyük işler başardılar. Enkazdan çıkardıkları ve sağ olarak kurtardıkları insanlar sayesinde acıların daha da büyümesinin önüne geçtiler. Evet biz deprem bölgesiyiz, buna hazırlıklı olmalıyız. Tüm çalışmalarımızı acılar yaşanmaması üzerine kurmalıyız. Eleştiri tabiki yapmalıyız ancak sözlerimiz incitmemeli üzmemeli böylesine felaketlerin yaşandığı günlerde hiç kimsenin aramıza nifak sokmasına hiç bir şekilde izin vermemeliyiz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
28 Şubat 2017
13 Kasım 2017
3 Nisan 2016
18 Eylül 2017
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.