DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘AMASYA GENELGESİNİN 103. YILI KUTLU OLSUN’

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘AMASYA GENELGESİNİN 103. YILI KUTLU OLSUN’

Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şube Başkanı Cemil Özbaş Amasya Genelgesinin 103. Yılı nedeniyle açıklamalarda bulundu.

Başkan Özbaş, ‘103 yıl önce tam da bu günlerde, İstanbul Mütareke Basınında “İki Kemal” tartışması vardı. Biri Anafartalar Kahramanı 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Dâhiliye Nazırı Gazeteci Ali Kemal… Biri Amasya’daki “İsyancı Kemal”, diğeri İstanbul’daki Köle Kemal. Kadim Laik Cumhuriyet düşmanları ve nevzuhur Yeni Osmanlıcılar, “Mustafa Kemal Paşa’yı ‘Git vatanı kurtar Paşa’ diyerek, Anadolu’ya Vahdettin gönderdi” yalanını yıllardır sürdürüyorlar.’

‘Bu üç madde apaçık bir direniş, bir mücadele çağrısıdır’

Açıklamalarını sürdüren Başkan Özbaş, ‘Oysa Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıkmasının üzerinden daha 20 gün geçmemişken, 8 Haziran 1919’da İstanbul’a geri çağrıldı. Çünkü; Samsun’dan Amasya’ya hareketinden itibaren yaptığı yazışmalar, yurttaşlarla konuşmaları, Havza’dan Anadolu’daki komutan, vali ve mutasarrıflara gönderdiği tamim işgalci emperyalistleri, Saray’ı, İstanbul hükümetini ve en çok da Dahiliye Nazırı Ali Kemal’i tedirgin etmişti. Ali Kemal’in -tabii Saray ve hükümetinin de- en büyük endişesi ise, İngiliz’lere mahcup olmaktı. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları 21-22 Haziran 1919 gecesi geç saatlere kadar çalışarak Amasya Genelgesi’ni yayınladılar. Amasya Genelgesi; Büyük Kurtarıcının, emperyalist işgale, Saray’ın teslimiyetine, hükümetin işbirlikçiliğine ve milletin başsız bırakılmasına isyanının ilk resmî belgesi olmasının ötesinde, Türk Ulusuna kurtuluşun yolunu, yöntemini gösteren tarihi bir bildiridir. Genelgenin en önemli bölümü olan ilk üç maddede şu ifadeler yer almaktadır:            Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir.  İstanbul’daki hükümet, üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum ulusumuzu yok olmuş gibi gösteriyor. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.  Bu üç madde apaçık bir direniş, bir mücadele çağrısıdır, bir isyandır; Kutsal İsyan! Dâhiliye nazırı çok telaşlanır. Hemen ertesi gün yayınladığı genelgede şu ifadeleri kullanır: “Mustafa Kemal Paşa, büyük bir asker olmakla birlikte, güncel siyasayı o derece bilmediği için, olağanüstü yurtseverlik ve çaba gösterdiği halde, yeni görevinde hiç başarılı olamadı. İngiliz Olağanüstü Temsilciliğinin isteği ve ısrarı üzerine görevinden alındı. Görevden alındıktan sonra, yaptıkları ve yazdıkları ile de bu kusurlarını daha çok açığa vurdu.”

‘Vahdettin’e yazdığı mektupta kullandığı dil ise ibret vericidir’

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘Mustafa Kemal’i başarısız (!) bulduğunu belirten Ali Kemal; bu genelgesinden sadece üç gün sonra, işgalci İngiliz’in ve güdümündeki Saray’ın kendisine verdiği Milli Mücadeleyi daha başlamadan EZME görevini yerine getiremediğinden bahisle, bu kez kendini başarısız bulacak ve Dâhiliye Nazırlığı’ndan istifa edecektir.  Sonradan “Artin Kemal” olarak anılacak olan Ali Kemal, Sadrazamlık makamına ve Padişah Vahdettin’e ayrı ayrı yazdığı istifa mektuplarında başarısız olduğunu açıkça dile getirir. Vahdettin’e yazdığı mektupta kullandığı dil ise ibret vericidir. Şöyle seslenmektedir efendisine: “Yüce kapınıza bütün varlığıyla bağlanmış olan bu en sadık kölenizin, sizin kutsal rızanızdan ve yüce kabullerinizden kıl kadar sapmayı ne büyük bir var oluş faciası sayacağı padişah hazretlerine açıklanmasına gerek olmayan gerçeklerdendir. Sadık kölenizin bu bağlılıkla ulaşabildiği güveninizi çekemeyen rakip arkadaşlarımdan bazı kimselerin başarısızlıklar yaratarak beni padişah hazretlerinin ilgisinden yoksun bırakmakla sonuçlanacak bazı olayları hazırlamakta olduklarından; doğan manevi yıkım ve zararı anlayarak bugün sadrazamlık makamı kaymakamlığına kesin istifamı verdim. İki Kemal’den biri, her türlü makam ve ikbal kapısını elinin tersiyle iterek vatanın ve milletin varlık ve bağımsızlığı için idamı göze alıp genelgeler yayınlar, milleti mücadeleye çağırırken, diğeri kendisi için “sadık köleniz” sıfatını kullanarak vatanına ihanet etmekte başarısız olduğunu büyük üzüntü ile ilan etmektedir’ ifadelerine yer verdi.

‘Vahdettin’in, işbirlikçi Sadrazamı Damat Ferit’in ve sadık kölesi Ali Kemal’in ibretlik sonları malumdur’

‘Mustafa Kemal Paşa Anadolu’ya vatanı kurtarsın diye değil; emperyalist işgale direnmek için çoban ateşleri yakmaya çalışan Kuvayı Milliyecileri dağıtsın, işgalin sorunsuz tamamlanmasını sağlasın diye gönderilmiş, ama Anadolu’ya ayak bastığı andan itibaren Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Cemiyetlerini birleştirmeye, Kuvayı Milliyeyi güçlendirmeye, Milli Mücadele’yi örgütlemeye girişmiştir.Dâhiliye Nazırlığı’ndan ayrıldıktan sonra Peyam-ı Sabah gazetesinde yazmaya devam eden Ali Kemal; üç yıl boyunca Mustafa Kemal’e ve Ankara’ya en ağır sözlerle saldırmış, ancak -bütün hainler gibi- yaptıklarının ve yazdıklarının unutulduğunu sanarak Zafer’in kesinleştiği 10 Eylül 1922 tarihli yazısında  “Gaye birdir ve birdi…” diyebilmiş, bu sözleri O’nu halkın nefretinden koruyamamış, yaşamı İzmit’te hazin biçimde sonlanmıştır.Ne acıdır ki; Mustafa Kemal’in başarısı ile gurur duymaktan kaçınan güruh, şimdilerde İngiltere Başbakanı olan Ali Kemal’in torunu ile gurur duymaktan utanmamaktadır.Vahdettin’in, işbirlikçi Sadrazamı Damat Ferit’in ve sadık kölesi Ali Kemal’in ibretlik sonları malumdur.’

‘Atatürk adını insanlık tarihine altın harflerle yazdırdı’

Başkan Özbaş, son olarak, “İsyancı Kemal” ise; 22 Haziran 1919’da Amasya’da ilan ettiği hedeflere milletiyle ulaşarak ATATÜRK oldu. Ulusunun kalbinde değişmez şerefli yerini aldı. Adını insanlık tarihine altın harflerle yazdırdı. Atatürkçü Düşünce Derneği; Ali Kemaller’in her devirde ortaya çıkacağını, Mustafa Kemaller’in ise bin yılda bir zor geleceğini bilerek, fert fert Atatürk olma kararlılığı ile Milletimizin Atatürk’e yürekten bağlı kahir ekseriyetiyle birlikte “Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek” görevinin başında olduğunu kamuoyuna saygı ile duyurur. Amasya Genelgesi’nin 103. yaşı kutlu olsun’ diyerek açıklamalarını tamamladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.