DOLAR 8,3465
EURO 9,6728
ALTIN 504,34
BIST 10,8172
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Gök Gürültülü

DUYGULARIMIZ

21.09.2020
304
A+
A-

Duygusal zeka ile duyguların ve duygusallığın birbirinden farklı olduğu bilinmeli. Duygular genel olarak; biyolojik kalıbı olan, türe özgülük, bireysel olma, bedende yansıma, bulaşma, geçici olma ve patolojileşme özelliklerine sahiptir.

İnsana özgü temel duygular vardır. Bu duygular kültürden bağımsız, türe özgü çekirdek duygulardır. Diğer duygular zihnin zenginleşmesiyle ve kavramsal düşüncenin gelişmesiyle bu özden türer. Korku, kızgınlık, şaşkınlık, mutluluk, üzüntü, sevinç, tiksinme genellikle çekirdeği oluşturan temel duygular olarak bilinir. Bazı görüşlere göre de bu duygular türün devamını sağlayan temel duygulardır. Toplumların ürettiği sanat ve edebiyatla çeşitlenir ve renklenir.

 Duygular kişiye özeldir. Biyolojik kalıpların aynı olmasına rağmen aynı uyaranlara farklı kişiler farklı duygusal anlamlar yüklerler. Herkes ortak yaşantılardan kaynaklanan duyguların diğerleriyle benzer ve aynı yoğunlukta olmadığını kendi günlük deneyimlerinden bilinir. Duygularımız nitelikleri ve nicelikleriyle bize özeldir.

Duygu önce bedene yansır. Kişi duygunun ortaya çıktığını fark etmeden önce, duygu bedene hakim olur. Duyguların bedene yansıması, düşünceye yansımasından daha ataktır. Çünkü düşünme eylemi, yorumlama ve değerlendirmeyi içerir, dolayısıyla sonuçların süzgeçten geçirilmesi zaman alır.

Aynı duyguyu uzun süre yaşamak normal değildir. Değişen şartlara rağmen duygunun sürmesi patolojik olarak yorumlanır. Bunun en keskin örnekleri aşkta ve yasta yaşanır. Kayıp ardından yaşanan duyguların aşılamaması psikolojide post travmatik stres olarak adlandırılır. 

İnsanoğlunun içinde kendisini bile şaşırtan güçler vardır. Bu güçleri uyandırıp eyleme geçirmek, o kişinin hayatında büyük bir devrim yaratır. (S. MARDEN)

Kendini tanıma boyutu bireyin kimliğini belirleyen özellikleri tanımasını içerir. Bu özellikler; duygusal farkındalık, güven, kendine saygı ve kendini gerçekleştirmedir. Bunlar bireye özgü ve biriciktir; bağımsız kişiliklerin özünü oluşturur. Duygusal zekanın kişinin kendini tanıma boyutu; duygularının ve onlarla bütünleşen düşüncelerinin sebep sonuç ilişkilerinin ayarında olmasını sağlar. Kendini yönetmenin, duygu akışını kontrol ederek davranışlarını yönetip yönlendirebilmenin önünü açar.  

Duygusal farkındalık, kişisel boyutun en temel yetkinliğidir. Benlik, kişinin kendisi hakkında zihninde var olan algıdır. “Ben kimim?” ve “hayatta ne yapmak istiyorum?” sorularının cevabını herkes kendi adına aramaktadır. Kişinin kendini gözlemlemesi, duygularının farkında olması, bu duygu ve düşüncelerini tutarlı bir biçimde ifade edilmesidir. Farkındalık, duyguların ortaya çıkma sebeplerini görmeyi gerektirir.

Kendine saygı, kişinin kendi gözündeki itibarıdır. İnsanın kendi ben kavramına atfettiği olumlu değerlendirmedir. Kişinin kendinden hoşnut olması ve en az diğer insanlar kadar iyi şeylere layık olduğuna inanmasıdır. Kendine saygı, hayatımızda bizim için önemli olan insanın sevgisini ve saygısını kazanma arzusuyla gelişir. Kendine saygıyı hayranlıkla karıştırmamak gerekir. Özsaygı, kendini olduğundan aşağı ya da üstün görmeksizin kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu, beğenilmeye ve sevilmeye değer bulmaktır.(Alıntıdır)

Evreni bilen ama kendini bilmeyen kişi, hiçbir şey bilmiyor demektir.( J. de la Fontaine)

Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın, onlara en iyi imkanları sağlamaya çalışan ailelerimizin ve büyük gayretlerle ülkemizin her köşesinde hizmet veren öğretmenlerimizin 2020 – 2021 Eğitim Öğretim Yılını kutluyor, başarılar diliyorum.

Sağlıkla ve sevgiyle kalın…

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.