“Vazgeçme” dediler, “pes etme” dediler… Ama bazen en cesur karar vazgeçebilmektir. Çünkü bazen vazgeçmemek kaybetmek anlamına da gelir. İşte vazgeçmek üstüne ezber bozan bir yazı…
BAZEN EN CESURCA KARAR, VAZGEÇEBİLMEKTİR…
Bize vazgeçmemeyi öğrettiler. Vazgeçmenin pes etmek olduğunu anlattılar. Vazgeçersek kaybedebileceğimizi söylediler. Vazgeçmezsek kazanacağımızı söylediler. Bu bazen doğru çıktı, bazen yanlış. Yanlış çıktığında mutlu olmadığımız evlilikler yürüttük, sevmediğimiz işleri yaptık, inandıklarımızla yaptıklarımız birbirine karıştı.
Ne vazgeçebildik, ne de kazanabildik. Belki de bazen vazgeçmemiz gerekiyordu. Bırakabilmek, dur diyebilmek, tamam diyebilmekti bizi mutlu edecek. Ama yapamadık, korktuk çoğu zaman. Çünkü vazgeçmek, bırakabilmek bir tercih meselesiydi ve bu tercihin sonuçlarına katlanamadık. Bu tercihi kabullenebilecek cesareti gösteremedik.
Peki yapabilsek neler kazanıyoruz? Gelin ona bakalım:
Vazgeçmek kötü bir şey değildir. Pes etmek anlamına da gelmez. Sadece doğru zamanda vazgeçmeyi bilmek gerekir. Mevcudun tüm ihtişamına, gücüne, cazipliğine rağmen vazgeçebilmek, cesurluktur.
Vazgeçmiyorum diyenler çoğu zaman kaybetmekten korkanlardır. Benim için doğru olan bu yalanına, kendilerini inandırmışlardır. Biraz cesaretle gerçekten istediklerini yapabilecekken, bunu göze almayı cesaret edemezler. Bu yüzden vazgeçmeyi cesur bir karar olarak görüyorum. Herkes vazgeçmeyi beceremiyor.
(Alıntıdır)
Sevgiyle kalın…