DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 15°C
Parçalı Bulutlu

YİNE YENİDEN BİZ

31.12.2020
768
A+
A-

Evet, bizler yine yeniden bugün yeni umutlar içindeyiz. Yaşam bir önceki yıldan da çok farklı değil bu yıl sadece ciddi boyutta sağlık sorunlarımız eklendi. Hem de öyle eklendi ki zengin fakir, küçük büyük, yaşlı genç demeden savurdu geçti.

Buna rağmen ve her şeye rağmen bizler yine yeniden yeni umutlarla yeni heyecanlarla yeni bir yılı karşılamak için beklemekteyiz. Kimimiz heyecanlı, mutlu ve umut dolu. Kimimiz de mutsuz neşesiz belki de sevdiklerinin özlemiyle dolu.

Şimdi kendimi nasıl mutlu edebilirim diye düşünürken buldum. Küçük şeylerle mutlu olmayı vakit geçirmeyi öğrendiğim için kendimi kutladım.

 Çiçeklerimi sevdim, bu beni mutlu etti. Biberlerimin, marullarımın ve çiçeklerimin sararan yapraklarını yere dökülenlerini topladım, öyle mutlu oldum ki anlatamam.  Yine kapımın önüne koyduğum tel sarılı büyük makaradan yaptığım masa ve o masanın üzerinde içtiğim kahvenin hatırı ne kadar büyüktü bir bilseniz. Masamdaki  çiçeği de seyrederek kahvemi içerken aldığım hazzın bu kadar mutlu edeceğini hiç düşünmemiştim.

Çeşmeden akan sıcak suyun ellerimle buluştuğunda verdiği o hissi fark etmiş olmama, okunacak kitaplarımın varlığına, yazabiliyor olmama, mikropları yok eden kolonyamın bile olduğuna yani benim için mutluluk veren küçük ya da büyük her şeye şükrediyorum ve aynı zamanda önceden yapıp şimdi yapamadıklarımı özlemle hatırlıyorum.

 Süreç bana en çok neyi öğretti biliyor musunuz?

 Sağlığın kıymetiyle birlikte şu bir fincan kahvenin dostla sevdiklerinle içmenin ne kadar şükredilecek bir şey olduğunu ve yine insanın sevdikleriyle, evlatlarıyla, yakınlarıyla bir arada geçirilen zamanın kıymetini.

Bugün 2020’ye güle güle derken bizim için çalışan ve işyerlerinde yeni yıla girmek mecburiyetinde olan sağlık çalışanlarımıza ve yine iki yıl önce bizim gibi yeni yılına hastanede giren herkesin mutlu olacakları bir yıla girmeleri en önemli dileğimdir çünkü orada yatarken dilenenler çok farklı oluyor da ondan.

 Hani keplerini atarak okulu bitirmenin sevincini yaşayan gençler gibi maskelerimizi fırlatmak ve bir daha buna benzer bulaşıcı her türlü mikroptan uzak kalabilmekte en büyük dileğimdir.

Her ne kadar, bu kadar kısa sürede bitmeyeceği söylense de yine de hiçbir şey imkânsız değildir. Yeter ki doğru zamanda doğru davranışlarda bulunalım.

Umuyorum ki en büyük dersimiz toplumsal sağlığı korumada payımız olduğunu anlamak olsun.

Yine dilerim ki bildiğimiz bütün güzel şeyleri uygulayabilelim. Çünkü ancak o zaman bildiğimizi bilirler. Uygulanmayan hiçbir şey bildiğimiz anlamına gelmeyecektir.

 Diyorum ki,  şu içimin sızladığı bir türlü iyileşmeyen yarası var ya bir şekilde kanatılan bu yaramızın iyileşmesi için de dua edelim, güzel niyetlerimiz olsun.

 Kadınlarımıza ve çocuklarımıza uygulanan şiddet için diyorum hep birlikte yeni yılın ilk saniyelerinde topluca güzel dualarımız, güzel niyetlerimiz olsun. Hatta sadece yeni yılda değil, her yeni günün ilk saniyeleri ve her daim olsun.

Hikâyede olduğu gibi bizlerin de bir bildiği var elbet.

 Allah’ın yapılan dualarımızı kabul ettiği ve duayı bilemesek bile niyetimizde o duanın olduğunu biliyor olması.

Yine yeniden biz,  bundan sonraki yaşamımızda sadece bu yıl değil her yıl sağlıkla, sıhhatle ve huzur içinde sevdiklerimizle gönlümüzce olalım.

Musmutlu yıllarda buluşmak, en güzellerini hep birlikte yaşamak niyetiyle (aysuazak@hotmail.com)

Ermiş’in biri cemaatinde çok iyi biliniyordu çünkü herkes son derece iyi yürekli, merhametli, iffetli ve temiz bir insan olduğunu söylüyordu, o konuşunca Tanrı sözünü dinler, diyorlardı.

Yaşadığı toplumda bir gelenek yaratmıştı: Bir dileği olanlar ya da elde edemeyecekleri bir şeye ihtiyaç duyanlar gelip onu görüyorlardı. Ermiş hepsiyle yılda bir kez, kendi seçtiği bir günde toplanıyordu. Hepsini ormanın ortasında sadece kendi bildiği bir yere götürüyordu.

Efsaneye göre oraya varınca, Ermiş dallar ve yapraklarla çok özel bir biçimde çok güzel bir ateş yakıyor, sonra da çok alçak sesle, sanki kendi kendine mırıldanır gibi duaya başlıyordu. Ve derler ki…

Tanrı, Ermiş’in sözcüklerini öylesine seviyor, yakılan ateşin güzelliğinden öylesine etkileniyor, ormandaki o gizli yerde toplanan insan güruhunu o kadar kendine yakın hissediyordu ki… Ermiş’in yakarılarına dayanamıyor, orada bulunan herkesin arzusunu yerine getiriyordu.

Ölünce, insanlar Tanrı’dan bir dilekte bulunacakları zaman Ermiş’in söylediği sözlerin hiçbirini bilmediklerini fark ettiler. Ama ormandaki yeri keşfetmişlerdi, ateş yakmasını da biliyorlardı. Bir dileği ya da ihtiyacı olanlar, Ermiş’in yarattığı geleneğe uyarak yılda bir kez ormandaki aynı yere gitmeye, öğrendikleri biçimde ateş yakmaya başladılar.

Onun duasının sözlerini bilmedikleri için bildikleri şeyleri söylüyorlar veya yalnızca birbirlerine bakarak ateşin çevresinde sohbet ediyorlardı. Ve derler ki… Yanan ateş, ormandaki gizli yerde, o güzelim ateşin çevresinde toplanan insanlar Tanrı’nın o kadar hoşuna gidiyordu ki… kimse gerekli kelimeleri bilmediği ve dua edilemediği halde, oraya gidenlerin tüm arzularını yerine getiriyordu.

Sonra zamanlar değişti, bilgelik nesilden nesile kayboldu… Ve şimdi buradayız. Ormandaki gizli yerin neresi olduğunu bilmiyoruz. Duanın sözlerini bilmiyoruz. Ermiş’in yaktığı gibi ateş yakmayı bile bilmiyoruz… Ama bildiğimiz bir şey var kuşkusuz.

Bu hikâyeyi biliyoruz. Bu masalı biliyoruz… Ve derler ki…

Tanrı bu masalı öylesine seviyor, bu hikâye o kadar çok hoşuna gidiyor ki, birinin anlatması, birinin de dinlemesi, Tanrı’nın bu ânı paylaşan herkesin dileklerini yerine getirmesi, tüm ihtiyaçlarını gidermesi için yeter de artar… Öyle de olur…(Tanıtım Bülteninden alıntı)

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
25 Haziran 2020
28 Haziran 2016
25 Eylül 2020
27 Ağustos 2020
8 Ekim 2020
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.