Hayat devam ettiği sürece insanların içindeki umutta aynı şekilde devam ediyor. Kimisinde bu umut heyecan yaşatırken kimlerin de de hayal kırıklığı yaşatır, yani hüzün ve sevinç bir birinden ayrılmaz. Tıpkı Ülkemiz, İlimiz ve yaşadığımız kent olan Gölcük için bir milat olarak kabul edilen 17 Ağustos 1999 tarihinde meydan gelen deprem sonrası hayat devam ediyor dediğimiz günlerdeki gibi.
İnsanın var olduğu ve yaşam sürdüğü şehirlerde hep bir umut vardır ve umut yaşatılır. Kimileri hayalleriyle kimileri yeniden doğuş diyerek sil baştan başlayarak kimileri de var olan imkanlarıyla umutlarını yaşatmaya çalışır. Gölcük için 25 yıldır ha bu gün ha yarın diyerek umudunu kesmeyenler tam 25 yıldır bunun savaşını vermekte.
Yıkılan iş yerleri, evler, giden hayatlardan sonra geride kalanlar bu umudu yaşatmaya devam ettiler. Dile kolay tam 25 yıl bitti 26.yıla gireceğiz halen insanlar umudunu yitirmeden yaşam savaşı vermeye devam ediyorlar. İşte böyle bir mücadelede Gölcük’te yaşayan 7’den 70’e her yaştan ve her kesimden insanlarda umut var ve var olmaya devam edecek.
İnsanlar kendi hayatları için bir umutla yarınlar için mücadele ederken diğer yandan da Gölcük için iyi şeyler ne zaman olacak diye de bekliyorlar. Gölcük’ün her konuda iyi şeylerin yapılmasına ihtiyacı var. Halkın yaşam sürdüğü bu kentte hep bir umut vardır diyerek beklemeye devam ediliyor. Nereden başlasam da anlatsam diyerek ben bile bilgisayarımın başında sizlerle bunları paylaşmak için düşünüyorum.
Hayat bizden çok şey bekliyor bizlerde hayattan umut kesmeden beklemeye devam ediyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin bu kent için bir beklentisi vardır. Bunlar çok çeşitli düşüncelerdir ama yaşadığımız bu kentte olmasını istediklerimiz aşağı yukarı aynı diyebiliriz. Bu kent 1999 yılından sonra çok şey kaybetti artık kaybetmek istemiyor. Aksine bu kentte daha neler kazandırılabilir bunların hayalini bir umutla bekliyor.
Gölcük yeniden yapılanmayı, yeniden planlanmayı, yeniden imar düzenlemesiyle modern yapılaşmayı. Sahil düzenlemesini ve donatılarla iyileştirilmesi, yeni terminalini, şehrin trafik sorununun giderilmesini. Yeni otoparklarının inşa edilmesini, D-130 karayolunda yaşanan trafik ışıklarından kurutularak rahat bir ulaşımı, battı çıktıyı, kentsel dönüşümü, yerinde dönüşümü. Modern bir kapalı pazarını, yeni Belediye kongre sarayını, yeni sosyal tesislerini, sinema salonunu, çeşitli markaların yer aldığı AVM’yi, millet bahçesi ve çevre düzenlemesini. Eski ve köhne yapıların yıkılarak ilçeye estetik bir dokunuşu, cadde ve sokakların karanlıktan kurtulmasını. Eski sanayi çarşısı ve yanındaki ilçeye hiç yakışmayan mevcut terminal alanı yerinin proje edilerek işlevsel hale dönüşmesini konuşuyor ve daha çok şeyi konuşuyor. Duyan var mı yok neden! kulaklar tıkalı da ondan.
(G. B. K) Gölcük Bunları Konuşuyor, lütfen kimse bu konuşmalardan rahatsız olmasın çünkü bu konuşulanlar hayal değil gerçek. Bunlar için söz verildi ama gel gelelim yıl olmuş 2025 hep bir mazeret hep bir ağlayış. Bu kentin insanları, esnafı, çalışanı emeklisi, işçisi memuru, çocukları, öğrencisi, yetişkini, yaşlısının konuşmaya isteklerini, beklentilerini, umutlarını konuşmaya hakkı var bütün bunlar bu kentin ihtiyaçları da ondan. Bu kentin caddesinde, sokağında, sahilinde, çay bahçelerinde, kahvelerinde, anıtpark da, pazar yerlerinde kısaca her yerde konuşulmaya ihtiyaç var. Hayat devam ettiği sürece G. B. K devam edecek.