DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 24°C
Sağanak Yağışlı

Bana bir masal anlat anne

03.03.2020
527
A+
A-

Bana bir masal anlat anne

Var mı dünyada onun gibisi diyeceğiniz en yüce güzel sıcak varlık annedir. Küçük çocuklar uyumaya direnince anneleri onlara masallar anlatır. Bakmışsınız ki mışıl mışıl uykuya dalmışlar. Ali ilkokul birinci sınıfa gidiyordu. Okuldan biraz canı sıkkın dönmüştü. Eve gelince üstünü başını değiştirip hemen annesinin yanına koştu. “Bana bir masal anlat anne” dedi. Ayşe kadın “Ne masalı istersin?” deyince “Arkadaşlık üzerine olsun” dedi. Annesi hiç sesinin çıkarmadı, daha yemek yemeden masal istediğine göre konusu da arkadaşlık üzerine olduğuna göre demek ki üzüldüğü bir şeyler vardı. Ayşe kadın başladı anlatmaya “Ben ilkokula giderken bizim bir kantinimiz vardı. Onu Hanife teyzeyle Rüstem amca işletirdi. Üçüncü dersten sonra karnımız acıkır annemizin verdiği 5 kuruşla Hanife teyzenin mis gibi poğaçalarından alırdık ve onu arkadaşlarımızla bölüşürdük. Çünkü bazı arkadaşlarımız kantine inmeyince onların harçlıklarının olmadığını anlardık. Ve bölüşürdük, çok mutlu olurduk. Sınıftaki herkes poğaçasını, simidini bölüşürdü. Biz öyle mutlu olurduk. Böyle olunca da arkadaşlıklarımız çok da güzel olurdu.” Anne biran durunca Ali “Ne kadarda güzelmiş devam et anne” dedi. Ayşe kadın başladı anlatmaya “Aslında oturduğumuz mahallede de aynı şeyler vardı. Sınıf arkadaşlarımızın dışında mahalle arkadaşlarımızla da aynı şeyleri yapardık. Bakkala gittik mi ne alıyorduk, bölüşür birlikte yerdik. Hatta bir gazozu ikiye böler öyle içerdik. Onun için ben aradan geçen yıllara rağmen ne okul arkadaşlarımı ne de mahalle arkadaşlarımı hiç unutmadım. Yakındakilerle hala görüşür uzaktakilerle de sık sık telefonlaşarak hal hatır sorarız”. Küçük Ali boynunu büktü “Keşke bizin sınıfta da aynı şeyler olsaydı” dedi Anne “Ne oldu” deyince de “Ben teneffüste kantine gittim gofret aldım. Bazı arkadaşlarım da aldı ben gofretimin yarısını sıra arkadaşıma verdim, birlikte yedik çok sevindi. Ama bazı arkadaşlarımın gofretlerinin bölüşmediler böyle olunca da gofret almaya parası olmayan arkadaşlarımız üzgün bir şekilde onların yemesini seyrettiler çok üzüldüm.” Bu defa anne şöyle söyledi, “Öncelikle Ali’cim arkadaşlarında konuş onlara anlat sadece kendileri değil bir şey yerken arkadaşlarına da ikram etmelerinin ne kadar güzel olduğunu anlat. Sonra sen aldığın ne varsa onu bölüşmeye devam et.” Bu sefer Ali döndü “Anne ben sana bir masal anlat dedim. Arkadaşlık üzerine olsun diye söyledim sen yaşadığını anlattın. Ne güzel siz küçükken bir masal gibi yaşarmışsınız. İnşallah bizde bunu başarırız” Evet ağaç yaşken eğilir diye bir güzel söz vardır. Çocuklarınıza ne verirseniz onu alırsınız. Sevgiyi öğretirseniz öyle büyürler. Bireyselliği öğretirseniz işte böyle Ali gibi ilkokul çocuklarını dahi üzersiniz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
10 Ocak 2017
11 Şubat 2021
8 Temmuz 2018
22 Şubat 2018
26 Ağustos 2019
26 Kasım 2017
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.