DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

İYİLİK

24.05.2022
159
A+
A-

YAĞMURDA TİTREYEN YAVRU KÖPEK

 Deniz, okuldan çıkmış eve dönüyordu. Yolda şiddetli bir yağmura yakalanmıştı. Hava da insanı titretecek kadar soğuktu. Şemsiyesini açmış ıslanmamak için koşar adımlarla yürüyordu.      Eve varmaya az kalmıştı. Yavru bir köpek sesi dikkatini çekti. Sağdaki boş arsada minicik bir yavru köpek yağmurda tek başına kalmış zangır zangır titriyordu. Deniz onu bu halde bırakamazdı. Yavrunun belki anası vardır diye düşündü. Ancak ana ortalarda yoktu. Eğer bu yavru burada kalırsa belki soğuktan donacaktı. Deniz ani bir kararlar montunu çıkardı ve yavruya sardı. Onu doğruca eve götürdü. Kurulayıp ısıttı. Önüne su ve süt koyarak karnını doyurdu. Bu iyiliğini Deniz’in annesi de çok beğenmiş ve onu takdir etmişti. Yağmur dindikten sonra yavrunun annesini bulmak ümidiyle yavruyu bulduğu yere gitti. Evet, yanılmamıştı. Anne köpek de oralarda yavrusunu arıyordu. Deniz yavruyu yere bırakınca anne köpek hemen gelip yavrusunu kokladı. Ardından minnet dolu bakışlarla Deniz’e bakıp oradan uzaklaştılar.      Deniz, yaptığı iyiliğin mutluluğunu yaşıyordu. Hayvanları çok sever onları korurdu. İnsanlara da iyilik yapmaktan asla çekinmezdi. O çok iyiliksever bir çocuktu. -SON-   BAYRAM HARÇLIĞI      Ramazan Bayramı’nın ilk günüydü. Tüm çocuklar en güzel kıyafetlerini giymiş sokağa çıkmışlardı. Eray da sokağa çıkanlardan biriydi. Babasının maddi durumu hiç iyi değildi. Bu nedenle Eray’a çok küçük bir harçlık vermişti. Ama o yine de mutlu olmuştu. Eray arkadaşları ile buluşmuştu. Herkes harçlığının ne kadar olduğunu anlatıyordu. Eray’ın harçlığı herkesinkinden daha azdı; ama bundan gocunmuyordu. Arkadaşlarından biri olan Mustafa’nın kenarda üzgün ve düşünceli durduğunu fark etti. Sahi, o harçlığından hiç bahsetmemişti. Sorma gereği duydu. – Mustafa, senin harçlığın ne kadar?  – Benim harçlığım yok, babamın hiç parası yokmuş, dedi üzgün bir sesle.     Eray, bu duruma çok üzülmüştü. Az da olsa kendi harçlığı vardı. Ama arkadaşı bu kadar üzgünken bu parayı tek başına harcayamazdı. Cebindeki madeni paralardan oluşan harçlığını çıkarıp yarısını Mustafa’ya uzattı. Mustafa onu kabul etti. İki arkadaşın da yüzü sevinçle dolmuştu. İyilik yapmak Eray’a da iyi gelmişti. Aradan yıllar geçtikten sonra bile Eray ve Mustafa bu olayı unutmamıştı. Küçük bir çocuğun böyle iyiliksever, böyle koca yürekli olması çok güzel bir şeydi. -SON-   BORÇ BATAĞINDAN KURTULMAK      Adam, deniz kıyısında bir bankta oturmuş derin derin düşünüyordu. Artık yaşamayı hak etmediğini düşünüyordu. Ailesini daha rahat geçindirmek için varını yoğunu satmış, tüm parasını büyük bir işe yatırmıştı. Ancak işleri istediği gibi gitmemiş, kısa bir süre sonra da istifa etmişti.      Bankalardan aldığı kredilerin de vadesi dolmuş ve bugün tüm mal varlığına haciz konularak elinden almıştı. Eve gitmeye cesareti yoktu. Eşinin, çocuklarının yüzüne bakamayacağını düşünüyordu; zira zengin olacaklarını, bundan sonra istedikleri her şeyi alabileceklerini onlara söyleyip durmuş, onları boş ümitlerle doldurmuştu. Şimdi hangi yüzle bakacaktı onlara? Bir müddet böyle geçti. Aklına intihar etmeyi bile getirdi. Şuradan denize atlasa, ölüp kurtulsa belki daha iyi olacaktı. Derken uzaklardan, üzerindeki kıyafetleri eskimiş yaşlıca bir adam ona doğru geldi. İzin isteyerek yanına oturdu. – Hayırdır, denize bakıp duruyorsun, gemilerin mi battı? diye şakayla karışık sordu. Yaşlı adamı samimi görünce dertleşmek istedi ve tüm olanları anlattı. Artık ölmenin yaşamaktan daha iyi olacağını söyledi.      Yaşlı adam, kendisine yardım edebileceğini, böylece işlerini tekrar kurabileceğini söyledi. Adam, yaşlının kendisiyle dalga geçtiğini düşündü. ‘’Yaşlı adam, haydi, benimle gel.’’ Dedi. Bizimki umutsuz umutsuz peşinden gitti. Bir bankaya girdiler. Yaşlı adam, kimliğini gösterip yüklü miktarda parayı çekip adama uzattı. Adam çok şaşkındı. Bir insan hiç tanımadığı birine neden yardım ederdi ki? Böyle iyi insanlar var mıydı?      Parayı kabul etti; ancak bu parayı kesinlikle borç olarak aldığını, eğer işlerini rayına oturtabilirse borcunu ödeyeceğini söyledi. Yaşlı adam ‘’Tamam.’’ dedi ve paraları verdi.      Aradan henüz birkaç sene geçmişti ki adamın projeleri tutmuş, iyi kazanç elde etmişti. Tüm borçlarını silmiş hatta yaşlı adama olan borcunu ödeyebilecek kadar da para biriktirmişti. Yaşlı adamı bulup borcunu ödedi ve ona teşekkür ederek ellerinden öptü. Böylece büyük bir iyilik sayesinde adam intihar etmekten kurtulmuştu. Çocukları babasız, eşi de kocasız kalmamıştı.

ALINTI

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.