DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 37°C
Sıcak

KISSADAN HİSSELER

04.08.2020
372
A+
A-

Açgöz’ün zenginliği

Bir gün çok zengin bir adam İbrahim Edhem’in huzuruna girer:

– Efendim, ben çok zengin bir adamım. Bu paranın bir kısmını sana vermek istiyorum.

ibrahim-i Edhem:

– Gerçekten zengin isen alırım, aksi takdirde almam.

– Zengin olduğumu söyledim, ey İbrahim.

– Madem ki zenginim diyorsun, ne kadar paran olduğunu söyler misin?

– Üç bin altınım var.

– Peki, bu altınların dört bin olmasını ister misin?

-Tabii, istemez olur muyum? Dört, Beş – On bile olmasını istiyorum. Ne kadar çok olursa o kadar sevinirim. Bunun üzerine İbrahim Edhem:

– Sen zengin değil, fakirin de fakiri imişsin. Cebin dolu olsa da gözün aç. Ben aç gözlü insanların parasını kabul edemem.

ALTIN ÖĞÜTLER

Büyük İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali’nin Osmanlı Devletinin kurucu Osman Gazi’nin bey olması üzerine verdiği ALTIN ÖĞÜT:

 ”Ey oğul! ..

Beysin, Bundan sonra öfke bize, uysallık sana

Güceniklik bize, gönül almak sana

Suçlama bize, katlanmak sana

Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana

Geçimsizlikler, çatışmalar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana

Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlamak sana

Ey Oğul!

Bundan sonra bölmek bize, bütünlemnek sana

Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana

Ey Oğul!

Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz

İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın

İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı,

İyiliğe iyilik her kişinin kârı,

Kötülüğe iyilik, er kişinin kârı‘ymış oğul.!

Ey Oğul!.. Üç kişiye acı:

Cahillerin içindeki âlime… Zengin iken fakir düşene… Hatırlı iken itibarını kaybedene…

Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.

Ey Oğul!.. Zümrüt-ü Ankâ‘nı iyi seç ki, Kaf Dağı sana yakın olsun. Yolun ebediyete kadar açık olsun.

Ey Oğul!.. İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölürler. Unutma ki, dünya sandığın kadar büyük değildir. Dünyayı bize büyük gösteren bizim küçüklüğümüzdür.

Sakın hâ kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.

İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul.

Oğul! Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin; ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen, sabah rüzgârında savrulup gidersin.

Bir dem gelir bir tekmeyle dünyaları yıkacak olursun. Bir dem gelir yerdeki karıncaya mağlup olursun.

Güç hayvanda bile mevcut. Akıl sadece anahtar. Anahtara takılmayasın. Aslolan anahtarın açacağı kapılardır. Kapıların ardında hazineler, kapıların ardında sır vardır. Sırlar ki, ebedî muştuları koynunda barındırır; sonsuza kavuşturur. Aklını kullanıp dünyadayken Cennet’in kapılarını aralayasın oğul.

Öfken ve benliğin bir olup aklını yener!

Dâima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Azminden dönmeyesin. Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap.

Öfke ateş, öfke âfet, öfke şeytandır oğul. İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir. Öfkeyle savaşı daima taze tutmak gerekir.

Oğul, açık sözlü ol!.. Her sözü üstüne alma, gördüğünü söyleme, bildiğini bilme, sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme.

Altının değerini sarraf bilir; sözünü muhatabına göre ayarlayasın. Câhilin karşısında altınlarını çamura atmayasın.

Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez. Sağırdır, kem sözü işitmez. Dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez. Yunus gibidir o; yüreği muhabbete, gönül ibresi hakikate ayarlıdır. O bir defa söz verdi mi, onu nâmusu bilir.

Sevildiğin yere sıkça gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz. Düşmanını çoğaltma, haklı olduğunda kavgadan korkma! Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!

Her şeyin ortası makbuldür, sevginin de. Sevdiğini gereğinden fazla sevmeyesin. Sevgini de, sadece yüreğinin eline vermeyesin. En çetin imtihan sevgi’yle olanıdır. “Kişi ne kadar bahâdır olsa da, muhabbete tuş olur”

Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir.

“Bilesin ki atın iyisine DORU,”

“Yiğidin iyisine DELİ derler.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.