SOSYAL MEDYA DA YAŞ SINIRI...
İnternet ülkemize ilk geldiğinde erişim zordu...
Öncelikle,
Bilgisayar sektörü bu derece gelişmemiş,
Bilgisayar sahibi olmak bile statü sembolüydü...
Sonra hayatımıza internet girdi...
Modemin bağlanma sesi,
Yavaş yavaş işyerlerine,
Evlere girdi...
CAnım memleketim her şeyi çabuk tüketir,
HAtta suyunu çıkartır..
İnternette de bunu yaşadı...
Önce "internet kafeler" girdi hayatımıza...
Hemen her caddede,
Birden fazla internet kafe,
Çoluk, çocuk, büyük demeden insanları internetle tanıştırdı...
İnternet dünyasıydı bu,
Elbette hep "iyi" , "yararlı" şeyler olmadı...
Bir süre sonra ,
İnternet kafelere adeta birer "illegal işler" gösteri merkezi oldu...
Çocukların okuldan kaçıp gittiği,
Kiminin oyun oynadığı kiminin sörf yaptığı mekanlar da,
Cep telefonunun yaygınlaşmaya başlaması ile hayatımıza veda etti..
İnternet kafeler gitti ama,
"İnternetle gelenler kaldı"
Bugün deep fake dedikleri sanal dünyada,
Yarardan çok zarar görebilir,
Ulaşmak istediğiniz her şeye ulaşabilirsiniz...
Bizde durum yine bize özgü gelişti..
Neredeyse yeni doğmuş çocuklar,
Ninni yerine tabletle tanıştı..
Bugün artık,
İnternet dünyasını bilmeyen çocuk kalmadı...
Peki,
Bu gelişim ya da değişimi beraberinde ne getirdi ?
Getirdiğini bilmem ama,
Başta sosyallik olmak üzere,
Çocukları birer "net bağımlısı" yaptı..
Çocukların ulaşmaması gereken görüntülere ulaşır oldu...
Buna bağlı olarak da Z kuşağı denen,
Atsan atılmaz bir kuşak türedi..
Bugünler de Dünya da ve bizde,
Sosyal medya da yaş sınırı tartışılıyor...
Belli bir yaşın altında çocukların sosyal medyaya erişimlerinin engellenmesi konuşuluyor...
Olmalı mı ,
Bence olmalı...
Hatta geç bile kalındı...
Çocuklar önce çocuk olmayı, sonrasında hayata dahil olmayı öğrenmeli...
Bugün şikayet ettiğimiz bir çok şeyin önüne ancak böyle gelebilir..
Kalın sağlıcakla..