DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 28°C
Parçalı Bulutlu
Reklam

Nerede o eski Ramazanlar? MEHMET ARSLAN ANLATIYOR

Nerede o eski Ramazanlar? MEHMET ARSLAN ANLATIYOR

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan gazetemize eski Ramazan Ayı anılarını anlattı. Başkan Arslan, “Eski Ramazan’ın tadını, yoğunluğunu, insanlığını, doğallığını, yardımlaşmayı derinden özlüyorum” dedi.

Arslan, ‘Ramazan aylarımız birlik ve beraberlik içinde geçerdi”

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan, Gazetemize yaptığı açıklamada, ‘’Benim çocukluğumda ramazan ayından önce çok yoğun bir şekilde hazırlıklar yapılırdı. Ramazan’a hazırlık olarak kompostoluk meyveler hazırlanır, makarnalar, erişteler, yufkalar ve dibek taşında buğdaylar dövülür, bulgurlar yapılırdı. Mahalle aralarında atın heybelerinde keçelere koyulmuş karlar vardı ve karcılar bunları satardı. Mahalle sakinleri de kiloyla alarak taslarına kar koyup kar şerbeti yaparlardı. Şehirlerin yüksek yerlerinden top atışı yapılırdı. Eski güzelliklerden biri de hocanın minareye çıkması beklenirdi. Hoca minareye çıktığında vaktin geldiğini anlardık. Ramazan davulcularının manileri ve türküleri okunurken sahura kalkardık. Eskiden bizim zamanımızda tabak çatal kaşık yoktu. İftarda tepsinin içine tarhana konduktan sonra ekmek de doğranırdı ve herkes tahta kaşıklarla ortadan çorbasını yerdi. İftardan sonra Orta Oyunları, Karagöz ve Hacivat oyunları, Meddahlar, Ramazan ile alakalı gösteriler vardı. Yani çok güzel bir çocukluk geçirdim. Ramazan aylarımız birlik ve beraberlik içinde geçerdi. Eskiden komşusu açken tok yatan bizden değildir şiarı uygulanırdı. Yardımlaşma ise hat safhadaydı. Genelde mahallelerde ve geniş avlularda küçük fırınlar vardı. Orada aileler kendi ekmeklerini ve içli pidelerini pişirirlerdi. Eski Ramazan’ın tadını, yoğunluğunu, insanlığını, doğallığını, yardımlaşmayı derinden özlüyorum’’ dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.