DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli °C

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘HATAY’IN ANAVATANA KATILIŞININ 83. YILINI KUTLUYORUZ’

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘HATAY’IN ANAVATANA KATILIŞININ 83. YILINI KUTLUYORUZ’

Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şube Başkanı Cemil Özbaş Hatay’ın Anavatan topraklarına katılışının 83. Yıldönümü nedeniyle yayınladığı basın açıklamasında şunları dile getirdi:

‘Diplomatik bir zaferdir’

‘Uzun süren Hatay sorunu, Atatürk’ün “Hatay benim şahsi meselemdir” duruşu ve başarılı dış politikası sonucunda 83 yıl önce bugün mutlu sona ulaşmıştır. Büyük Atatürk yaşamı pahasına her adımına yüreğini kattığı bu mutlu sonu yazık ki görememiştir. Hatay’ın Türkiye’ye katılışı; Misakı Milli hedeflerinden birinin daha gerçekleştirilmiş olması kadar, Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesinin örnek ve kararlı bir uygulaması ve ağır hastalığına rağmen kazandığı son diplomatik zaferidir.’

‘Atatürk’ün ve Kemalist Türk Dış Politikasının en önemli maddesi’

ADD Gölcük Şubesi Başkanı Cemil Özbaş, ‘Hatay; Mustafa Kemal Paşa ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından saptanarak son Osmanlı Meclisi Mebusan’ında kabul edilen Misakı Milli sınırlarımız içerisindeydi. Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasında işgalci emperyalistleri teker teker devre dışı bırakma politikası güden TBMM hükümeti, Doğu sorununu 17 Aralık 1920 Gümrü Antlaşması ile çözdükten sonra, önemli bir diplomatik başarıyı da 20 Ekim 1921 tarihinde Fransızlarla Ankara Antlaşması’nı yaparak kazandı. Böylelikle, itilaf devletleri içindeki ikinci büyük güç olan Fransa savaş dışı bırakıldı. Bu antlaşmanın tek eksiği Hatay’ın geçici bir süre için Fransa mandası altındaki Suriye topraklarında kalmasıydı. Bu durum Lozan Antlaşması’nın 3. Maddesine de böyle yansıdı ve Hatay konusu, sonuca ulaşılıncaya kadar Atatürk’ün ve Kemalist Türk Dış Politikasının en önemli maddesi oldu.’

‘Dünyada bir ilk’

Özbaş, ‘Fransa’nın 1936 yılında Suriye’ye bağımsızlık vereceğini açıklaması üzerine Türkiye Cumhuriyeti Hatay’ın bağımsızlığı için Milletler Cemiyeti’ne başvurdu. Yoğun diplomatik çalışmalar sonucu Hatay, 1937 yılında kabul edilen anayasası ile birlikte “ayrı bir varlık” olarak tanındı. 1938 yılında da “Hatay Devleti” kuruldu ve yaklaşık bir yıl bağımsız olarak kaldı. Avrupa’da 2. Dünya Savaşı ayak seslerinin duyulmaya başladığı bir ortamda Türkiye ile sorun yaşamak istemeyen Fransa’nın -gönülsüz de olsa- 23 Haziran 1939 tarihinde Türkiye ile imzaladığı “Türkiye ile Suriye arasında toprak sorunlarının kesin çözümüne ilişkin antlaşma” nın ardından Hatay Millet Meclisi 29 Haziran 1939’da oy birliği ile Türkiye’ye katılma kararı aldı.  Son Fransız askerinin Hatay topraklarını terk ettiği 23 Temmuz 1939 Pazar günü saat 11: 40’ta yapılan törenle Antakya kışlasındaki Fransız bayrağı indirilerek Türk Bayrağı çekildi. Böylece Hatay Türkiye’nin 67’nci Vilayeti oldu. Bütün barışçı çabalarına rağmen, Fransızların gönülsüz tutumunu Büyük Atatürk şöyle değerlendiriyordu: “Hatay’daki Fransız delegesi Hataylıların çok büyük bir sevinç ve heyecanla bayram yapmaları doğal olan böyle bir günde Hatay Türklerinin bu günü serbestçe kutlamalarını engelleyecek tedbirler almışsa buna ‘yazık’ demekle yetinirim.”

‘Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir komşusunun toprağında gözü olmadığı gibi, kimseye feda edilecek tek karış toprağı da yoktur’

Özbaş, ‘Mustafa Kemal Atatürk, Fransa’nın Suriye toprakları üzerinde bitmek bilmeyen iddialarını da 84 yıl öncesinden görmüştü. Günümüzde tam bir kangren haline gelen Suriye’ye yönelik emperyalist işgal ve saldırı, sadece Suriye’nin değil ülkemizin de bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü için tehdit haline gelmişse, bunda ABD ve peşine takılan Yeni Osmanlıcı aymazlık kadar Fransa’nın emperyalist politikaları da rol oynamıştır. Atatürk devrimcileri, Ulusumuzla birlikte ulaşacakları Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’nin “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturlu, bölge merkezli, karşılıklılık esaslı Kemalist Dış Politikası ile bu sorunun da mutlaka üstesinden gelecektir.  Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir komşusunun toprağında gözü olmadığı gibi, kimseye feda edilecek tek karış toprağı da yoktur. Çünkü; her karış toprağımız şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanarak vatan olmuştur. Bu konuda değil ihmal, ikircikli bir tutum bile kabul edilemez, bedeli ağır olur. Hatay’ı Türkiye’ye kazandıran Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Hatay Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, Hatay Millet Meclisi üyeleri ve emeği geçen devlet adamlarımızı ile diplomatlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz.Değerli Hataylı yurttaşlarımız, büyük gününüz kutlu olsun! Yaşasın Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye!’ diyerek açıklamalarını tamamladı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.