DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 22°C
Sağanak Yağışlı

İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çolular AŞI SONRASINA DİKKAT

İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çolular AŞI SONRASINA DİKKAT

İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çolular

AŞI SONRASINA DİKKAT

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, ilçemizdeki coronavirüs ile mücadelede ki son durum ve aşı çalışmaları hakkında bilgi verdi. Çolular, “ Aşı olan vatandaşların tedbiri elden bırakmamaları gerekiyor. Virüs daha bitmiş değil. Tedbirlere ne kadar çok uyarsak bu süreci daha hızlı bir şekilde tamamlarız” dedi.

Yeni hizmet binalarına taşındılar

Gölcük İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Çolular, açıklamalarına başlamadan önce geçtiğimiz aylarda taşındıkları yeni sağlık kompleksi hakkında bilgi verdi. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çolular, açıklamasında “Gölcük İlçe Sağlık Kompleksi binasına yaklaşık 2 aydır yerleştik. Binamızda İlçe Sağlık Müdürlüğü, Semt Polikliniği, 112 İstasyonu ve pandemideki koordinasyon ve filyasyon çalışmalarını yürütmek üzere pandemi ekibi bulunuyor. Daha sonra buraya verem savaş dispanseri ve sağlıklı hayat merkezinde faaliyet sürdüren KETEM birimini de taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

“Aşı uygulaması yaş aralığına göre devam ediyor”

Aşı çalışmaları hakkında bilgi veren Dr. Çolular, “Sağlık Bakanlığı’mızın belirlemiş olduğu öncelik sıralamasına göre aşılama faaliyetleri devam ediyor. 14 Ocak’ta ilk olarak sağlık personelimizin aşılamalarına başladık ve kısa sürede, gönüllülük esasına göre talep eden sağlık personelimizin aşılamasını yaptık. Daha sonra huzurevlerine geçtik. Huzurevlerinde de İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden giden doktorlu ekiplerimizle ve 112 istasyonundan destek alarak orada aşılama faaliyetlerini yürüttük. Daha sonra da yaş gruplarına geçtik. Sırasıyla 90 yaş ve aynı evde yaşayan 80 yaş üstü vatandaşlar, daha sonrasında 85 yaş ve aynı evde yaşayan 65 yaş vatandaşlarla aşılama çalışmalarına geçildi. Yani 85 yaş üstü vatandaşlarımızın aşılama faaliyetlerini, kişilerin hareket kısıtlılığı, sokağa çıkmalarında yaşanabilecek olumsuzluk ve güçlükler sebebiyle evlerinde gerçekleştirdik. Burada, evlerinde sağlık hizmetlerinden faydalanan vatandaşlar varsa evde sağlık ekipleri giderek aşılarını yaptı. Evde sağlık hizmeti alan kişi değilse bizler irtibata geçerek aşılarını yapıyoruz. Bu yaş gruplarında aşılamada sona yaklaştık. Sadece başlarda reddedip sonrasında kararlarını değiştiren kişilerle alakalı aşılamalara devam ediyoruz” dedi.

Muhtarlarımızdan çok güzel destek aldık

Açıklamalarına devam eden Dr. Çolular, “ aşı konusunda  en büyük handikapımız, telefon bilgilerinin güncel olmaması veya bazı vatandaşlarımızın ev veya mobil telefon kullanmaması oluyor. Burada muhtarlarımızdan çok güzel destek aldık. Muhtarlarımız, ulaşamadığımız kişilerle alakalı irtibat telefonlarını derleyerek bizlere gönderdiler. Bu konuda onlara teşekkür edebiliriz. En son olarak 75 yaş ve üzeri vatandaşlarımızın aşılamaları devam ediyor. Bu konuda şuraya dikkat etmemiz lazım: Sağlık Bakanlığı’nın aşı ile alakalı stok yönetimini takip etmesi ve planlamayı daha organize yapabilmesi için sadece 182 veya MHRS’den randevu alan kişilerin aşıları yapılabilmektedir. Dolayısıyla vatandaşlarımızın randevu alması gerekiyor. Burada hatların yoğunluğundan dolayı randevu konusunda sıkıntı yaşadıklarını biz de duyuyoruz. Bu tarz durumlarda 550 50 85 ve 86 numaralı telefonla irtibata geçebilir ve destek alabilirler. Gelecek aşı stokuna göre diğer risk gruplarının aşılamaları da devam edecek. Aşılama faaliyetlerinde, son 180 gün içerisinde Covid-19 hastalığını geçirmiş olan kişiler, aşılama takviminde gözükmüyor. Yani kişi öncelik sıralamasında olsa bile 180 gün içerisinde bu hastalığı geçirmişse bu kişiye aşı yapılamıyor. Muhtemelen 180 günü doldurduktan sonra aşı hakkı saklı kalacaktır.” ifadelerine yer verdi.  

“Bu süreçte akraba ziyaretlerimizi bir süre daha ertelememiz gerekiyor”

Açıklamalarına devam eden  Dr. Çolular, “Kasım – Aralık aylarında ciddi şekilde vakanın yoğun olduğunu, Covid-19 hastalığına bağlı ölümlerin gözüktüğü bir dönem yaşadık. Bu sıkıntılı ve kasvetli bir dönemdi. Burada tüm kamu kurumlarından destek alınarak sağlık personeli ve diğer birimlerin desteğiyle, kısıtlamaların da büyük etkisiyle vaka sayılarında ciddi bir toparlanma, düşüş yaşadık. Özellikle Ocak ayında vaka sayılarındaki düşüş dikkat çekiciydi. Bu dönem belli bir süre devam etti. Maalesef özellikle son bir haftalık süre içerisinde vaka sayılarında kısmi de olsa artış yaşandığını gözlemlemekteyiz. Bu artık birkaç sebebe bağlanabilir. Kısıtlamaların insanlar üzerinde yarattığı olumsuz etkiden dolayı; dışarı çıkma isteği olabilir, maske – mesafe kuralları bazen vatandaşlarımızda bıkkınlık gibi durumlar oluşturabiliyor, vaka sayılarındaki düşüş trendi rehavete sebep olabiliyor. Özellikle şu konulara dikkat etmemiz lazım: Aşı olana kadar veya etkin bir tedavi bulunana kadar bizler için en önemli koruyucu etmen, maske-mesafe ve temizlik kurallarıdır. Elimizde başka bir alternatif yok. Dolayısıyla bu kurallara harfiyen uyarak süreci devam ettirmemiz gerekmektedir. Vatandaşlarımızdan şu konuda dikkat etmelerini özellikle vurguluyorum. Akraba, eş, dost ziyaretlerini, ev içerisinde düzenlenebilen gün gibi etkinlikleri yapmamaları gerekiyor” dedi.

“Tedbirlere uymaya devam etmeliyiz”

Dr. Çolular sözlerinin devamında, “Son zamanlarda hane içi bulaşın da tekrar artışa geçtiğini, hane içerisinde bir pozitif olduktan sonra diğer bireylerdeki pozitiflik oranının arttığını gözlemlemekteyiz. Mümkün olduğu kadar hane içerisinde pozitif vaka çıktıktan sonra kişilerin talep etmesi halinde Gölcük’teki KYK yurduna götürebilmekteyiz. Eğer kişi kendi evinde kalmak isterse mümkün mertebe bütün eşyalarını kişiye özel olacak şekilde kullanması ve yüksek sıcaklıkta uygun koşullarda yıkaması ve aile bireyleri ile temasını en aza indirmesi gerekmekte. Odaların sık sık havalandırılması önem arz etmektedir. Maskelerimizi nemlendiği zaman değiştirmeliyiz. Ellerimizi sık sık yıkamalıyız. Aşının yapılamayacağı ve tavsiye edilmediği herhangi bir kronik hastalık veya ilaç kullanım öyküsü yok. Sadece gebeliğin ilk üç ayında aşı pek tavsiye edilmiyor. Sonraki aylarda kişinin inisiyatifiyle aşı yapılabilmekte. Emziren annelerde de kişinin inisiyatifine bırakılıyor. Bu zaten inaktif aşı dediğimiz ölü virüsten elde edilen bir aşı. Şu ana kadar ciddi bir yan etki görmedik. Ciddi yan etki diyebileceğimiz, kişide ani gelişen ani bir reaksiyon, boğaz bölgesinde şişlik, nefes almayı olumsuz hale getirecek, solunumu durduracak şişlik gibi reaksiyonları herhangi bir kişide görmedik. Şu ana kadar Gölcük’te yaptığımız aşı sayısı 4 bin 792 oldu. Bu kişileri sağlık çalışanları, huzurevleri, belirlenen yaş grupları oluşturuyor. 4 bin 792 kişinin dışında aşıyı olmak istemeyenler veya Covid-19 hastalığını 180 gün içerisinde geçirdiği için aşı olamayan kişiler de oluşturuyor. Dolayısıyla bu sayı giderek artıyor. Kişi öncesinde aşı olmak istemiyor ama sonrasında araştırıp bizlere sorduktan sonra fikirlerini değiştirebiliyorlar” dedi.

“Aşı uygulaması sonrası da dikkatli olmaya devam etmeliyiz”

Dr. Çolular açıklamalarının sonunda, “Şu anda devlet hastaneleri, özel hastanelerdeki aşı odaları, ilçe sağlık müdürlükleri, mobil aşı ekipleri, aile sağlık merkezlerindeki aile hekimleri birimleri tarafından aşılama faaliyetleri yapılabiliyor. Evde sağlık hizmetleri de bunu yapabiliyor. Dolayısıyla birkaç yoldan ciddi bir şekilde aşılama faaliyetleri devam ediyor. Aşıda ciddi seviyede koruyucu olmasını istediğimiz antikorun oluşması için ilk doz yapıldıktan asgari 28 gün sonra ikinci doz yapıldıktan sonra vücutta koruyucu olabilecek antikor oluşabiliyor. Dolayısıyla ilk doz aşısını olduktan sonra bazı vatandaşlarımızda temasa bağlı hastalık gelişebilir. Aşı olduk diyerek hiç kimse maskesini çıkarmasın, mesafesini korusun ve toplu etkinliklere katılmasın. İlk doz aşı yeterli koruyuculuk seviyesi oluşturmayabilir. Dolayısıyla vatandaşlarımız hasta olabilir. İkinci doz aşıyı olsa da vatandaşlarımız hasta olabilir çünkü hiçbir aşı yüzde 100 koruyucu değil. Çalışmalar şunu gösteriyor ki aşı olan kişilerin hasta olsa bile daha hafif semptomlarla hastalığı geçirdiği, hastaneye veya yoğun bakıma yatışı gerektiren durumlara düşmediği gözükmekte” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.