DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 17°C
Kuvvetli Sağanak

GÜLSÜN GÖZ BEBEKLERİMİZ

GÜLSÜN GÖZ BEBEKLERİMİZ

Çocukları seviyorsanız, döner dolaşır yine konuyu çocuklara getirirsiniz, tıpkı benim yaptığım gibi, sonra birde gülsün göz bebekleriniz.  

Çocuğun var olduğu her yer çiçek bahçesidir.

Orada rengârenk çiçekler varsa, çocukların da renkli kişilikleri vardır. Sizlere çok şey katarlar. Size farkettirmeden öğretirler, kendileri de bunun farkında değillerdir ama çok şey öğretirler.

Ha bir de onlarla iç içe yaşıyorsanız bir süre sonra onlar gibi çocuk olma ihtimaliniz olabilir.

Çoğu zaman, çoğu kişiler onları yok sayarlar.

Aslında yok saydıklarını bile bilmezler ve hatta muhtemelen kendileri de yok sayılmışlardır.

Çocukken yok sayılanlar, büyüdüklerinde kendilerini var sayacaklar mıdır sizce?

Çocuklarımız göz bebeğimizdir. Nasıl ki göz bebeğimizi koruyan göz kapaklarımız var. Çocuklarımızı da koruyan içimizdeki anne baba sevgisidir, evlat sevgisi, öğrenci sevgisi, kardeş sevgisi, teyze, amca, hala dayı sevgisidir.

Bu sevgileri çocuklarımıza sıfır yedi yaş içinde verdiysek, çocuklarımızda kendilerinden başlayarak yakından uzağa çevresindekileri sevecektir. Çünkü sevmenin ne olduğunu sevilerek öğrenmiştir. Sonrasında bu bilinçle o da sevmeyi öğrenecektir. 

O halde biz de göz kapaklarımız gibi hızlı ve hiç aksatmadan korumalı, düzenli olarak,  gerektiği anda ve ihtiyaç duyulduğunda yanında olmalıyız. Madem çocuklarımız bizim göz bebeğimiz, bizde en iyi şekilde korumalıyız, tıpkı gözümüzün kapakları gibi. O zaman gülsün göz bebeklerimiz.

Bu satırları yazarken aklıma Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı yurtlarda eğitim gören çocuklarımız geldi. Çeşitli sebeplerden sevgiyi zamanında alamayan çocuklarımız.  Onlara el uzatan derneklerimiz de var tabi ki. Kocaeli Korunmaya Muhtaç Yardımlaşma Derneği ilk aklıma gelenlerden; her birine saygılarımı iletirim.

Hiç unutmuyorum tanımadığım bir, birinci sınıf öğrencisi, teneffüste yanıma geldi, mutsuz görünüyordu ve tam da içeri girme ziline denk gelmişti sorduğu soru.

“Onlara sevdiğimi nasıl söylemeliyim? Beni oyuna almıyorlar.” dedi, bunu hiç unutamam.

Yapacağımız şey o kadar kolay ki.

Sevgiyi iletmenin ilk adımı “gülümsemek” değil midir? Hadi okuduktan sonra teknolojiden yararlanalım ve cep telefonumuzdan kendimize gülümseyelim.

Ne olur acaba? Gülümseyen bir yüz, sizde neler hissettirir?

Çocuklarımıza da aynı duyguları hissettirelim. Onlara da gülümseyerek hepimiz için değerli ve önemli oldukları mesajını verelim. Çoğu zaman sözlerden çok, hissettirdiğimiz duygular onlarda kalıcı olacaktır.

Çocuklarımızı kelimelerle incittiysek yaşı kaç olursa olsun, hadi şimdi ya da akşama elinden tutalım. Gözlerinin içine bakarak gülümseyelim. Bir şey söylemenize pek gerek olmayacak, çünkü o sizin ne amaçla bunu yaptığınızı biliyordur ve hatta kendi hatası varsa da gözleri dolabilir.

Bazen ellerini tutarak,  gülümsemek bile onları kabul ettiğimiz mesajını verir ki bu ne kadar güçlüdür. Çocuğun kabul gördüğünü hissetmesi, onun bir ömür boyu kendini iyi hissetmesine sebep olacaktır.

Çocuğumuza  ‘ben senin farkındayım, ihtiyacın olduğunda buradayım, seni umursuyorum’ demenin en güzel yoludur kabul mesajı.

O zaman gülsün göz bebeklerimiz.

Umursamak, ah! Ne etkili bir kelimedir, verdiği enerjiyi yaşayanlar bilir. Biz yetişkinler arasında da çok geçer. “ Ya! Şuna bak beni hiç umursamadı, tınmadı bile vs.” Bizler dışa yansıtabiliyoruz da bir de çocuk üzerine düşünün lütfen, küçük yaşta bu duygunun, olumsuz tohumlarını yeşerttiğini… Biliyorsunuz ki on sekiz yaşına kadar onlar çocuktur.

Aile içi sohbetleri sevdiğimi biliyorsunuz değerli okurlarım, işte size bir sohbet konusu daha…

Acaba çocuklarımız resmi olarak kendi çocuk haklarını biliyorlar mı?

Sizce bilmeleri de gerekiyor mu? 

Ne dersiniz bilemem. Yine de ben şuraya elinizin altına elli dört maddeden, birkaç madde sıralamak istedim, belki sohbet konusu yaparsınız düşüncesiyle. Çocuklarımız özel olduğu kadar,  hakları da özeldir. Bildikleriniz bile olsa lütfen sözleşmenin tamamını okumanızı isterim. Her maddesi o kadar değerli ki önem sırası bile yapamadım.  Olsun yine de gülsün göz bebeklerimiz.

Gülümsemeleriniz bol olsun, her sabah aynada önce kendinize, sonra çocuklarınıza ve sonra sevdiklerinize gelmesi dileğiyle mutlu kalın..                                                                      ( aysuazak@hotmail.com)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ 20 Kasım 1959

*Çocukların okula gitme, oyun oynama hakkı vardır. Onlar yetişkinler gibi çalıştırılamazlar. Çalışmak zorunda kalırlarsa yapacakları iş onların sağlığı ve eğitimleri için sorun oluşturmamalıdır. *Her birey on sekiz yaşına kadar çocuk olarak kabul edilir. Her çocuk vazgeçilmez haklara sahiptir. *Çocuk Hakları, bütün çocuklar içindir. Doğum yerleri, konuştukları dil ne olursa olsun fark etmez. Büyüklerinin inançları ya da görüşleri nedeniyle hiçbir çocuğa ayrım yapılmaz. *Yaşamak, her çocuğun temel hakkıdır ve herkesin ilk görevi çocukların yaşamını korumaktır. *Çocukları bedensel ve ruhsal yönden örseleyecek hiçbir yaklaşıma izin verilemez.

* Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yazılı olan hakların uygulanması için gereken her türlü çabanın gösterilmesi gerekir. Devlet çocukların bu haklardan yararlanmasını sağlar.

*Devlet, hakların uygulanması konusunda çaba gösterirken başta anne baba olmak üzere çocuktan sorumlu olan kişilerin haklarına karşı saygılı olur.

*Herkesin çocukları dinleme, onların fikirlerini öğrenme ve onlara saygı gösterme sorumluluğu vardır.

*Her çocuğun duygu ve düşüncelerini istediği şekilde açıklama hakkı vardır. Çocukların da başka kişilerin zarar görmemesi için gerekeni yapmaları gerekir.

YORUMLAR
  1. Avatar Emel Öney dedi ki:

    Çok haklısınız. Onlara sıcacık gülüşümüzle bakmalı ve ne kadar sevdiğimizi hissettirmeliyiz. Mutlaka karşılığını alırız. Geleceğin mimarları sevgiyle büyümeli.